Anahtar kelimeler: Muğla Aidat Yazim Gecikme Layihalar Üyesi Takibe Dinlenip İstenmiş Kurul

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 06.07.2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: 02.04.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 02.04.2026
Muğla 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, ancak davalı genel kurul kararı ile belirlenen takibe konu alacak olan aidat ile gecikme faizi alacağını ödememesi üzerine Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı kötü niyetli olarak söz konusu icra takibine, ödeme emrine, borcun aslına ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığın, borçlu/davalının Bodrum 1.İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız olan itirazın iptaline ve icra takibinin aynen devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının, müvekkiline %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, müvekkilinin ikamet adresi tebligatın yapıldığı ... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:... . olduğu, yetkili icra dairesini İstanbul merkez icra müdürlüklerinin olduğunu, Mahkememizin yetkili ve görevli mahkeme olmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, kooperatif üyesi de olmadığını, Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin hiç bir zaman kooperatif üyesi olmadığını, alacaklının eski mal sahiplerine açtığı davanın da reddedildiğini, hangi nedenle borçlu addedildiği bildirilmeyen ve dayanağı olmayan borca itiraz ettiklerini, takip ve gönderilecek ödeme emrinden dolayı hiçbir borçlarının bulunmadığını, yetki ve görev-işbölümü itirazımızın kabulüne, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, kötü niyetli davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatı verilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taraf her ne kadar kooperatifteki taşınmazını sattığından bahisle üye olmadığı ve borcu olmadığını beyan etmiş ise de salt taşınmazın satılması üyeliği de sona erdirmeyeceğinden ve üyeliğin sonlandırılması için taraflarca yasal işlemlerin yapılması gerektiğinden ve kooperatif kayıtlarında da üyeliğin devam ettiği anlaşıldığından davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmediği, diğer yandan davalı taraf üye olmadığını iddia etmekle birlikte bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kooperatif hesabına █████/2020 tarihinde 1.625,00 TL ödeme yapmış olup bu ödemenin de üyeliğin devam ettiğini gösterdiği, yine bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı taraf ... nolu evi satmış ise de bu kez █████/2019 tarihinde ...numaralı bölümü satın almış olup yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kooperatife üye olunmasa dahi kooperatif hizmetlerinden yararlanan herkesin sırf bu hizmetlerden yararlanması sebebiyle bir takım aidat ödemesi yapması gerektiği, davalı tarafın üye olunmadığı yönündeki beyanı kabul edilse dahi, kooperatif bünyesinde taşınmazı olduğundan ve kooperatif hizmetlerinden yararlandığından bu hizmetler karşılığında aidat ödemesi gerektiği, her ne kadar kooperatif kayıtlarında davalının borcu 2018 yılına devredilirken 29.039,20 TL olarak kaydedilmiş ise de bunun dayanağı kooperatif kayıtlarından anlaşılamamış olup davacı tarafça da bu yönde somut delil ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından hesaplanan aidat ve ek ödemelerin davalı tarafça ödenmesi gerektiği, davalı tarafın açıkça kötü niyetli bulunmadı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 4.158,04 TL aidat, 4.598,75 TL ek ödeme ve 579,90 TL faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, kararın eksik incelemeye dayalı olup hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda davalının üyelik hesaplarının incelenmesinde, 2017 yıl sonu devrinin 175,41 TL olduğu, 2018 yılına devir işlemi yapılır iken davalının borcunun 29.039,20 TL olduğu ve devir farkının nereden kaynaklandığı ile ilgili detaylı bilgiye rastlanmadığı, bu nedenle hesaplamanın 175,41 TL devir üzerine yapıldığı, kooperatif tarafından 29.039,20 TL devir işleminin detay ve açıklamasının yapıldığı takdirde bu tutar üzerinden hesaplamanın yeniden yapılabileceğinin belirtildiğini, rapor neticesinde müvekkili kooperatif ile gerekli görüşme sağlandığını ve arşiv kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde ise; bilgisayar kayıtlarında 2017 yıl sonu devir işlemi esnasında hata yapıldığı, 2018 yıl başında ise bu hatanın düzeltilmesinin ancak mümkün olduğu ve gerekli düzeltme işlemlerinin yapıldığı, aradaki fark tutarı olarak 29.039,20 TL tutarın davalıdan önce üye olan ... isimli kişiden gelen devir olduğunun tespit edildiğini ve 12.06.2023 tarihli dilekçe ile söz konusu hususların izah edildiğini, ancak mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verilerek ek rapor tanzim edilmesine karar verilmediğini, davalının kooperatif üyesi olduğu hususu açıkça tespit edilmiş olup, hakları kullandığı gibi, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan vecibeleri de yerine getirmesi gerektiğini, yerel mahkemeye daha önce sunulan ödeme dekontları ile sabit olduğu üzere davalının güncel aidat ödemesi yaptığını, bu nedenle davalının kendisinden önce üye olan.... isimli kişiden devir olan vecibelerden sorumlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hiçbir zaman kooperatif üyesi olmadığını, bilirkişinin üyeliğe giriş dilekçesini kooperatife üyelik olarak yorumladığını, müvekkilinin alacaklı kooperatife hiçbir zaman üye olmadığını, alacaklının eski mal sahiplerine açtığı davanın da reddedildiğini, hangi nedenle borçlu addedildiklerini bilmediklerini, dayanağı olmayan borca itiraz ettiklerini, davacı kooperatifin yapı kooperatifi değil işletme kooperatifi olduğunu, sadece aidat verildiğini, müvekkilinin üyelik devralmadığını, sadece tapu devir aldığını, müvekkilinden istenen bedelin hukuken bir dayanağı bulunmadığını, davacı yanın gönderdiği ödeme emrinde hangi döneme ilişkin borç olduğunun da açıkça belli olmadığını, müvekkilinin dairesi bulunmadığını, sadece 2019 yılında almış olduğu bir arsasının mevcut olduğunu, o arsayı aldığı tarihin de belli olduğunu, davacının borç dediği tarihin ise müvekkilinin satın aldığı yıllardan çok önceki tarihlere dayandığını, müvekkilinin o sitede 2013 yılında ev aldığını, 2017 de arkadaşına sattığını, tapu kaydına bakıldığında bu hususun ortaya çıkacağını, bahse konu evi de aidat ödeme şartıyla bilabedel kullandığını, evin müvekkili üzerine olmadığını ve hiç aidat borcu olmadığını, dosyada hazırlanan ilk bilirkişi raporunda müvekkilinin kooperatife üye olma durumunun söz konusu olmadığının belirtildiğini, 30.05.2023 tarihli raporda ise kooperatife üyeliği söz konusu dendiğini, mahkemenin tanzim edilen iki rapor arasında ikinci raporu dayanak aldığını, müvekkilinin davalının ortak olmaya yönelik bir hukuki işlemine ve herhangi bir kooperatif hissesi devrine dair hiçbir bilgi ve belgeye rastlanamamış olduğundan, ortak olmaya yönelik herhangi bir iradesi olmayan bir kişinin sadece yönetim kurulunun kararıyla tek taraflı olarak bir kooperatife üye/ortak yapılmasının hukuka, yasaya, yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, dosyaya sunulan ödemelerin müvekkilinin arkadaşının evinin aidatına ilişkin olan ödemeler olduğunu, arkadaşının evi için ödediği ödemelerin kooperatif üyeliğini kabul olarak ileri sürülmesinin kesinlikle MK 2 ve 4. maddelerince kabul edilemeyeceğini, bilirkişinin müvekkilini üye göstermesine rağmen, kabul anlamına gelmemekle birlikte borcu 9.336,69 TL hesaplamışken, davacının ise 43.988,57 TL hesapladığını, Bodrum 2.ASHM ████████ E. - ████████ K.sayılı kararı ile alacaklının eski mal sahiplerine açtığı davanın da reddedildiğini, aynı konuda aynı döneme ilişkin reddedilmiş bir dava varken davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, aidat ve gecikme faiz borcunun tahsiline yönelik Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe yönelik itiraz üzerine iptal istemli olarak açılan iş bu davada mahkemece kazandırılan bilirkişi raporları neticesinde davalının savunmasının aksine davacı kooperatifin üyesi olduğu, davacının ise bu üyelikten kaynaklı davalıdan alacak talep hak ve yetkisinin olduğunun kabulü ile █████/2023 tarihli raporda yapılan hesaplama kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 81. maddesine göre yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılarak dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılıp, kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. Davacı kooperatif işletme kooperatifi ise de ne zaman ferdileşmesinin son bulduğu belli değildir.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Somut olayda mahkemece en son SMMM bilirkişisinden alınan █████/2023 tarihli rapor hükme elverişli bulunarak karar verilmiş ise de raporun kooperatif bilirkişi tarafından hazırlanmadığı, bununla birlikte hükme esas alınan raporda kooperatif kayıtları üzerinde değil dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapıldığı, raporda Bodrum 2. ASHM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosya konusu yönünden karşılaştırmalı bir inceleme yapılmadığı, davalının üyeliğinin olmadığı savunması karşısında ... ve....nolu üyeliklerin akıbeti hakkında gerekli incelemelerin ve araştırmaların yapılmadığı, davalı yan yönünden üyeliğine dair bir emare olup olmadığı, davalıya üyeliğe ilişkin toplantı davetleri yapılıp yapılmadığı, genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, katılmış ise esaleten mi vekaleten mi katıldığı, kendisine tebligat çıkarılmış ise ne sebeple çıkarıldığı, hükme esas alınan son raporda 2017 yılı borcunun 175,14 TL olarak tespitine karşılık 2018 yılında devir edilir iken borcun 29.039,20 TL olduğu, devirdeki hesap hatasının neden olduğunun bilinmeyeceği yönünde değerlendirmede bulunulmakla birlikte borç 175,14 TL olarak kabul edilmekle birlikte davacı yanca rapora yönelik itirazda bu hesaplamaya dair ayrıntılı beyanda bulunmasına karşılık bu yönden ek rapor alınmadan yargılamaya devam edildiği ve dolayısı ile davacı itirazlarının karşılanmadığı ve bu nedenle farkın ...'den mi yoksa davalıdan mı kaynaklandığının ortaya çıkarılmadığı gibi davalı yanca yapılan ödemenin çıplak aidat ödemesi mi yoksa üyelikten kaynaklı mı olduğunun da itiraza rağmen incelenmediği, davacı kooperatifin ne zaman ferdileşmeye gittiği, konu talebin ferdileşme öncesi mi sonrası borca ilişkin mi olduğu, davalının üyelikten ziyade sadece aidat borcunu doğuracak mahiyette arsa ya ev satın alma imkanı olup olmadığı var ise önceki üyenin borcunu üstlenmiş sayılıp sayılmayacağının kayıtlar nezdinde araştırılmadığı gibi mahkemece bu yönden bir değerlendirme de yapılmadığı, davalının üyeliğe dair imzası ya da beyanı yok denilmekle birlikte başvuru evrakının ise sadece satın almanın bildirilmesinden ibaret olduğunun ileri sürülmesi karşısında bu durumun kayıtlar ile örtüşüp örtüşmediği yönünde de yeterli kabul edilecek bir inceleme ve araştırma da yapılmadığı kanaatiyle eksik inceleme ve araştırma nedeniyle hüküm kurulamayacağından bu yönden taraf istinaf istemleri yerinde görülmüştür.
O halde mahkemece yapılacak iş öncelikle kesin hüküm itirazı ve eksik inceleme iddiası kapsamında Bodrum 2. ASHM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasının eksiksiz olarak dosya arasına alınmasından sonra önceki yargılamada da olduğu gibi mahalde kooperatif bilirkişisi halen mevcut değil ise talimat yolu ile (gidiş-dönüş yol masrafları ayrıca karşılanmak kaydıyla) bilirkişi temin edilip tevdisi ile yahut mahalde bu nitelikte bilirkişinin mevcut olması halinde doğrudan tevdisi ile bilirkişiye kooperatif kayıtlarının bulunduğu yerde inceleme yetkisi verilmek suretiyle (gerektiğinde inceleme günü belirlenip taraflara tebliği suretiyle) kooperatif bilirkişisi vasıtasıyla dosyaya kazandırılan tüm bilgi ve belgeler ile yerinde yapılacak inceleme neticesinde az yukarıda belirtilen nitelikte inceleme yapılarak mahkeme konusu aidat ve gecikme faiz alacağının daha evvelden yargılama konusu (Bodrum 2. ASHM'nin ████████ esas sayılı dosyası yönünden) dosya konusu olup olmadığının öncelikli tespiti ile birlikte davacı kooperatifin ferdileşmeye ne zaman gittiğinin tespiti suretiyle borcun ferdileşme öncesine mi sonrasına mı ait olduğu, bu kapsamda davalının ... ve ....nolu üyelikler bakımından üye olup olmadığının tespitine yönelik söz konusu üyeliklerin önceki ve sonrası sahiplerinin kimler olduğu, bu üyeliklerden ekonomik olarak davalının yararlanıp yararlanmadığı, yararlanmakta ise bu durumun üyelik olarak kabul edilip edilmeyeceği, davacı alacağının genel kurul toplantı tutanakları da incelenerek ne üyeliğinden kaynaklandığı, yapı üyeliğinden kaynaklı aidat mı yoksa işletme kooperatifinden kaynaklı alacak mı olduğu, işletme kooperatifinden ise davalı ödemesi ile borcun karşılanıp karşılanmadığı ile hükme esas alınan rapora davalı yanlar itirazının da karşılandığı şekilde ayrıntılı, denetime uygun rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi ve gerektiğinde sunulacak rapora yapılan itirazların da karşılanması suretiyle ek rapor dosyaya kazandırılarak infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebepler ile taraf vekillerinin istinaf itirazının yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2023 tarih ████████ E. - ████████ K sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!