Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Fiilden Yazildiği Başkan Memuru Anonim İflas Katip Adana

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av.İFLAS İDARE MEMURU
: ... İFLAS DAİRESİ ... İflas Dairesi İcra Müdürlüğü (███████ İflas Sayılı Dosyası) Merkez/ ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı ... Plastik İmalat İhr. Paz. San. Tic. Ltd. Şti., Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. abonesi iken 05.09.2018 tarihinde, davalı tarafından ödemesi gereken elektrik faturaları gerekçe gösterilerek elektriğin kesildiği, yapılan işlemin haklarında derdest iflas erteleme davasında verilmiş olan tedbir kararına aykırılık teşkil ettiği, halihazırda mevcut tedbir kararı yanı sıra kesilen enerjinin müvekkili tarafından açılmadığı ortada iken, davalı tarafından kaçak tüketim olduğundan bahisle davaya konu 26.10.2018 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı ve 26.10.2018 tarih, ... numaralı ve 220.218,98 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, hesaplamanın kaçak tarife üzerinden yapılmak suretiyle haksız şekilde fazla ödeme alındığı, şirketin iflas erteleme sürecinde olması, iktisadi açıdan zor zamanlar geçirmesi ve işlerin aksayarak daha büyük mağduriyet yaşamaması için ve bilhassa davalının elektriği açmama tehdidi karşısında davalı şirkete ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığı, normal tüketim tarifesinden hesaplanarak talep edilmesi gereken tüketim bedeli, kaçak tüketim tarifesinden hesaplanmak suretiyle kendilerinden enerji kesme tehdidiyle tahsil edildiği için fazla tahsil edilen bedelin hesaplanarak kendilerine iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: ... numaralı tesisata düzenlenen 2 adet tutanağın bulunduğu, dava konusu olan olan 2. Tutanağın kesik elektriğin açılması nedeni ile tutulduğu, kesinlen elektrik hattının davacı şirketin kendi elektrikçisine yaptırma gibi bir bilginin taraflarınca bilinmediği, hattan kesilmiş olmasına rağmen hat bağlantısını yaptıkları için enerjinin davacı şirkete de gittiği, daha sonra borcu ödedikleri için 27.███████ tarihinde hat bağlantısı yapılmak üzere adrese gidildiğinde bu durumun fark edildiği ve tutanak altına alındığı, tutanağın düzenlenmesinin sebebinin hattan kesin yerin hat bağlantısını yetkili kurum veya şirket haberi dışında kendilerinin yaptırmasının olduğu, davacı tarafın dayanağı ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████ Esas, sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının █████/2018 tarihinde aynı mahkemece kaldırıldığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava devam ederken iflası nedeniyle yukarıda bahsedilen kararda da belirtildiği üzere davanın 2. Alacaklılar toplantısına kadar durmasına karar verildiği, bu aşama tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edildiği, taraflar arasındaki abonelik ilişkisinin █████/2006 tarihinde başladığı ve halen devam ettiği, davacı şirketin elektriğinin █████/2018 tarihinde davalı tarafından kesildiği ve █████/2018 tarihli, 220.218,98 TL bedelli Kaçak Elektrik Tutanağı düzenlendiği, ... Asliye Ticaret mahkemesinin ████████ E dosyasında █████/2016 tarihinde ara kararla A-b bendinde "borçlu şirkete ait işyerinin doğmuş borçlarından dolayı ,elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi zorunlu ihtiyaçların kulanıma kapatılmasının tedbiren durdurulmasına" karar verildiği, aynı mahkeme tarafından █████/2018 tarihinde tedbirin kaldırıldığı, tedbir kararının uygulandığı dönem aralığında davacının elektriği haksız yere kesildiğinden kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenemeyeceği, davacının kullanımın normal tarifeden ayrıca tahakkuk ettirilen bir fatura ile tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının 220.218,98 TL bedelli Kaçak Elektrik Tutanağından sorumlu olmadığı fakat taleple bağlı kalınarak davacı tarafından haksız yere ödenen 150.000,00 TL bedelin istirdadına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dava 6100 sayılı HMK döneminde, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeksizin fazlaya dair haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılmıştır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü mümkün değildir. Kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabilir, Talep artırım dilekçesi ise belirsiz alacak davasına konu olur. Bu nedenlerle davacının talep artırım dilekçesi olarak verilse de niteliği gereği ıslah dilekçesi olan █████/2023 tarihli dilekçeye 2. kez ıslah yapılamayacağından itibar edilmemiştir.Davanın KISMEN KABULÜ İLE,150.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...." karar verilmiştir.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri ve itirazlar sonucu alınan ek raporlarla davanın haklılığının ortaya konulduğunu, dava değerinin teknik hesaplamalar sonucu belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kusur olmaksızın dava değerinin iki kez artırılmak ve harcın tamamlanmak zorunda kalındığını, belirsiz alacak davasında değer artırımına hukuken engel bulunmadığını, yerel mahkemenin davanın kısmi dava olduğu ve ikinci kez ıslah yapılamayacağı yönündeki değerlendirmesinin isabetsiz olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli kararı uyarınca belirsiz alacak davasında ikinci kez bedel artırımına engel bulunmadığını, davanın tam kabulü yerine kısmi kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kısmi kabul kararı verilmesine rağmen taleple bağlılık gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı tarafından açılan sebepsiz zenginleşme davasında, mevcut bir icra takibi bulunmaksızın yapılan ödemenin istirdadının talep edildiğini, ancak yerel mahkemece kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın 15.07.2018 tarihinde 1.000,00-TL tutarındaki ödemeyi icra baskısı altında yapmadığını, bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin talep edildiğini, davacı şirketin sunduğu ödeme dekontlarında ödemeyi yapan tarafın ... Ticaret Siciline kayıtlı ... İnşaat Pazarlama Sanayi Ve Tic. A.Ş. olduğu, davacı ... Plastik İmalat İhr. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin malvarlığı fakirleşen taraf sıfatını taşımadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, sebepsiz zenginleşme davasının kişisel nitelikte olduğu ve zenginleşen kişiye karşı açılması gerektiğini, davacı şirketin ödeme yaptığına dair herhangi bir delil sunmadığını, taraf sıfatının maddi hukuk kurallarına göre belirlendiğini, sebepsiz zenginleşme davasının tali nitelikte olduğu ve başka hukuki yolların bulunduğu durumlarda açılamayacağını, davacı şirketin mühür fekki suretiyle kaçak elektrik kullandığını, 24.11.2016 ve 05.09.2018 tarihlerinde borç nedeniyle kesilen enerjinin mühür fekki yapılarak kullanıldığını, bu işlemler neticesinde 73.923,71 TL ve 220.218,98 TL tutarlarında kaçak elektrik faturalarının oluştuğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan hesaplamalarda herhangi bir hata bulunmadığını, EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca usule aykırı hareket edenin davacı olduğunu beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle fazladan yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, █████/2021 tarihli Elektrik Mühendisi bilirkişi raporu, █████/2022 tarihli ek bilirkişi raporu ve █████/2023 tarihli 1 Elektrik Mühendisi 1 Mali Müşavir bilirkişi heyetinden ek heyet raporu alınmış, ek heyet raporu hükme esas alınarak" Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 150.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dava konusu borcun dayanağını oluşturan █████/2018 tarihli tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan █████/2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde;Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleriMADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.Kaçak elektrik enerjisi tespit süreciMADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.b) (Değişik
:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır.c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir.(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.(4) (Değişik
:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir.(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.(6) (Mülga
:RG-20/2/2021-31401)(7) (Değişik
:RG-20/2/2021-31401) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır.Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasıMADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süreMADDE 45–(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a)42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c)42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;a) Meskenlerde; 5 saat,b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.Mahkemece dosya kapsamında alınan Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafından 26.10.2018 tarihinden itibaren 24.02.2020 tarihleri arasında 251.717,22 TL olan ödemenin kendince yapılan hesaplama neticesinde elde edilen 26.10.2018 tarih ve ... numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı ile ilgili oluşan kaçak elektrik tahakkuk tutarının 191.883,68 TL için olduğunun kabul edildiği, davacının 59.833,54 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Mahkemece dosya kapsamında alınan Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "█████/2018-█████/2018 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanım faturasının 178.982,34 TL olduğu, █████/2018 tarihli ve █████/2018 son ödeme tarihli normal tüketim faturasının 79.572,92 TL tutarında olacağı, █████/2018 tarihli kaçak tutanağına istinaden oluşturulan kaçak faturası ile kaçak işleminin de iptale edilmesinin gerektiği" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Mahkemece dosya kapsamında alınan Mali müşavir bilirkişi ... ve Elektrik Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; "Davacının kaçak elektrik kullandığının kabulü halinde davalıdan 61.742,55 TL alacağının olduğu, kaçak elektrik kullanmadığının kabulü halinde ise davalıdan 170.952,78 TL alacağının olduğu, davacı tarafın ıslahla 150.000,00 TL olarak bağlı kaldığından, bu rakam üzerinden alacağının olduğu" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf itirazlarına yönelik yapılan değerlendirme;HMK'nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. HMK'nın 346. maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilmemiş ise █████/1990 tarih, 1989/3 Esas -1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kıyasen uygulanması sonucu aynı Kanun'un 352. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinde 3.000,00TL'yi geçmeyen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 44. maddesiyle 6100 sayılı HMK'na getirilen ek madde gereğince bu miktara yeniden değerlendirme oranı uygulandığında kesinlik sınırının 2024 yılında 28.250,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi; anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir.Buna göre; karar tarihi olan █████/2024 itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL olup davacının istinaf konusu yaptığı reddedilen miktarın 20.952,78 TL olduğunun görüldüğü, HMK'nın yukarıda atıf yapılan 341/4. maddesine göre mahkemenin verdiği kısmen red kararın kesin olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf itirazlarına yönelik yapılan değerlendirme;Dosyanın incelenmesinde; davacının dava devam ederken iflası nedeniyle davanın 2. Alacaklılar toplantısına kadar durmasına karar verildiği, bu aşama tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edildiği, taraflar arasındaki abonelik ilişkisinin █████/2006 tarihinde başladığı ve halen devam ettiği, davacı şirketin elektriğinin █████/2018 tarihinde davalı tarafından kesildiği ve █████/2018 tarihli, 220.218,98 TL bedelli Kaçak Elektrik Tutanağı düzenlendiği, ... Asliye Ticaret mahkemesinin ████████ E dosyasında █████/2016 tarihinde ara kararla A-b bendinde "borçlu şirkete ait işyerinin doğmuş borçlarından dolayı ,elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi zorunlu ihtiyaçların kulanıma kapatılmasının tedbiren durdurulmasına" karar verildiği, aynı mahkeme tarafından █████/2018 tarihinde tedbirin kaldırıldığı, tedbir kararının uygulandığı dönem aralığında davacının elektriği haksız yere kesildiğinden kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenemeyeceği, davacının kullanımının normal tarifeden ayrıca tahakkuk ettirilen bir fatura ile tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının 220.218,98 TL bedelli Kaçak Elektrik Tutanağından sorumlu olmadığı ve davalıdan 170.952,78 TL alacağının bulunduğu,fakat dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeksizin fazlaya dair haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği gözetildiğinde, mahkemece davacının █████/2023 tarihli dilekçesine 2. kez ıslah yapılamayacağından itibar edilmediği, hal böyle olunca taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davalıdan 150.000,00 TL alacağı bulunduğunun kabulü gerektiği, tüm bu hususların dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile sabit olduğu, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuki denetime uygun ve açık olduğu, dolayısıyla mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b.1 gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun (kararın kesin olması nedeniyle) HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden REDDİNE,3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacıdan peşin alınan 615,40 TL İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davalı bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık, davacı bakımından kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır