Anahtar kelimeler: Tatvan Bitlis Van Edildikten Tapuda Şahıslar Alanında İli İlçesi Köyü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tatvan Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
1. Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda dava dışı şahıslar ile davacılar adına kayıtlı bulunan eski 443 parsel sayılı 1.290,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 57... parsel numarasıyla 2.149,64 m² yüzölçümüyle tespit edildikten sonra komisyon kararıyla 1.657,32 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalıların murisi adına kayıtlı bulunan eski 442 parsel sayılı 8.800,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1 57... parsel numarasıyla 7.738,64 m² yüzölçümüyle tespit edildikten sonra komisyon kararıyla 8.837,33 m² yüzölçümlü olarak ve eski 444 parsel sayılı 4.430,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 57... parsel numarasıyla 5.844,26 m² yüzölçümüyle tespit edildikten sonra komisyon kararıyla 5.219,89 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; tapuda vekil edenleri adına kayıtlı bulunan Bitlis ili ... ilçesi ... köyü 443 parsel sayılı taşınmazın uygulama çalışmaları sonucunda davalıların maliki olduğu 4 42... parsel sayılı taşınmazlar lehine olacak şekilde yüzölçümünün azaldığını belirterek, taşınmazın yüzölçümünün uygulama çalışmasından önceki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
2. Bir kısım davalılar cevaplarında; davayı kabul ettiklerini ifade etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 537,16 m² ve 113,258 m² alanların ilk tesis kadastrosu itibariyle sırasıyla 1 57... parsel (eski 442 parsel) ve 1 57... parsel (eski 444 parsel) sınırları içerisinde kaldıkları, nitekim salt yenileme kadastrosu yapılmış olmasına dayanılarak mülkiyet uyuşmazlığının giderilemeyeceği, dava konusu parsellere ekleme yapılamayacağı, davacı tarafın isteminin ise bu itibarla mülkiyet isteminde olduğunun kabulünün gerektiği, uygulama kadastrosunun amacının kesinleşen tesis kadastrosundan kaynaklanan mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı, bu nitelikteki mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda Kadastro Mahkemesi'nde görülemeyeceği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da gözetildiğinde, bu alanlar yönünden davacıların talebinin, askı ilân süresi içinde açılmış olmakla birlikte, uygulama kadastrosunun amaç ve kapsamına uygun olmayıp doğrudan mülkiyet istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle, bu alanlar yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, elde kalan dava itibarıyla da, dava konusu Bitlis ili ... ilçesi ... köyü 1 57... parsel (eski 443 parsel), 1 57... parsel (eski 442 parsel) ve 1 57... parsel (eski 444 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, 1 57... parsel (eski 443 parsel), komşu 1 57... parsel (eski 442 parsel) ve komşu 1 57... parsel (eski 444 parsel) sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosunda belirtilen yüzölçümü, vasfıyla ve diğer özellikleri ile birlikte uygulama kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 02.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden davacı parselinin uygulama kadastrosu sırasında sınırlarının tesis kadastrosu sınırları ile tamamen örtüşür şekilde belirlendiğinin anlaşılmasına, (A) ve (B) harfleri ile işaretli alanların tesis kadastrosunda dahi davacılar adına tespit görmemiş olmasına ve buna ilişkin talebin bir mülkiyet ihtilafı oluşuna göre Mahkemece usulüne uygun yapılmış uygulama kadastro çalışmalarına karşı açılan davanın reddinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun lehe olduğunu, taşınmazın batı ve kuzey sınırının yıllardır aynı şekilde kullanıldığının ispatlandığını, (A) ve (B) alanlarının taşınmaza dahil edilmesi gerektiğini, bir kısım davalıların davayı kabul ettiğini ve bu kişiler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, uygulama kadastrosu tespitine itirazi ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Dava konusu taşınmazlar hakkındami uygulama kadastrosu işlemine karşı kadastro komisyonuna yapılan itiraz neticesinde, komisyon kararları ile taşınmazların tespitteki yüz ölçümleri değiştirilerek yeni yüz ölçümleriyle tespitlerine karar verildiği halde, taşınmazların uygulama kadastrosundaki tespitleri gibi tescillerine karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte sebebiyet vereceğinden usul ve yasaya uygun aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;
İlk Derece Mahkemesi kararının 2. fıkrasında yer alan '"uygulama kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine ''... komisyon kararındaki gibi tapuya tesciline ...'' ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!