Anahtar kelimeler: İnegöl Süreç Edenin Görüşü Hukukî Suçlar Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onamaSanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 53., 58. ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 53, 58... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL dli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 22.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafinin Temyiz İstemiEksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 209. maddesine aykırı davranılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, ele geçen kenevir bitkisi kök sayısının kullanım sınırında kaldığına, hassas terazi ele geçirilmesinin tek başına uyuşturucu madde ticareti suçuna delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına dair dosyada delil bulunmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu suç yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır.2. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönündenDava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerine sanığın ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullandığı yönünde ihbarlarda bulunulması üzerine, Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama ve el koyma kararına istinaden ihbarda belirtilen sanığa ait eve gidilerek arama yapıldığı, evin bahçesinde bahçesinde ekili vaziyette kenevirler bulunduğu, evin içinde farklı yerlerde, kavanozlar ve poşetler içerisinde kubar esrar bulunduğu bu şekilde kenevir bitkilerini kurutup kubar esrar elde etmek suretiyle sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Olayın intikaline ilişkin araştırma tutanağı ve içeriği, suça konu kubar esrarların sanığın evinde ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, söz konusu tutanağa göre kubar esrarların evin farklı bölümlerinde birden çok kavanoz ve poşet ve içerisinde bulunduğunun anlaşılması, sanığın evinde ele geçirilen kubar esrardan elde edilebilecek toz esrar miktarına ilişkin ekspertiz raporu, sanığın aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarakyapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 209. maddesi uyarınca dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin okunarak sanık savunması alındığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARAR1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.