Anahtar kelimeler: Sıhhi Satmış Satımdan Satımı Yapımı Tesisat Edimini Esaskarar Kayseri Ödemediğini

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
:...HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkili şirketin, sıhhi tesisat malzemeleri satımı ve yapımı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin davacı şirketten sıhhi tesisat malzemeleri aldığını, davacı şirketin, davalı ile aralarında ticari alım - satımdan kaynaklı edimini yerine getirdiğini, yani satmış olduğu malzemeleri teslim ettiğini ve buna karşılık davalı şirketin aşağıda tarih ve sıra numaraları belirtilen fatura bedellerini ödemediğini, davalı şirket tarafından ödenmeyen 23 adet fatura olduğunu, delil olarak karşı tarafın ticari defterlerine dayandıklarını, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve müvekkiline mal teslim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı şirket tarafından 23 adet fatura bedelinde gösterilen tutarın ödenmemesi sonucu fazlaya ilişkin hakkı saklı kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL'nin ticari işlerde uygulanacak faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davacının müvekkili şirket nezdinde talep edebileceği hiçbir alacağı bulunmadığını, taraflar arasında vaki ticari ilişki davacı tarafından tanzim edilen faturaların müvekkili şirket tarafından ticari defterlere işlenmesi ve bunların karşılıklarının ticari defter kayıtlarına işlenmesi fiilen ve hukuken mümkün olmayan türden ödenmiş olunması fırsat bilinerek bilinçli ve kötü niyetli bir şekilde delil olarak münhasıran müvekkiline ait ticari defter kayıtlarına dayanıldığını, davacı şirket ile müvekkili arasında vaki ticari ilişkinin devam ettiği dönemde davacının ödeme güçlüğü içerisine düşmesi, ekonomik olarak zor bir duruma girmesi, hakkında sayıca fazla icra takibinin ikame edilerek haciz işlemlerine maruz kalması nedeniyle davacı tarafın bir kısım faturalar yönünden müvekkilinden olan alacaklarının aynî olarak daire tapusu ve araç devirleri ile gösterdiği başkaca kişilere ödenmesini istediğini, davacının müvekkilinden olan alacaklarının belirtildiği şekilde başkaca üçüncü kişilere ödenmesini istemesinin altında yatan sebebin davacı şirketin mali yönden içerisinde bulunduğu olumsuzluklar nedenine dayandığı ise vekil eden şirket tarafından söz konusu üçüncü kişilere yapılan devirler gerçekleştikten sonra öğrendiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından bahse konu olan faturaların karşılığı ödemeler aynî şekilde davacının gösterdiği üçüncü kişilere yapıldığını, aradaki güven ve devam eden ilişki nedeniyle bu hususta davacıdan bir yazı ya da belge alınmadığını, gelinen safhada davacının tabiri caiz ise borca battığının öğrenilmesi ve taraflar arasında var olan güvenin yok olması üzerine müvekkili tarafından davacıdan bu devirlerin borç ödemesi olarak yapıldığının ispatı kapsamında bir yazı alınmak istenildiğini ve talepte bulunulduğunu, davacı şirket yetkilisinin aksi bir tutum içerisine girerek işbu eldeki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın davasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Mahkememizce bozma kararı öncesi toplanan deliller;Davacı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi mahkememize bildirdiği, dosyanın bu haliyle bilirkişiye tevdii edildiği, dosyanın ve raporun mahkememize sunulduğu, görülmüştür.Bilirkişi ...'den alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2018-2019-2020 yılı yevmiye-kebir-envanter (2020 yılı hariç) defterlerini ibraz ettiği, mübrez defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ancak; 1-kapanış tasdikine tabi yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığından, 2-2020 yılı envanter defter ibrazının olmadığından ve mübrez kebir ve envanter defterlerinin yazılı olmadığından; defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamadığından; davacı defterlerinin sahibi lehine delil kudretinin olmadığı tespit edilmiştir.Davalının 2018-2019-2020 yılı yevmiye-kebir-envante defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ancak defterlerin fiziki olarak ibrazı olmadığından içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamamıştır. Davalının 2021-2022- yılı yevmiye ve kebirin e-defter olduğu ancak defterlerin dijital olarak ibrazı olmadığından içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamamıştır. Davalının 2021-2022 yılı envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ancak defterlerin fiziki olarak ibrazı olmadığından içerdiği kayıtların birbirini doğrulama teyidi yapılamamıştır. Tüm bu tespitler doğrultusunda davalı defterlerinin sahibi lehine delil kudretinin olmadığı tespit edilmiştir.Mübrez belgelere göre
: Davacının davaya konu ettiği tüm faturalar toplamının 702.794,82-TL olduğu, bu faturaların davacı ve davalı defterinde kayıtlı olduğu, tarafların form BA ve BS lerinde bildirildiği tespit edilmiştir. Davalıya düzenlenen ve takibe konu edilmeyen ...-Nolu 105.787,00-TL bedelli faturaya karşılık davalının ...-Nolu 105.787,00-TL bedelli iade faturası düzenlediği, her iki faturanında taraf kayıtlarında yer aladığı dolayısı ile bu faturaların borç ve alacağa konu edilmeyeceği tespit edilmiştir.Davacı kayıtlarında davaya konu faturalara karşılık tahsilat kaydı görünmez iken, davalı kayıtlarında muhtelif tarih ve tutarlarda, muhtelif ödeme türleri görünmektedir. Bankadan yapılan ödemelerin toplam 5.000,00-TL iade olarak davacı alacağında görünmektedir. Davacıya ödeme olarak görünen ödemelerden iade olarak görünen 5.000,00-TL çıkarıldıktan sonra kalan 119.500,00-TL ödeme ve diğer ödeme türlerine ait ispata yarar belgeye rastlanmamış olup ödeme detayları ise; davacı defterine göre davalının 702.794,82-TL borçlu göründüğü, davalı defterine göre davacının 6.879,60-TL borçlu göründüğünün tespit edildiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu , davalı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi ...'den alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı defterlerindeki eksikliklerin yerinde incelenerek tespit edilerek 13.04.2023 tarihli duruşmanın 8 nolu ara kararının yerine getirilmesi amacıyla bilirkişiye tevdii edildiği, davacının bildirdiği mali müşavir ile iletişime geçilerek adrese tekrar gidilmiştir. Gerekçe ve süreç anlatılarak defter ibrazı tekrar istenmiştir. Ancak ne fiziki ve e-defter ibrazı yapılmamıştır.Davalının ibraz ettiği belgeler kök raporda değerlendirilmiş olup, söz konusu belgelerin ticari defter kayıtları ile uyumlu olup olmadığının tespiti ticari defter ibrazı olmadığından yapılamamıştır.Kök rapordaki tespit, değerlendirme ve kanaatimde bir değişiklik olmadığı, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. E davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu, davalı .... San. Tic. Ltd.Şti vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi ...'den alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Davalının 2018-2019-2020-2021-2022 yılı yevmiye-kebir-envanter defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir.Yukarıda detayları verildiği üzere hesaplamada dikkate alınmayacaklar dışında davacı hesabının borcuna kayıtlı olan ödemeler toplamı 594.500,00-TL ve banka müzekkere cevaplarından davacıya ödeme olarak yapılan ancak davalı kayıtlarında davacıya yapılan ödeme olarak görünmeyen ödemeler toplamı 205.990,00-TL olmak üzere davalının davacıya toplam 800.490,00-TL (594.500,00+205.990,00) ödeme yaptığı hesap ve tespit edilmiştir. Davaya konu faturalar toplamı ise 702.794,36-TL olduğu hesap ve tespit edilmiştir.Yapılan bu hesap ve tespitlere göre dava tarihi 17.10.2022 itibari ile davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davalının davacıdan 97.695,64-TL alacaklı olduğu, ancak davalı kayıtlarında davalının davacıdan 6.879,60-TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği, kanaatinde olduğunu bildirmiştir.Bilirkişi raporunun █████/2024 tarihinde mahkememize sunulduğu, taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2024 tarihinde bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarını sunduğu, davalı vekilinin █████/2024 tarihinde bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarını sunduğu görülmüştür.Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda █████/2024 tarih ve ...sayılı gerekçeli karar ile;"-Davanın reddine, ..." kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Kayseri 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih...ayılı karar ilamı ile;'' Davalı, fatura bedeline mahsuben davacıya ödeme yaptığını savunmuş, ilk derece mahkemesine bilirkişi tarafından sunulan ilk raporda davacının dava konusu ettiği faturalar toplamının 702.794,82 TL tutarında olduğu, davaya konu bu faturaların davalı şirket defterlerine işlendiği, davalının 119.500,00 TL ödeme ve diğer ödemelerine ait ispata yarar belgenin bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi ek raporunda ise davalının ödemelerinin 800.490,00 TL olduğu belirtilmişse de tevsik eden belgenin bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda davacının davaya konu faturalardaki malları teslimi ispat ettiği anlaşılmış, davalının ödemelerini ise ispatlar belgelerin (tevsik eden kayıtların) yeterince tereddüte mahal vermeden ortaya konulmadığı görülmüştür. Buna göre davalının verdiği senetlerin, banka ödeme dekontlarının ilgili bankalardan sorularak ödenip ödenmediği, ödenmişse kime, ne miktar ödendiği üzerinde durulması, aynı zamanda davalının ödemesi olarak dikkate alınan tapu kayıtlarının-taşınmazların neye göre ödeme olarak göz önüne alındığı, davacı ile ilgisinin de ödeme yaptığını savunan davalı tarafça ispatı gerekmekte olup bu konuda davacının yazılı talimatının olup olmadığının ortaya konulması amacıyla dosyaya rapor sunan bilirkişi dışında bir mali müşavirden rapor alınması ve son olarak ispat yükü üzerinde olan davalının yemin delilline dayandığı nazara alınarak davacıya yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılarak hüküm tesisi gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırı' olmuştur' gerekçesi ile mahkememiz kararın kaldırıldığı anlaşılmış iade edilen dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.Mahkememizce kaldırma kararı öncesi toplanan deliller;Tüm deliller toplandıktan sonra taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi Prof. Dr. ...'ın █████/2025 tarihli raporunda özetle;Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler, davacının dosyaya sunulan ticari defterleri, davalının dosyadaki muavin defter kayıtları ve daha önce alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir:1. Davacının davalıya 702.794,82 TL tutarında fatura düzenlediği ve bu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalar yönünden taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu tespit edilmektedir.2. Davalının ödeme iddiaları incelendiğinde senetle 50.000 TL ve banka havalesi ile 343.190 TL olmak üzere toplam 393.190 TL ödeme tespit edilmektedir.3. Davacının davalıya düzenlediği ve taraf kayıtları ile uyumlu olan fatura bedellerinden ispatlanan ödeme tutarları düşüldüğünde davacının davalıdan 702.794,82 TL - 393.190 TL = 309.604,82 TL alacağı hesaplanmaktadır.4. Davalının taşınmaz devri ve araç devri yoluyla ödeme iddialarına ilişkin davacının talimatını gösteren herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Mahkememizce geçen celse davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda kesin süre verildiği, davalı tarafça herhangi bir yemin metni sunulmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, faturadan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, █████/2009 gün ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir.Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce istinaf karar ilamı doğrultusunda eksik ikmali için gerekli delillerin toplandığı ve akabinde mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, raporda da tespit edildiği üzere, davacı tarafın davalı tarafa toplam 702.794,82 TL tutarında fatura düzenlediği faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlandığının karar ilamı uyarınca kabulü gerektiği, davalı tarafın ödemeleri ispatla yükümlü olduğu, ancak davalı tarafın senet yolu ile 50.000,00 TL, çeşitli banka ödemeleri ile 343.190,00 TL olmak üzere toplam 393.190,00 TL ödeme yaptığı ancak çekle ödeme iddiasında bulunsa da söz konusu çeke ilişkin karşılıksız işlemi yapıldığı, taşınmaz ve araç devri yolu ile faturalara istinaden ödeme yaptığına ilişkin ise ispata elverişli delil ibraz edemediği, mahkememizce davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ancak bu delile başvurmadığı, mevcut dosya kapsamına göre davalı tarafın davacıya 309.604,82 TL borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davacı tarafça davalı taraf davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslah ile artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın kısmen kabulü ile; 309.604,82-TL'nin 20.000,00-TL'sinin dava tarihi olan █████/2022 tarihinden kalan 289.604,82-TL'sinin ise ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 21.149,11-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 341,55-TL peşin harç ve 11.665,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.006,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.142,56-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 687,23-TL'sinin davalıdan bakiye 872,77-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 341,55-TL peşin harç ve 11.665,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.006,55-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve başvurma harcı olmak üzere toplam 4.460,10-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.964,83-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 2.495,27-TL'nin kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.797,32-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye 2.202,68-TL'nin kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 49.536,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 62.910,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır