Anahtar kelimeler: Gelinmiş Davatazminat Menkullerin Hacze Fiilden Bağının Haczedilen Haczedilerek Görünen Görüleceği

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasından verilen talimatla daha önceden haczedilen menkullerin muhafazası ve yeniden haciz için yazılan talimat sonucunda .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Talimat sayılı dosyasında 05.11.2021 tarihinde Müvekkil ...'ın işyerine hacze gelinmiş ve Müvekkile ait tüm eşyalar hukuka aykırı olarak haczedilerek muhafaza altına alınmıştır. Müvekkil ... ilgili haciz tutanağında görüleceği üzere, davalı vekiline, '' iş yerinin kendisine ait olduğunu , dosyada alacaklı görünen şirketlerle hiçbir bağının olmadığını ifade etmiş , haciz ve muhafaza işlemine açıkça itiraz ettiği, alacaklı vekili ise bütün somut delilleri görmezden geldiği, müvekkil ..., işyeri vergi levhası ve iş yeri açma ruhsatını haciz memuruna ve alacaklı vekiline ibraz ettiği, fakat davalı dinlememiş ve müvekkilin yegane sermayesi olan cilt bakım cihazlarının haczini ve muhafazasını talep ettiği, müvekkilin cihazlarının , yatak ve sandalyelerin götürülmesiyle , iş yeri bir çıkmaza girdiği, 13.06.2022 tarihinde müvekkil iş bırakmak zorunda kaldığı, davalı ile Müvekkil arasında ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında istihkak davası görüldüğü, işbu dava Müvekkil lehine sonuçlanmış ve müvekkil bir kısım cihazlarını iade aldığı, müvekkilin tek sermayesi lazer epilasyon cilt bakım cihazı ,ayak masaj aleti, masaj kemeri yazıcı, yatak sandalye, buzdolabı muhafaza edilmesi nedeniyle müşteriler randevularını iptal etmiş olup ağır maddi zarara uğradığı, müvekkil bütün müşteri portföyünü ve itibarını kaybettiği, müvekkil cihazlarının iade edileceği düşüncesiyle geçici olarak ... Estetik Cihazını 2 aylığına kiraladığı, kira sözleşmesi ektedir.müşterilerle yapılan epilasyon hizmet sözleşmesine göre; 8 seansa kadar işlem yapıldığı ve hizmet türüne göre ücretler 1000 TL ile 3000 TL arasında değiştiği, 05.11.2021 tarihinden , iflas ettiği 13.06.2022 tarihine kadar geçen süreçte bütün randevular iptal edilmiş ve artık hiçbir yeni randevu alınamadığı, müvekkil peşin alınan paraları iade ettiği gibi gelecek kârlardan da mahrum kaldığı, müvekkilin ekonomik geleceği yok edilmiş ve iş yeri iflas ettiği, vergi dairesinden iş yeri açılış kapanış , gelir vergi beyannameleri , vergi borçlarının celbini talep ettiği, haciz tarihi olan 05.11.2021 tarihinden , iflas edilen 13.06.2022 tarihine kadar müvekkil KDV borçları tahakkuk etmiş ve müvekkil ödemekten aciz hale geldiği, kamusal borçların da maddi zarar olarak tazmin edilmesini, müvekkil ...'ın işyeri cihaz ve eşyaları 05.11.2021 tarihinde haczedilip yediemine götürüldüğü, istihkak davası sonucu 28.09.2022 tarihinde sonuçlandığı, 1 yıllık süreçte müvekkil iflas etmesi nedeniyle ruhsal çöküntüye uğramış , kahır ve keder içinde kaldığı, müvekkil çocuklarının nafakasını ödeyemez hale geldiği, eşinden dostuna el açmak zorunda kaldığı, haksız bir haciz sonucu müvekkilin hayatı altüst olduğu, hem de müvekkil bütün somut delilleri karşı tarafa sunmasına rağmen , hakkaniyete ve adalete aykırı davranışlar nedeniyle , Müvekkil , maddi ve manevi olarak sıfırı tükettiği, ticari itibarı yerle bir olduğu, müvekkilin ekmek teknesi elinden alınmış ve uzun süre yargılama sonucu davasını kazansa da hiçbir yararı olmadığı, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; haksız haciz nedeniyle Müvekkilin uğradığı ticari kazanç kaybı ve malvarlığında görülen eksilme nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla bilirkişi zarar tespitinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 300.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline, haksız haczin doğrudan müvekkilin kişilik haklarına saldırı içermesi ve ekonomik olarak iflasına sebebiyet vermesi nedeniyle üzüntü , kahır ve kederin karşılığı için 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafımızdan talep edilen tutarlar oldukça fahiş olduğu, huzurdaki davayı hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte öncelikle, tarafımızdan talep edilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminat ve 300.00,00 TL maddi tazminat tutarı oldukça fahiş olduğu, tarafımızca 05.11.2021 tarihinde haciz ve muhafaza işlemi uygulanmış iş bu davanın konusunu oluşturan davacı ... lehine sonuçlanan .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... E. Sayılı istihkak davası ise 28.09.2022 tarihinde karara çıkmış olup kesin nitelikte olduğu, haciz adresi güzellik merkezi olup yatak, sandalye ve koltuk tarzı menkullere haciz işlemi uygulandığı, yani toplamda 17.300,00 TL değerindeki yatak, sandalye ve koltuk tarzındaki menkullerin 10 ay gibi muhafaza altıda kalmasından ötürü davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL. Manevi tazminat ve 300.00,00 TL. Maddi tazminat talep etmesi gerçekten haksız kazanç peşinde olduğunu gösterdiği, istihkak davası sonucunda aleyhimize karar verilmesi durumunda dahi tüm maddi zararlarınından sorumluluğumuz bulunmamaktadır. tarafımız aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi için; tarafımızın kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun varlığı ile birlikte buna bağlı olarak da zararın oluşması gerektiği, haciz işlemi müvekkilin haklı olan alacağına kavuşması için ve mağduriyetinin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, yapılan haciz işlemi usule yasalara ve hukuka uygun olduğu, haciz işlemi borçlu ile 3. Şahsın arasındaki var olan organik ve fiili bağ sonucunda gerçekleştirildiği, her ne kadar davacı ile aramızdaki istihkak davası Yerel Mahkemece aleyhimize sonuçlansa da dava değerinden ötürü İstinaf Mahkemesine taşınamamıştır.Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü; davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.Uyuşmazlık, davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu aleyhine yapılan icra takibi kapsamında davacıya ait malların muhafaza altına alınmış olması sebebiyle somut olayda haksız haciz bulunup bulunmadığı, haciz sebebiyle davacının maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı, bu zararlardan davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasının celbi ile incelenmesinde; davalı banka tarafından açılan istihkak davası sonucunda;"....... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasından verilen talimatla daha önceden haczedilen menkullerin muhafazası ve yeniden haciz için yazılan talimat sonucunda .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Talimat sayılı dosyasında █████/2021 tarihinde düzenlenen haciz tutanağında davaya konu menkullerin haczedildiği, 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... E, 2022/... K sayılı ilamı ile davaya konu haczin İİK 99.maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilerek İİK 99.maddesi uyarınca alacaklı vekiline dava açması için süre verilmesine karar verildiği, kararın tebliğ tarihi itibariyle davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haczin yapıldığı adresin; takip talebinde, ödeme emrinde davalı borçlunun yazılı adresinde yapılmadığı gibi ödeme emri tebligatının da davalı - borçluya haciz adresi itibariyle tebliğ edilmediği, haczin takip dosyası ile ilgisi bulunmayan ve haciz adresinde faaliyet gösteren davalı 3. kişinin adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı ve borçluya ait herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüştür.Mahkememizce davalı 3.kişinin sunmuş olduğu faturalar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda, davalı 3.kişi ile borçlu şirketin arasında organik bağa rastlanmadığı ve mahcuzların büyük bir kısmını teşkil eden mala ait faturanın davalı istihkak iddia eden kişiye ait olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda mülkiyet karinesinin davalı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı - alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.Netice olarak, İİK 97/a maddesi uyarınca, mülkiyet karinesinin davalı 3. kişi lehine olduğu, davacı- alacaklı tarafından karinenin aksinin güçlü ve kesin delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Bu minvalde, davacının istihkak davasının reddine ile .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasından verilen talimatla █████/2021 tarihinde yapılan hacizdeki mahcuz üzerindeki haczin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine ilişkin kesin olarak karar verildiği dolayısı ile işbu dosya davacısı 3. kişinin istihkak iddiasının kesin mahkeme kararı ile haklı bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce somut olay bakımından haksız haciz bulunup bulunmadığı, haksız haciz sebebiyle davacının kazanç kaybının bulunup bulunmadığı, kazanç kaybı miktarının tespiti, haksız haciz sebebiyle aciz varlığının tespiti halinde kamusal borçlardan kaynaklı zararının tespiti ayrıca adi borçlar sebebiyle uğradığı zararın tespiti söz konusu zararlar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun tespiti bakımından, dosyanın 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesap uzmanı, 1 sektör bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, karar uyarınca bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;"4) SONUÇ
: Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, ve belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;4.1 Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ;Davacının yıllık bazda ortalama satışlarını maksimum 64.700,00 TL satış ve % 383 arttırdığı, buradan kurulan bu işletmenin 2 yıl daha bu ekipmanla hizmet vereceği varsayımı ile davacının 64.700,00 x % 383 x 2 yıl = 495.602,00 TL gelir kaybına uğrayabileceği bunun %25 götürü gideri (495.602,00 x %25 götürü gider = 123.900,50 TL) düşüldükten sonra (495.602,00 – 123.900,50 =) 371.701,50 TL hesaben kazanç kaybı olabileceği,4.2 Biyomedikal Mühendisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; Haczedilen cihazların, Davalı’nın devam eden ticari faaliyetleri için zaruri ekipmanlar olduğu, bu cihazlar olmadan ticari faaliyetlerine devam edemeyeceği, piyasa şartları değerlendirildiğinde cihazların 2 yıl daha kullanılabileceği,4.3 Borçlar Mevzuatı Açısından Sonuçlar
:• Haksız fiil sorumluluğu açısından eldeki olayda hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiştir, denilse bile, haksız fiil sorumluluğun diğer bir koşulunun, failin kusurlu olmasının da aranması gerektiği,• Dosya içerisinde bulunan .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında, “Takip_Dayanağı_Belgeler”de, “... Estetik Güzelliğin Merkezi” ve “...”; “... Estetik Güzelliğin Merkezi ... Group” ibarelerinin birlikte yer aldığı fotokopi belgelerin de bulunduğu; Diğer yandan davacı vekilinin “Delil ibrazıdır.” konulu, 10.01.2024 tarihli, “1-Sayın Mahkeme, müvekkil ...’a ait müşteri hizmet sözleşmelerini ibraz ediyoruz….” içerikli dilekçesi ekindeki “Peşin veya Taksitli Hizmet Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerde, silik çıktığından okunabildiği kadarıyla, “Satıcı ...….” yazıldığının görüldüğü, buna göre davalının kusurlu olup olmadığının takdirinin de Sayın Mahkemeye ait olduğu; sonuç ve Kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce, davacı tarafın ticari defter ve kayıtların incelenmediği, rapor ile maddi kazanç kaybı bakımından sunulan sözleşmeler ve GİB kayıtları üzerinden yıllık kazanç tespiti ile hesaplama yapıldığı, bu haliyle raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla davacının ticari defter ve kayıtlarının ayrıntılı olarak incelenerek raporda kayıtlara ayrıntılı olarak yer verilmesi suretiyle defterler ile sözleşme kapsamında hesaplamaya dahil edilen bedellerin uyuşup uyuşmadığı belirlenerek defterler ile GİB kayıtlarına göre yıllık kazancın tespiti bu bedel üzerinden davacının kazanç kaybının tespiti hususunda ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;"• 2020 yılında gelir vergisi beyanında 12.220,97 TL beyan ettiği, 2021 yılında ise 25.745,03 TL beyan ettiği görülmekle % 110,66 oranında artış olduğu hesaplanmıştır.Dosyaya sunulu olan 2020 yılında müşteri hizmet sözleşmelerinde 13.400,00 TL tutarında düzenlediği, 2021 yılında ise 64.700,00 TL müşteri hizmet sözleşmesi düzenlendiği görülmekle % 383 oranında artış olduğu hesaplanmıştır.• Bu noktada heyetimizce Davacının 2 yıl daha çalışmasının uygun olduğu ve yaptığı sözleşmelere göre gelir elde edebileceği değerlendirilerek ve Kök raporumuzda varmış olduğumuz neticeye aynen katılarak, Davacının yıllık bazda ortalama satışlarını maksimum 64.700,00 TL satış ve % 383 arttırdığı, buradan kurulan bu işletmenin 2 yıl daha bu ekipmanla hizmet vereceği varsayımı ile davacının 64.700,00 x % 383 x 2 yıl = 495.602,00 TL gelir kaybına uğrayabileceği bunun %25 götürü gideri (495.602,00 x %25 götürü gider = 123.900,50 TL) düşüldükten sonra (495.602,00 – 123.900,50 =) 371.701,50 TL hesaben kazanç kaybı olabileceği ek Sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Elbetteki Nihai Takdir ve Karar Sayın Mahkemenize aittir.2.2 Biyomedikal Mühendisi tarafından yapılan ek inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; Haczedilen cihazların, Davalı’nın devam eden ticari faaliyetleri için zaruri ekipmanlar olduğu, bu cihazlar olmadan ticari faaliyetlerine devam edemeyeceği, piyasa şartları değerlendirildiğinde cihazların 2 yıl daha kullanılabileceği,2.3 Borçlar Mevzuatı Açısından yapılan ek inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ;Kök Raporda belirtildiği üzere,• Haksız fiil sorumluluğu açısından eldeki olayda hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiştir, denilse bile, haksız fiil sorumluluğun diğer bir koşulunun, failin kusurlu olmasının da aranması gerektiği,• Dosya içerisinde bulunan .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında, “Takip_Dayanağı_Belgeler”de, “... Estetik Güzelliğin Merkezi” ve “...”; “... Estetik Güzelliğin Merkezi ... Group” ibarelerinin birlikte yer aldığı fotokopi belgelerin de bulunduğu; Diğer yandan davacı vekilinin “Delil ibrazıdır.” konulu, 10.01.2024 tarihli, “1-Sayın Mahkeme, müvekkil ...’a ait müşteri hizmet sözleşmelerini ibraz ediyoruz….” içerikli dilekçesi ekindeki “Peşin veya Taksitli Hizmet Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerde, silik çıktığından okunabildiği kadarıyla, “Satıcı ...….” yazıldığının görüldüğü, buna göre davalının kusurlu olup olmadığının takdirinin de Sayın Mahkemeye ait olduğu; Sonuç ve Kanaatine varılmıştır" şeklinde görüş bildirilmiştir.İİK'nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu kararın yerine getirilmiş olması, ihtiyati haciz koyduran alacaklının haksız çıkması, borçlu veya üçüncü kişinin, malları üzerine ihtiyati haciz konulmasından bir zarara uğramış olması ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. İhtiyati haciz haksız ve bundan dolayı da bir maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusuru olmasa dahi zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Dolayısıyla haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının birlikte bulunması gerekir.Uyuşmazlık haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin █████/2018 gün, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ''...Haciz işleminin borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur...'' .Haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız haciz kararı olan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız takip/haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması da gerekmektedir.Somut olayda; haciz ve muhafaza işlemlerine karşı açılan istihkak davası sonucu malların istihkak iddia eden davalıya (işbu dosya davacısına) ait olduğuna karar verilmiş olmakla davacı (işbu dosya davalısı) banka tarafından yapılan haciz işlemlerinin haksız olduğu sübuta ermiştir.Haksız haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle davacı şirketin, işlerini yapamadığı, sözleşmelerden kaynaklanan edimlerini yerine getiremediği dolayısı ile maddi zarar uğradığı sabittir. Zararın miktarının tespiti bakımından bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş olmakla birlikte davacının talep miktarı ile bağlı kalınmak suretiyle haksız haciz sebebiyle 300.000,00-TL maddi tazminatın haciz tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Manevi tazminatın miktarına gelince; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hâkim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayın özellikleri, tarafların sıfatı, konumu, kusurun ağırlığı ve TBK’nın 58. maddesi hükmünde belirtilen ilkeler gözetilerek takdiren 100.000,00-TL manevi tazminatın haciz tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;1-Davanın KABULÜ İLE;- Haksız haciz sebebiyle 300.000,00-TL maddi tazminatın haciz tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,- Haksız haciz sebebiyle 100.000,00-TL manevi tazminatın haciz tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 27.324,00-TL karar ve ilam harcından 6.831,00-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 20.493,00-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 7.139,25-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 21.167,00-TL masraf olmak üzere toplam 28.306,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...