Anahtar kelimeler: İşletin Baskınına Sonuçsuz Bulunurken Aracına Hasara Otoparkta Reeskont Maruz Hasarlı

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... İşletmesine işletin ve davalı sigorta şirketinin sigortaladığı otoparkta bulunurken 17.08.2019 tarihinde su baskınına maruz kaldığını, zararın tazmini için işletme ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin aracına 23.000,00 TL tamir masrafı yaptığını, hasara uğrayan aracın ancak hasarlı olarak 29.11.2019 tarihinde 61.000 TL'ye satıldığını, aracın kasko değerinin ise yaklaşık 109.000 TL olduğunu, araçta 40,000,00 TL. tutarında değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek, 23.000,00 TL onarım bedelinin hasar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline, değer kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili savunmasında özetle; talebin zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürüldüğünü, iktisadi işletmenin tüzel kişiliği bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilin cari mevzuata uygun şekilde vakıf senedinin birinci maddesinde yazılı amaçla faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu yerde kiracı olduğunu, kira sözleşmesine göre ...'nin bu yeri belediyeye devir etmesi nedeniyle tüm sorumluluğun belediye işletmesinde olduğunu, su baskınlarının önlenmesi için gerekli işlemler, duvar ve tertibatın belediye tarafından alınması gerektiğini, müvekkilinin Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi kapsamında işlettiği otoparkı 13.05.2019-13.05.2020 tarihleri arasında sigortaladığını, hasarın mücbir sebepten kaynaklandığını, hasarın sel baskını sebebiyle meydana gelmesi nedeniyle doğal afet kapsamında olduğu, olayın ani bir şekilde çok aşırı, afet derecesinde yağan yağmurun ... bölgesinde, 2-3 metre göl olacak şekilde yükselmesi sonucu duvarı aşıp otoparka girmesi sonucunda meydana geldiği ve bu durumun önlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faiz talep edilemeyeceğini, araç değer kaybının talep şartlarının gerçekleşmediğini, davacının kusurlu hareketleri sebebiyle zararına sebebiyet verdiği, oluşabilecek sel tehlikesine karşı davacı ve diğer otomotiv sahiplerinin uyarıldığını, araçlarını çekmelerinin söylendiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.08.2019 tarihinde aşırı yağmur nedeniyle diğer davalının iktisadi işletmesinin işlettiği otoparkta su baskını meydana geldiği ve davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, başvuru üzerine müvekkilince açılan hasar dosyasında, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, otoparkın Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, hasarın tespiti için ... Başkanlığı ... Yakası ... Müdürlüğü tarafından 20.08.2019 tarihinde rapor düzenlendiği, bu raporda hasarın ... ilçesinde meydana gelen yoğun yağışlardan kaynaklandığının belirtildiği, rapor ve yağışın yoğunluğu dikkate alındığında, yağışın normal seyrinde ve önceden tedbir alınabilecek derecede olmadığı ve mücbir sebep kapsamında olduğu tespit edildiğini, mücbir sebepten kaynaklı zararlardan sorumluluğun doğmayacağını, bu sebeple müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kaydı ki bu hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunu, su hasarlarına yönelik teminatlarda 50.000 Euro olmak üzere sigorta bedelinden %5'i muafiyet öngörüldüğünü, hasarın poliçedeki muafiyet tutarının altında kalması nedeniyle teminat dışı kaldığını, ayrıca zararın poliçede bulunan 'Otopark Sorumluluğu' teminatı dışında olduğunu, aracın otoparka giriş-çıkış kayıtları bulunamadığını, davacının resmi kayıtlara ilişkin herhangi bir belgeyi müvekkiline sunamadığı, hasar şeklinin bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, saklama sözleşmesi ile davalı vakfın otoparkına teslim edilen araçta sel baskını sonucu oluşan hasar bedelinin, saklayan ve onun sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin bir maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizin █████/2022 tarih ... sayılı ilamı ile "1-Davanın Kısmen Kabulüne, Davacıya ait araç için 23.000,00-TL onarım bedeli ve 27.500,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 50.500,00-TL alacağının kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine" karar verilmiş, verilen karar davacı vekili ile Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar nolu █████/2026 tarihli ilamı ile "...Davacı, davalı ... tarafından işletilen otoparka adına kayıtlı olan ... plakalı aracı saklama sözleşmesi kapsamında teslim etmiştir. 17.08.2019 tarihinde aracın bulunduğu otoparkta meydana gelen yangın sonucu oluşan hasar bedeli ile değer kaybı tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı ise, hasarın oluşmasında kusuru bulunmadığını, yağan yağmurun mücbir sebep ölçüsünde olması nedeniyle eylem ve illiyet bağının kesildiğini savunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-22 E █████████ K 16.05.2018 tarihli karar gerekçesinde belirtildiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi, sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 73/1. maddesinde; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüketici sözleşmesinde iki taraf mevcut olup, zıt amaçların güdülmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla satıcı ve sağlayıcı tanımında da yer verildiği gibi satıcı ve sağlayıcının işlem yaparken ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmesi, karşısında yer alan kişinin ise bunun tersine bir amaçla yani ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket etmesi gerekir.
Tüketici mahkemesinin görevli olması için öncelikle uyuşmazlığın bir tüketici uyuşmazlığı olması gerekir. Hangi tür uyuşmazlıkların tüketici uyuşmazlığı olduğu ise dava konusu işlem veya uygulamanın taraflarından birinin tüketici, diğerinin ise girişimci/satıcı/sağlayıcı olmasına göre belirlenmektedir.
Hâl böyle olunca, davacının, davalı vakfın iktisadi işletmesinden saklama hizmeti aldığı, davacının aracının özel kullanıma tahsis edilmiş araç olduğu, davacının tacir olduğuna yahut mesleki amaçla hareket ettiğine ilişkin bir iddia veya kanıt bulunmadığı, bu durumda davacının tüketici olduğu ve taraflar arasındaki saklama sözleşmesi ilişkisinin, tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesine göre tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade eder.
Yine anılan Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesi uyarınca ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu incelemesi aşamasında da kendiliğinden dikkate alınmalıdır.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşıldığından, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
..." gerekçesi ile kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin ████████ Esas ████████ Karar nolu █████/2026 tarihli kaldırma ilamı üzerine dosya mahkememizin ████████ esasına kaydedilmiş olup, anılan kararın 2. Maddesine göre dosyanın, görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinden görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:
1-İş bu davanın İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,
Dair tarafların/vekillerin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!