Anahtar kelimeler: Sargısı Airbag Çıta Kaskolanan Panjur Far Kodlama Tampon Takviyesi Kaporta

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin araç tamir işlemleri yapan bir firma olduğunu, davalı sigorta şirketinin ...numaralı poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı... model aracın 08.08.2024 tarihinde davacı şirkete gelerek tamir işlemleri yapıldığını, davacı şirket davalı şirket tarafından kaskolanan ... plaka sayılı araca "Ön panjur takviyesi, ön tampon, ön tampon çıta, sürücü airbag, sol far, airbag sargısı, kaporta işçiliği, boya işçiliği, elektrik işçiliği, airbag montaj ve kodlama işçiliği" işlemleri yapıldığını, davacı şirket tarafından işbu işlemlerin bedeline ilişkin 05.10.2024 tarihli ... numaralı ve toplam 46.683,14 TL bedelli fatura kesilip, davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın tüm bildirimlere rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenle ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 46.683,14-TL borç nedeniyle icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından 03.04.2025 tarihinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini ve yasal takip sürecinin durduğunu, borçlunun itirazında; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, davalı ile arabuluculuk görüşmelerine başlandığını, ... Arabuluculuk Bürosu ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk numaralı anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilmiş bulunan Anlaşmalı Servis Sözleşmesi'nden kaynaklandığını, davacı tarafından tamamen tek taraflı olarak, hiçbir somut dayanak, hesaplama yöntemi ve açıklayıcı bilgide bulunmaksızın doğrudan müvekkili şirkete yöneltilen alacak talebi, hem hukuki hem de matematiksel açıdan dayanaksız, belirsiz ve ispat yükümünün gereği gibi yerine getirilmediği bir talep niteliğinde olduğunu, Mahkeme kararlarında yalnızca faturaların varlığı alacağın varlığını kanıtlamadığını, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, davaya konu alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiği için likit olmadığını ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek huzurdaki davanın reddini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf, davalı sigorta şirketinin ... numaralı poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı ... Marka Kango 2017 model aracın 08.08.2024 tarihinde tamir işlemlerinin yapıldığını, davalıya işbu işlemlerin bedeline ilişkin 05.10.2024 tarihli ... numaralı ve toplam 46.683,14 TL bedelli fatura kesilmiş, davalı tarafa tebliğ edilmiş ve davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı Dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir...18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Şti., borçulunun dosyamız davalısı ...A.Ş olduğu, olduğu alacak kaleminin faturadan kaynaklı 46.683,14 TL olduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ███████-1634 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ve davalıya hizmet sunduğunu ispatlamak durumundadır.Dosya davacı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda; Dava dosyası ile ilgili davacı ... Tic.Ltd.Şti. 2024-2025 yılı ticari defter ve belgelerin tetkikinde;- 31.12.2024 tarihi itibariyle ...A.Ş. cari hesap bakiyesinin 9.275,85 TL olduğuna, dava tarihi itibariyle de cari hesap bakiyesinin 9.275,85 TL olduğu, diğer ifade ile davacının, davalıdan 9.275,85 TL alacaklı olduğuna dair rapor sunmuştur.Bilirkişi raporunun incelenmesinde davacı defterlerinde icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle davalı borçlunun davacıya borcunun 9.275,85 TL olduğu, tarafların takip tarihinden sonrada açık hesap olarak çalıştıkları ve dava konusu faturanın düzenlenmesinden sonra davalı tarafın ödemeler yaparak neticen davalının davacıya 9.275,85 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafa ticari defter, kayıt ve belgelerin inceleme gününde hazır edilmesi ve yerinde inceleme talebi var ise inceleme gününe kadar defterlerin bulunduğu adresi, iletişim bilgilerini ve yerinde inceleme talebine ilişkin dilekçeyi mahkememize sunmasının istenilmesine, aksi takdirde ibrazdan ve delille dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmesine rağmen davalı taraf defter sunmamıştır.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Davalı taraf defter incelemesinde ticari defterlerini ibraz etmediğinden davacının ticari defterleri HMK 222/3 maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup, davacının defterleri üzerinden yapılan incelemede ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.275,85 TL TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmiştir ve icra takibi tarihinde davacının davalıdan 9.275,85 TL TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 18.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 9.275,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 9.275,85 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, alacak alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE ile, Davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 9.275,85TL üzerinden devamına, asıl alacak 9.275,85TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.275,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 37.407,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 5.755,00 TL yargılama giderinin kabul-ret oranı dikkate alınarak 1.143,52 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerine bırakılmasına,7-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 914,02 TL'nin davalıdan, 3.685,98 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,9-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.Maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır