Anahtar kelimeler: Kanal Müdürü Olmadan Bakırköy Basın Kesinlik Şartı Eksiklikleri Feshedildiğinden Sayisi
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 07.07.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 49. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.10.1996-30.06.2013 tarihleri arasında 5953 sayılı Basın İş Kanunu (5953 sayılı Kanun) kapsamında kanal müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 30.06.2013 tarihinde işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinden davalı hakkında Bakırköy 22. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin talepli dava açtıklarını, açılan davada kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bakımından ıslah yapmadıklarını ve davacının talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek işbu ek dava ile bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kayıtlara göre 30.06.2013 tarihinde davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını, bu nedenle davacının talep ettiği alacaklardan müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının taleplerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, daha önce davacı tarafından açılan ve kesinleşen dava dosyasında davalının, davacının alacaklarından sorumlu tutulduğu ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, talep edilen alacakların zamanaşımına uğramadığı ve davalının, davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olduğu, davalının bu hususlara yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; ancak davacının ücretinin daha önce davacı tarafından açılan ve kesinleşen davada tespit edilen ücret miktarı olan 40.000,00 TL olarak dikkate alınıp kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanması gerekirken Mahkemece davacının talebi doğrultusunda ücretin 78.278,21 TL kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalının bu husustaki istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği, 5953 sayılı Kanun'a göre çalışanların işçilik alacaklarına, yasada faiz başlangıcına dair özel hüküm olmadığından temerrüt tarihinden itibaren ve yasal faiz uygulanması gerektiği, eldeki davada bakiye kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davalının daha önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde hata bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Kıdem tazminatı bakımından hükmedilen tutara iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini,
b. İlk yargılamada faiz başlangıç tarihinin fesih tarihi olması gerektiği yönünde hüküm kurulduğunu ve hükmün kesinleştiğini,
c.İhbar tazminatı bakımından da ilk dava tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerektiğini,
d. Faiz başlangıçlarının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını,
b. Kayıtlara göre davacının çalışmasının başka bir şirkette olduğunu, müvekkili davalıda çalışmasının olmadığını ve müvekkilinin talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, alacakların hesaplanması, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve hükmedilen faiz başlangıç tarihlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!