Anahtar kelimeler: Ayrılık Konutu Evin Oranına Artış Nafaka Şerhi Erkek Kadın Tahsis
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 17. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından her iki dava yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla ayrılık kararına hükmedilmesinin gerektiği, tazminat ve nafaka miktarları ile nafaka artış oranına hükmedilmemesi, aile konutu şerhi talebinin reddi talebi ile evin tahsis talebinin reddi ile vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı-davalı erkek vekili tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve fer'îlerine ilişkin; karşı dava ise, öncelikle ayrılık kararı verilmesi olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve ferilerine ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 111. maddesinde belirtildiği şekilde talepleri arasında aslilik- ferilik ilişkisi kurmak suretiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kadının ayrılık kararı talebinin yasal şartları oluşmadığından ayrılık kararı talebinin reddine, tarafların boşanma davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmalarına ve fer'îlerine hükmedilmiştir. Karar davacı-davalı erkek vekili tarafından boşanma hükmü hariç olmak üzere kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü ve fer'îleri yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, ayrılık talebinin reddi, aile konutu şerhi talebinin reddi ile fer'îleri yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 29.03.2024 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile “... kadının üç yıl boyunca ayrılık kararı verilmesini, bu isteğinin kabul olmaması halinde boşanmaya hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece davalı-karşı davacı kadının ayrılık talebinin reddine, asıl ve karşı davanın boşanma yönünden kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verildiği, davacı-karşı davalı kadının istinaf dilekçesinde ise kararın kaldırılarak ayrılık kararı verilmesini istediği, karşı davanın terditli olarak açıldığı anlaşıldığından, davalı-karşı davacının halen boşanma talebinin devam edip etmediğinin açıklattırılarak, bu tespitin yapılmasından sonra dosyanın yeniden Dairemize gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi geri çevirme kararı üzerine davalı- davacı kadın vekilinin 29.05.2024 havale tarihli dilekçesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi nezdinde inceleme yapılarak kadının boşanma talebinin devam edip etmediği hususunun açıklatılması istemiyle mahkemesine geri gönderildiğini belirterek taleplerinin açıkça davacı erkeğin davasının reddi ile kadının davasının kabulüne, taraflar hakkında ayrılık kararı verilmesi üzerine olduğunu, yani boşanma taleplerinin olmadığını belirttikten sonra diğer itirazlarına ilişkin açıklamalarının ardından netice kısmında da İstinaf taleplerinin kabulüne, Ankara 17. Aile Mahkemesinin ████████ E. - ████████ K. Numaralı ilamının kaldırılarak taraflar hakkında ayrılık kararı verilmesine karar verilmesi yazılmış olduğu görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesi ile, üç yıl boyunca ayrılığa karar verilmesini, bu istek kabul edilmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 166/1. maddesine göre boşanma kararı verilmesini talep ettiği, 14.01.2023 tarihli istinaf dilekçesi ile de ayrılık kararı verilmesini istediği, 29.05.2024 tarihli dilekçesinde ise boşanma taleplerinin bulunmadığını belirterek ayrılık kararı verilmesini istediği, ancak boşanma kararı verilmemesi yönündeki talebin açık bir feragat niteliğinde olmadığı, feragatın açık, şartsız ve kayıtsız olması gerektiği, bunun yanında hüküm kesinleşene kadar her zaman feragat talebinde bulunulabileceği gerekçesi ile kadının açıklama beyanının boşanma talebinden feragat niteliği taşımadığı belirtilerek kadının boşanma talebi de var olduğu kabul edilerek istinaf incelemesi yapılmış ve sonucu uyarınca bir karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi istinaf sebebi ile sınırlı inceleme yapmak durumundadır. Bölge Adliye Mahkemesince kadın vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde ki beyanının açık olmadığı gerekçesi ile geri çevirme yaptıktan sonra, kadın vekili tarafından verilen açıklama dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiği sabittir. Kadın vekilinin dava dilekçesi aralarında aslilik ve fer'îlik ilişkisi kurularak oluşturulan terditli taleplerden ibarettir. Dava dilekçesinde fer'î talep olarak belirlediği boşanma talebine yönelik olarak ibraz edilen açıklama dilekçesinde “boşanma talebi” olmadığını açıkça belirttiğine göre artık feri olarak belirlediği talebi yönünden değerlendirme yapılması doğru olmamıştır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince kadının davasının “ayrılık” talebi olduğu gözetilerek istinaf incelemesi yapılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!