Anahtar kelimeler: Seramik Akdettiğini İktisab Girmek Teminini Evraktan Satımdan İhalesini Kıymetli Sebepsiz

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle),
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN
------ SAYILI DAVA DOSYASI
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin büyük oranda kamu ihalelerine girmek suretiyle kamu işleri yapan bir firma olup, ihalesini almış olduğu işler kapsamında seramik teminini sağlamak amacıyla davalı ile ------- tarihinde satış sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin "Ödeme Şekli" başlıklı 4'ncü maddesi gereğince kendilerine toplam bedeli ----- bedelli 9 adet çek teslim edildiğini, müvekkili tarafından vadesi geldiği için ödenmek zorunda kalınan çekler;---- Seri Numaralı ----- bedelli,---- bedelli, ---- tarihli ----bedelli olmak üzere toplamda ------adet çekin ödendiğini, müvekkili tarafından 5 adet çekin karşılığını tamamen ödenmiş olduğu halde müvekkilİNE teslim edilmesi gerektiği halde ---- değerinde ürün (seramik) müvekkilİNE teslim edilmediğini, davalı taraf ile yapılan sözlü görüşmelerde müvekkili firmaya mal sevkiyatının yapıldığı ve buna ilişkin sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunun beyan edilmesi üzerine müvekkili tarafından yapılan araştırmada, müvekkiline sevke konu irsaliyeler yönünden herhangi bir mal tesliminin olmadığının görüldüğünü, davalı tarafça her ne kadar mal teslimi ve çeklerin iade edildiği öne sürülmüş ise de, müvekkili tarafından yapılan araştırmada malların fabrikadan müvekkil şirket adına çıkarıldığı ancak irsaliye fişlerine göre teslimatın çevre il ve ilçelerde farklı firma şantiyelerine yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından nakliyeleri yapan şoförlerin arandığını ve teslimatın müvekkili dışındaki farklı firma şantiyelerine yapıldığının nakliyeciler tarafından beyan edildiğini, sevk irsaliyelerinde görüleceği üzere ------ metrekare seramiğin davalıya ait depodan müvekkili şirkete ait irsaliyeler ile çıkışı yapılmış ancak bu malların çevre illerde başkaca şantiyelere indirtildiğini, bu hususta müvekkili tarafından bazı nakliyeciler ile iletişime geçilmiş ve depodan müvekkil şirket adına çıkarılan malların ------ şantiyelere bırakıldığının belirtildiğini, Örneğin ----- yapılan teslimatta bir kısım ürün ------- edilmiş olup yetkilisi ------ bu durumu doğruladığını, müvekkili tarafından verilmiş olup da karşılığında mal gönderilmediği için ödenmemiş olan dört adet daha çekin davalı tarafın elinde olduğunu, İşbu çeklerin de iadesi için davalı tarafa ayrı bir dava açılacağını, ------ adresinden müvekkil şirketçe----------gönderilmiş olup, faturası kesildiği halde gönderilmeyen ürünlerin olduğu, eksik ürünlerin teslimi halinde mutabakatın yapılabileceği belirtilmiş, şu aşamada söz konusu eksikliklerin olmasından ötürü karşılıklı mutakabatın mümkün olmadığının belirtildiğini, karşı tarafça müvekkili şirketin yukarıda belirtilen e-mail adresine herhangi bir şekilde yanıt verilmediğini, bu süreçte müvekkili şirketin kendileriyle yapmış oldukları görüşmelerde müvekkili şirketin yalnızca ıslak imzalı ve kaşeli cari hesap ekstresi gönderdiğini, faturası kesildiği halde gönderilmeyen ürünler olduğuna dair hiçbir bilgi verilmediğini ve bu sebeple de faturalarda yer alan tüm ürünlerin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinin belirtildiğini, davalının kendilerine teslim edilmeyen ürünler olduğunu belirtmiş oldukları e-mailin ulaşmadığı iddialarına karşılık ------- müvekkili şirketin e-mailinden davalı şirkete ait-------- gönderilen e-mailin noter tasdiki ile tutanak altına alındığını, bu doğrultuda müvekkili şirketçe davalı şirkete --------- numaralı ihtarnamesi ile bedeli taraflarınca ödenmiş olan çeklere karşılık teslim edilmesi gereken ürünlerin 3 gün içerisinde taraflarına teslim edilmesi ve yine mal teslimi için verilmiş olup da mal teslimi gerçekleştirilmemiş olan ürünlere karşılık keşide edilen çeklerin 3 gün içerisinde taraflarına iade edilmesi, aksi takdirde kendilerine yönelik hukuki, cezai ve icrai tüm yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiş olup bu süreçte ne mal teslimi gerçekleştirilmiş ne de çekler iade edildiğini, aksine taraflarına karşı keşide edilmiş olan-------------- Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çeklerin müvekkili şirkete iade edildiği ve tüm ürünlerin de teslim edildiği iddia edilmiş olmakla bu iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir belge sunulmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı düzenlenmiş olan faturalarla ilgili olarak ürünler teslim edilmediğinden iade faturası düzenlendiğini, ancak davalı tarafın ---- Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili tarafından düzenlenen;------- adet iade faturaya (faturaların açıklama ve içerikleri kabul edilmediği ve müvekkili şirkete herhangi bir borçlarının olmadığını) gerekçesiyle noter kanalıyla iade ettiğini, ardından müvekkili şirketçe tekrardan iade faturası düzenlenmiş olup------Yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kendilerine gönderilerek, ödemesi yapıldığı halde müvekkili şirkete teslim edilmeyen ürünlerin ivedilikle teslimi, mal teslimi için verilmiş olup da mal teslimi gerçekleştirilmemiş olan ürünlere karşılık keşide edilen çeklerin ivedilikle taraflarına iade edilmesi gerektiği, aksi takdirde hukuki sürece ek olarak cezai yasal yollara da başvurulacağının tekraren ihtar edildiğini, ----- şirket yetkilileri hakkında TCK madde 156 gereğince bedelsiz senedi kullanma; madde 158/1-h gereğince ise nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuş olup, ------- No'lu dosyası kapsamında devam ettiğini, karşı tarafın dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları eklerdeki ve ----------Esas Sayılı dosyasına sunulan müdahale talebindeki alacak iddialarının davalının tutum, davranış ve taleplerinin kötü niyet barındırdığını ortaya koyduğunu, görüleceği üzere davalı taraf, hem malları teslim ettiğini ve müvekkil şirketten alacaklı olduğunu ifade etmekte hem de tüm çekleri müvekkil şirkete teslim ettiğini ve teslim tesellüm tutanağı düzenlendiğini iddia ettiğini, davalı şirket yetkilisi ----- mahkemeye sunmuş oldukları satış sözleşmesinin taraflarından biri olup gerek kendisi gerekse de------ tarafından şirket bölge müdürü olarak tanıtıldığını, -------defa olmak üzere kendisinin de taraf olduğu satış sözleşmesi imzaladığını ve müvekkili şirket tarafından--------yukarıda detaylı bir şekilde belirtilmiş olan çekler keşide edildiğini, taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisinde müvekkili şirket üzerine düşen edimi ifa ettiğini ve davalı şirkete 9 adet çek keşide edip teslim ettiğini, bu doğrultuda ----- adet çekin bedeli ödenmiş ancak buna rağmen bir kısım malların teslimi gerçekleştirilmediğini, ödenen --- tutarındaki ödemeye karşılık ----- tutarında malın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, karşılığı ödendiği halde taahhüt edilen zamandan bu yana ürünlerin teslim edilmemesinin davalı tarafa haksız kazanç sağladığını, ödemesi yapılmış olan ancak teslimi sağlanmayan mallara karşılık ödenen ve sözleşme tarihi itibariyle -------- tekabül eden seramik miktarının güncel rayiç değerinin ve mahrum kalınan kar ile uğranılmış olan zararın iadesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasında sözleşme yapıldığı sırada sözleşmeye konu ve müvekkiline teslimi gereken fayansların metre kare birim fiyatları ile şuan ki metre kare birim fiyatı hatta ifanın gerçekleştirileceği tarihteki birim fiyatı çok farklı olacağından bu aradaki farktan dolayı doğmuş olan çok büyük zarar olduğunu, sözleşme konusu fayansların sözleşmede öngörülen zamanda müvekkiline teslim edilmemesine bağlı olarak müvekkilinin kendisine karşı taahhüt altına girmiş olduğu kamu kurum nezdinde mahkum edildiği cezai şartlar ve diğer ticari itibar zedelenmesi sonucunda da uğramış olduğu büyük zararlar olduğunu tüm bu nedenlerle müvekkili tarafından bedeli çek ile ödendiği halde kendisine teslim edilmemiş olan ve sözleşme tarihindeki değeri ------ seramiklerin güncel rayiç değerlerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine, davalının, zamanında gerçekleştirilmemiş olan teslim sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zararlar ile mahrum kalmış olduğu kârı ödemeye mahkum edilmesine, davalı tarafın dava tarihinden itibaren ticari avans faizine mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili ile sözleşme imzalandığı iddiası ile dava açtığını, dosyaya sözleşme olarak sunulan belgede, müvekkili şirketi temsilen imzalanarak yapılan bir sözleşme olmadığını, davacı ile ---- arasında yapılmış bir sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, davacının --- iş birliği içinde müvekkiline zarar verme kastı ile hareket ettiğini, -------dolandırıcılık kastı ile müvekkiline zarar vermiş bir kişi olduğunu, İş akdinin sona erdirildiğini, Söz konusu sözleşmenin müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını, ticari işlerden sonra davacı ile------- işbirliği içinde düzenlenerek dosyaya davacı tarafından sunulduğunu, sözleşmeyi kabul etmediklerini ve müvekkil tarafından onaylanmış bir sözleşme olmadığı gibi şirket kayıtlarında böyle bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında yapılan ticari iş sonunda teslim edilen mallar ile karşılığında kesilen faturaların ticari defterlere işlendiğini ve tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiğini, davacının malları teslim alırken taşıma işini bizzat üstlendiğini ve araçları kendisi temin ederek şirkette malları teslim aldığını, buna karşılık kesilen faturaları kabul ederek defterine işlediğini, malların teslim edilmediği iddiasının ise çok sonra ortaya atıldığını, müvekkili tarafından ---tahsilat------- tarihli ödemenin ------ ertelendiğini ve bu çekin ödenmediğini, bu tarihten sonra ki hiçbir çekin ödenmediğini, müvekkili tarafından yine ------- karşılığında fatura kesildiğini, Fatura bedeli kadar emtianın davacıya teslim edildiğini, Davacının, teslim edilen mallar için kesilen faturaları ticari defterlerine kayıt ettiğini ve itiraz süresi içinde, itiraz etmediğini, her ne kadar davacı kesilip kendisine gönderilen faturaları defterine kaydettikten sonra iade faturası kesmiş ise de bu durumun yasaya uygun olmadığını, Davacı tarafın bu süreçte ekonomik olarak zora düştüğünü ve konkordato ilan ettiğini, İade faturalarını müvekkilini kabul etmediğini ve iade ettiğini, davacının ---- ihtarname ile de ---- ödemeyi kabul ettiğini, teslim edilen emtia karşılığında müvekkilinin ---------alacağı bulunduğunu, davacının teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini iddia ettiğini, davacıya teslim edilmesi gereken emtia sevk ile birlikte davacının--------- irsaliyelerin gönderildiğini, davacının tüm emtiayı teslim aldığını ve faturalara bu nedenle itiraz etmeyerek defterine işlediğini, davacının, talep etmiş olduğu teslim edilmeyen seramiklerin güncel rayiç değerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesi talebinin yasalarda yeri olmayan bir talep olduğunu, bir takip olmadığından inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, güncel rayiç değer talep edildiğine göre faiz talebinin yersiz olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.------ karar sayılı ilamı ile dosyanın iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen dosya davacısı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ---- arasında ------ tarihli seramik alım satımına ilişkin satış sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmenin “Ödeme Şekli” başlıklı 4’ncü maddesi gereğince müvekkilimiz şirketçe davalı şirkete aşağıda vade ve tutarları bildirilen----- adet çek sözleşmeye konu ürünler müvekkilimiz şirkete teslim edilmeksizin ticari avans mahiyetinde derhal teslim edilmiştir. -------- ödenmiştir. Bu ödemelere ilişkin ürünler büyük oranda eksik teslim edilmiş, anılan bu nedenle müvekkilimiz şirketçe davalı tarafa -------- Esas sayılı dosyasıyla derdest alacak-istirdat davası açılmıştır. Müvekkili şirketçe ödenen 5 adet çekten sonra davalı uhdesinde kalan 4 (dört) adet çekin bilgileri aşağıda arz edilmiş olup, işbu çekler huzurdaki davanın konusunu oluşturmaktadır. ----- Bandırma Şubesinden düzenlenmiş -------- tutarında 4 adet çek. Sözleşmeye konu ürünlerin zamanında ve eksiksiz olarak müvekkilimiz şirkete teslim edilmemesi üzerine; müvekkilimiz şirketçe ----- tarihli bir yazı ile davalı şirketten çeklerin iadesi talep edilmiştir. Davalı bu yazıya cevap vermemiştir. Akabinde ---- tarihinde Müvekkilimiz Şirkete ait”---- üzerinden Davalı Şirkete ait ----- adresine elektronik posta gönderilmiş; “…davalı tarafça faturası kesildiği halde gönderilmeyen ürünler olduğu bu sebeple karşılıklı mutabakat yapılmak istendiği…” bildirilmiştir. Davalı taraf bu elektronik postaya da cevap vermemiştir. Akabinde ---------- Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “… ürünlerin teslim edilmemesi sebebiyle davalı şirkete sözleşme ile ticari avans olarak peşinen verilen çeklerin iade edilmesi talep edilmiştir. Davalı taraf bu ihtarnamemize karşı---------Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vermiş; çeklerin müvekkilimiz şirkete iade edildiğini ve tüm ürünlerin de teslim edildiğini bildirmiştir. Vaki yazışmalara rağmen davalı şirketin ürünleri teslim etmemesi, çekleri de iade etmemesi üzerine bu defa müvekkilimiz şirketçe davalı tarafın teslim etmediği ürünlere ilişkin olarak düzenlediği faturalar aşağıda tarih ve numarası bildirilen --- adet iade faturası düzenlenerek iade edilmiştir. ------tarihli olmak üzere toplamda 20 adet iade faturası. Davalı taraf bu iade faturalarını da kabul etmemiş ve ------ tarih ve ------Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade etmiştir. Bunun üzerine müvekkilimiz şirketçe iade faturaları yeniden düzenlenmiş ve ---------- Yevmiye numaralı ihtarnamesi aracılığı ile gönderilmiş; ihtarname içeriğinde tekraren “… Sözleşmenin ilgili maddesi gereğince ürün alımı için peşin olarak ticari avans kapsamında davalıya verilen ve fakat ürünleri teslim edilmeyen çeklerin müvekkilimiz şirkete iade edilmesi” talep edilmiştir. Tüm bu safahata rağmen çekler müvekkili şirkete iade edilmemiş, keza sözleşmeye konu ürünler de teslim edilmemiştir. Bunun üzerine ---- tarihinde ticari dava şartı arabuluculuk başvuru yapılmış olup -----------Arabuluculuk Dosya numaralı dosyası kapsamında ilk oturum gerçekleştirilmiş ve anlaşma sağlanamamıştır. Neticeten davalı taraf sözleşme gereğince teslim etmesi gereken ürünleri teslim etmemiş, tüm başvurulara rağmen çekleri de iade etmemiştir. Müvekkilimiz ile davalı şirketin ticari defterleri, banka kayıtları, fatura - irsaliye kayıtları ve ----- kayıtlarının incelenmesi; ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin tanık beyanlarının dinlenmesi neticesinde taraflar arasında bu çeklerden önce hiçbir ticari ilişki bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirketin çekleri uhdesinde tutmasını ya da ciro ederek tedavüle sokmasını haklı kılabilecek hiçbir hukuki ilişki bulunmadığı; taraflar arasındaki yegane ilişkinin akdedilen alım satım sözleşmesi olduğu sübut bulacaktır. Davalı şirketin esasen bedelsiz olması sebebiyle müvekkilimize iade etmesi gereken 5 adet çeki ciro ederek tedavüle sokması neticesinde müvekkilimiz beş adet çek için ---- ödemiştir. Dolayısıyla halihazırda davalı şirket uhdesinde bulunan 4 adet çekle ilgili olarak da her an ödeme yapma tehlikesi altındadır. Anılan bu nedenle huzurdaki davanın açılması ve henüz ödenmemiş bedelsiz çeklerin ödenmemesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmek zorunlu hale geldiğinden bahisle yukarıda arz olunan ve ------ gözetilecek sair sebeplerle davalarının kabulü ile; 1. Henüz ödenmemiş olan ve aşağıdaki listede arz olunan dört (4) adet çek sebebiyle müvekkilimiz şirketin davalı tarafa borcu bulunmadığından öncelikle çeklerin ödenmesinin takdiren teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, ---- düzenlenmiş -------- düzenlenmiş ---- Müvekkili şirketin davalıya söz konusu çekler sebebiyle ------ miktarında borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu çeklerin müvekkiline iadesine; yargılama sırasında çeklerin ödenmek zorunda kalınması durumunda ödemenin yapıldığı tarih ve tutar gözetilerek ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya da davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili ile sözleşme imzalandığı iddiası ile dava açmış bulunmakta olduğunu, dosyaya sözleşme olarak sunulan belgede, müvekkili şirketi temsilen imzalanarak yapılan bir sözleşme olmadığını, davacı ile ------arasında yapılmış bir sözleşme dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın, ----- birliği içinde müvekkiline zarar verme kastı ile hareket etmekte olduğunu, ----- dolandırıcılık kastı ile müvekkiline zarar vermiş bir kişi olduğunu ve iş akdi sona erdirildiğini, söz konusu sözleşme müvekkilinin bilgisi dışında yapılmış olup ticari işlerden sonra davacı ile -------- işbirliği içinde düzenlenerek dosyaya davacı tarafından sunulduğunu, sözleşmeyi kabul etmediklerini ve müvekkili tarafından onaylanmış bir sözleşme olmadığı gibi şirket kayıtlarında böyle bir sözleşme olmadığını, sözleşmenin içeriğine ve atılan imzalara itiraz ettiklerini ve bu sözleşmeye dayalı iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın iddia ettiği çeklerin kendilerine teslim edildiğini, bu konuda açılan menfi tespit davasının yersiz olduğunu, davacıya karşı bir alacak takibi yapılmadığı gibi söz konusu çeklerib taraflarınca tahsil edilmediğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; İlgili ----davacı ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ilgili ----davacı ve davalı şirketlerin ----- bedelli çeklerin hangi hesaba ait olduğu, ibraz edilip edilmediği, edilmiş ise ödeme yapılıp yapılmadığı hususları, -----bedelli, çekin hangi hesaba ait olduğu, ibraz edilip edilmediği, edilmiş ise ödeme yapılıp yapılmadığı hususları sorulmuş; ---- Sorusturma sayılı dosyası, ----------- üzerinden celp edilerek incelenmiş ve TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen bir adet mali müşavir, bir adet inşaat mühendisi ve bir adet nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Asıl dava; taraflar arasında gerçekleşen satım sözleşmesi nedeniyle davacı taraftan avans olarak ödendiği iddia edilen bir kısım çek bedelinin, malların eksik teslimi nedeniyle iadesi ve zamanında teslimat yapılmaması nedeniyle tazminat istemi, birleşen dava ise; borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan tüm deliller ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda ki tespitler uyarınca; taraflar arasında davalı tarafından davacıya seramik satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu ve ---- tarihli sözleşme imzalandığı, davacının bu ticari ilişki ve sözleşme kapsamında davalıya toplam -------- adet çek teslim ettiği ve vadesi geldiği için bir kısım çeklerin ödendiği, ancak davalının teslim yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmediği iddiasıyla asıl davada teslim edilmeyen seramik ürün bedelinin iadesi ile uğranılan zararın tazminini talep ettiği, birleşen davada ise avans mahiyetinde verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep ederek dava açtığı; davalı tarafın ise asıl davada öncelikle sözleşme içeriğine ve sözleşmede atılan imzaya itirazda bulunduğu, ancak sözleşme içeriğine itirazına rağmen sözleşmeye konu malların davacı tarafa teslim edildiği savunmasında bulunduğu, birleşen davada da yine sözleşmeye itirazla birlikte davaya konu çeklerin davacıya teslim edildiği savunmasında bulunduğu; uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, bunun üzerine her iki tarafın da ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz ettiği, Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora göre; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları, davacı ticari defterlerinde dava tarihinde davacının davalıdan ---- alacaklı gözüktüğü, davacı alacağının davalıya avans olarak verilen çeklerden kaynaklandığı, davalı ticari defterlerinde dava tarihinde davalının davacıya borçlu olmadığı gibi davalının davacıdan ---- alacaklı gözüktüğü, taraflar arasındaki --- ihtilafın --- davacının davalıya kestiği iade faturalarından, --- ise davalının davacı borcuna işlediği karşılıksız çeklerden kaynaklandığı, davacının davalıya verdiği ----çeklerin ödenmediği/karşılıksız olduğunun sabit olduğu, yani davalının------ çekleri davacı borcuna işlemesinin uygun olduğu, davalının davacıya ----fatura kestiği, davacının kabul edip ticari defterlerine işlediği faturalara 6 ay sonra itiraz ederek davalıya iade
faturası kestiği, davacının kestiği iade faturalarına davalının kanuni süresinde noter vasıtası ile itiraz ettiği,
taraflar arasındaki ihtilaflı --- faturaların --------kısmının vade farkı faturası olduğu, kalan ---faturaların mal alım/satımına ilişkin olduğu, davalı tarafından davacıya teslim edildiği iddia edilen ----mallara ilişkin olarak; dava dışı ---- davalıya kesilen bir kısım irsaliyelerin ibraz edildiği ve bu malların davacıya gönderildiğinin beyan edildiği, yine davalı tarafından direkt davacıya kesilen irsaliyelerin ibraz
edildiği, ibraz edilen irsaliyelerde teslim alan isim imzası olarak, araç plakası ve şoför isimleri yazılı olup, teslim alan imzası olarak da yine aynı kişilerin imzalarının olduğu, teslim alan kişilerin davacı çalışanı olup olmadığı veya
nakliye firması ise nakliye firması çalışanları olup olmadığının tespit edilemediği yönünde mali tespitlerin bildirildiği; Mahkememizce yapılan değerlendirmede; mal teslimine istinaden düzenlenen ve karşı tarafa gönderilen faturanın karşı tarafın defterine işlenmiş olmasının, fatura konusu malın teslim edildiği anlamına geldiği, yani
teslim edildiği yönünde fiili karine oluşturduğu, bu durumda davalı tarafından davacıya toplamda ---- bedelli ürünün teslim edildiği anlamına geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı daha sonra bu faturaların bir kısmı için iade faturası düzenlemiş ise de faturaların davacının defterlerine işlenmesinden yaklaşık 6 ay sonra düzenlendiği, davacı tarafın asıl davada malların teslim edilmediği iddiasını usulüne uygun olarak ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.Birleşen davada da davacı, davalı tarafa avans olarak verildiği ileri sürülen sıralı çekler karşılığı yine mal teslimi yapılmadığı ileri sürülerek bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iadesini talep etimştir.Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı TTK nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı TBK nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. -------Çekler hakkında uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır. ----- Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer -----Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çekin alındığını savunması da ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.
Somut olayda, davacı taraf çeklerin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı, bu suretle çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise, menfi tespit davasının yersiz olduğu savunmasıyla çekleri davacı tarafa iade ettiklerini iddia etmiş; tüm dosya kapsamı itibariyle davacı taraf davaya konu çeklerin avans olarak verildiğini ispat edememiş olup, esasen bu çekler üzerilerinde yazan tutar itibariyle teslim olgusuna karine olup ayrıca davalı tarafından teslimin ispat edilmesine gerek yoktur.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, dava konusu çeklerin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut ve kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ancak dava konusu çeklerin avans niteliği ve çeklerin belirli bir mal teslimine özgü olduğu hususu ispatlanamamıştır. Davacı tarafından davaya konu çeklerin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının hem asıl dosyada hem birleşen dosyada çekleri avans olarak verdiğini ve mal teslimi yapılmadığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve her iki dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı mahkememizce hatırlatılmış, davacı tarafça yemin metni sunulmuş ve davalı şirket yetkilisine meşruhatlı olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça yemin metnine itiraz edilmiş ve yemin metninin olaya ve dosya kapsamına uygun ve yeterli açıklıkta olması gerektiği ve mahkeme tarafından tespiti gerektiğinden mahkememizce asıl dava ve birleşen dava yönünden yemin metni hazırlanmış ve davalı şirket yetkilisi ----- tarihli duruşmada hazır olarak yemin edasını gerçekleştirmiştir.
Sonuç itibariyle; ispat yükü üzerinde olan davacı taraf hem asıl davada hem birleşen davada iddialarını ispatlayamamış olup; bu durumda Mahkememizce sübut bulmayan asıl davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)
:
1-Davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı reddine,
2- ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
a-) Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu sonucu kalan 43.109,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
b-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-) Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 md gereğince davalı vekili için tayin olunan 459.170,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
a-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu sonucu kalan 91.042,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
b-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 md gereğince davalı vekili için tayin olunan 705.140,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak, birleşen dosya davalına verilmesine,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!