Anahtar kelimeler: Cismani Yazim İşleteni Layihalar Ölüm İzmir Dinlenip İstenmiş Mali Üye

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 06.04.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.04.2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.07.2023 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, 13.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacıya ait park halindeki .... yabancı plakalı araca çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacının Almanya'ya döndükten sonra aracını ekspertiz firmasına incelettiğini, KDV dahil 6.608,37 Euro hasar bedeli ve 1.100,00 Euro değer kaybı tespit edildiğini, 972,23 Euro ekspertiz ücreti ödendiğini iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 50,00 Euro hasar tazminatı, 50,00 Euro değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 100,00 Euro'nun davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24.05.2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.685,83 Euro'ya yükseltmiştir.
CEVAP
: Davalı ... A.Ş. vekili, davacı tarafın zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin gerçek zarar ile sorumlu olduğunu, davacının anlaşmalı servisleri tercih etmediğinden davalı şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan kaynaklanacak bakiye bedelden sorumlu olmadığını, ayrıca davacı tarafça onarım faturası da ibraz edilmediğinden KDV'den sorumlu olmadığını, ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, dava tarihi öncesinde davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik uzmanı ve otomotiv -makine mühendisi tarafından düzenlenen 17.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçtaki hasar bedelinin KDV dahil 6.903,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; otomotiv uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda toplam hasar bedelinin KDV dahil 1.685,03 Euro olabileceği yönünde görüş bildirildiği, ekspertiz ücretinin KDV dahil 509,91 Euro olduğu, hasar sonrası araçta değer kaybı olmayacağı yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.685,83 Euro hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 30.05.2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... vekili, dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ilk raporda 6.903,00 TL tespit edilmişken ikinci raporda KDV dahil 1.685,83 Euro tespit edildiğini, iki rakam arasında fahiş bir fark bulunduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacı tarafın KTK'nın 97. md gereğince usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğini, tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasının mümkün olmadığını, araç sahibinin Türk vatandaşı olduğunu, kazanın da Türkiye'de gerçekleştiğini, davacının hiçbir zorunluluk bulunmadığı halde aracının onarımını yurt dışında yaptırdığını, davacının aracın onarımını Türkiye’de ve müvekkili şirketin anlaşmalı servislerinde yaptırması halinde onarım bedelinin çok daha az olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksper raporunun onarım bedelinin tespiti için yeterli sayıldığını, yeterli ve denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmesi gerektiğini, fiili ödeme tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın gerçekleşen kaza sonrasında işbu tarihe kadar aracını onarmamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, buna rağmen bu süreçte artan kur nedeniyle davacının uğramadığı bir zararın müvekkili şirkete yüklenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin Trafik Sigortası Genel Şartları doğrultusunda yalnızca anlaşmalı servislerdeki onarım ve işçilik bedelleri ile; ayrıca dava konusu aracın 3 yaşından büyük olması sebebiyle eşdeğer parça bedelleri üzerinden sorumlu olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle 3095 sayılı Kanun uyarınca faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faiz olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın, kazaya sebebiyet veren aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı ... A.Ş. vekili davacı tarafça KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartının yerine getirilmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 16.05.2022 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığı dosyaya ibraz edilen belge suretlerinden görülmekle aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.
Davalı ... A.Ş. vekili tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının aracın onarımını Türkiye’de ve anlaşmalı servislerde yaptırması halinde onarım bedelinin çok daha az olacağını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve ███████-28 E - █████████ K.) Davalı ... A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Davalı ... A.Ş. vekili, fiili ödeme tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. Vekilinin bu hususlardaki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalıların istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.324,55 TL'den peşin alınan 1.593,43-TL'nin mahsubu ile bakiye 731,12-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.324,55 TL'den peşin alınan 851,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.472,95-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!