Anahtar kelimeler: Görmüş Alabilecek Surette Almış Davetiyesi Yolları Şüpheli Güveni Açıktır İmkan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi bozma, kısmi onamaİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Şikâyetçi şirkete usulüne uygun duruşma davetiyesi gönderilerek, davaya katılmasına imkan verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" şeklindeki 260/1. maddesi gereğince, şikâyetçinin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek,sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıkların aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, sanık ... aracılığı ile katılan şirketten ... plaka sayılı aracı kiraladıkları aracı kaçakçılık suçunda kullanarak teslim etmedikleri iddia olunan olayda; sanıkların kira konusu aracı ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olmaları karşısında, eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak yargılamaya engel olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 67/2-a maddesi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan sanıklardan biri hakkında yapılan sorgu işleminin diğerleri yönünden de dava zamanaşımını kestiği belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar ..., ..., ...'nın eylemlerine uyan "güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 11.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, sanık ...'ın ise Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.03.2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ..., ... hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, sanık ... hakkındaki kamu davasının ise ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.