Anahtar kelimeler: Granül Vkn Pvc Sgkya Harçlandırma Plastik İhyası Nöbetçi Sunmuş Sonlandırmış

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin dava dışı ... Plastik Pvc Granül Ltd Şti VKN:.... nezdinde █████/1999 -█████/2002 tarihleri arasında fiilen çalıştığını ancak Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde sigortalı olarak bildiriminin yapılmadığını, müvekkilinin, çalıştığı dönemin sigortalılık süresinin tespiti amacıyla 5510 sayılı Kanun uyarınca SGK’ya karşı Bakırköy .... İş Mahkemesi .... esas sayılı dosyasından sigortalılık tespiti davası açıldığını, ancak yapılan incelemede, müvekkilinin çalıştığı şirketin faaliyetinin sonlandırmış olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle, sigortalılık tespiti davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve davanın esasına girilebilmesi ve karar verilmesi için, şirketin ticaret sicilindeki kaydının ihya edilmesine karar verilmesinin gerektiğini, Bakırköy ... iş Mahkemesince ihya davası açmak için kendilerine 1 aylık süre verildiğini, bu nedenlerle taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ticaret sicilinden terkin edilmiş olan dava dışı şirketin ihyasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı sicil müdürlüğü vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
:
Dava, hukuki niteliği ve yasal dayanağı itibarıyla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi kapsamında açılmış, ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin tüzel kişiliğinin belirli bir işlemin (ek tasfiye) tamamlanabilmesi amacıyla yeniden kazandırılması (ihya) ve bu hususun ticaret siciline tescili istemine ilişkindir.
Dosya arasına celp edilen ... kayıtlarının incelenmesinde; ... sicil numarasında kayıtlı "TASFİYE HALİNDE .... PLASTİK P.V.C. GRANÜL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ"nin en son tescil işlemini █████/2010 tarihinde gerçekleştirdiği ve tasfiye sürecinin tamamlandığı gerekçesiyle sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 547/1. maddesi uyarınca ek tasfiye (ihya) davalarında, şirketin terkin edilmeden önceki merkezinin bulunduğu yer mahkemesi "kesin yetkili" mahkemedir. Şirketin terkin öncesi son merkez adresinin Zeytinburnu/İstanbul olması nedeniyle, mahkememizin yargı çevresi içerisinde kaldığı ve kesin yetki şartının (HMK m. 114/1-ç) sağlandığı saptanmıştır.
Tüzel kişiliğin sona ermesi kurumu, akademik ve dogmatik bağlamda incelendiğinde; salt sicil kaydının silinmesinden ibaret şekli bir işlem değildir. 6102 sayılı TTK'nın tasfiye hükümlerine (m. 543 vd.) göre bir şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinebilmesi için aktif ve pasifiyle tüm malvarlığının nakde çevrilmesi, borçlarının ödenmesi, alacaklarının tahsil edilmesi, kısacası "maddi tasfiyenin" eksiksiz olarak tamamlanması şarttır. Eğer şirketin taraf olması gereken derdest bir dava, ihtilaflı bir borç, tescil harici kalmış bir malvarlığı veya somut uyuşmazlıkta olduğu gibi çalışanların anayasal sosyal güvenlik haklarına ilişkin devam eden bir hizmet tespiti yargılaması mevcutsa, tasfiye sürecinin fiilen ve hukuken (maddi anlamda) sona erdiğinden söz edilemez.
Bir başka deyişle; hukuki bir işlemin geçerliliği, onun hatasız ve noksansız ifa edilmesine bağlıdır. İşçilik alacakları veya sosyal güvenlik prim borçları tasfiye sürecinde dikkate alınmamış ve çözüme kavuşturulmamışsa, sicilden terkin işlemi tüzel kişiliği kesin surette ortadan kaldırmaz. Bu gibi durumlarda, hukuki menfaati bulunan kişiler (alacaklılar, çalışanlar vb.) tasfiyenin eksik bırakıldığını ileri sürerek TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye (ihya) talebinde bulunabilirler.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu bağlamında, her davanın görülebilmesi için davanın taraflarının taraf ehliyetine (hak ehliyetine) sahip olması gerekir. Tüzel kişiliği terkin ile askıya alınan bir şirkete karşı dava yürütülemez. Davacının Bakırköy .... İş Mahkemesi'nde açtığı .... Esas sayılı hizmet tespiti davasında husumetin yöneltileceği tarafın (işverenin) hukuken var olması, davanın görülebilirlik şartıdır. Dolayısıyla, davacının işbu ihya davasını açmakta korunan ve güncel bir hukuki yararı bulunmaktadır.
Davalı ...'nün durumuna gelince; idare, şirketin terkin işlemini ilgililerin beyan ve talepleri üzerine yasal mevzuat çerçevesinde şeklen yerine getiren, uyuşmazlığın esasında maddi bir menfaati bulunmayan kurumdur. Bu nedenle, ihya davalarında sicil müdürlüğü davanın yöneltilmesi zorunlu olan "yasal hasım" (pasif husumet ehliyetine sahip şekli taraf) statüsündedir.
Tüm bu maddi vakıalar ve hukuki değerlendirmeler ışığında; davacının talebinin haklı olduğu, dava dışı şirketin taraf olacağı bir davanın bulunması sebebiyle maddi tasfiyenin henüz tamamlanmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir. İhya kararı, şirketin ticari hayata tamamen geri dönmesi anlamını taşımadığından, tüzel kişiliğin yalnızca Bakırköy .... İş Mahkemesi'ndeki dosya ile sınırlı olarak (sınırlı ihya) canlandırılmasına hükmedilmiştir. Ayrıca TTK'nın 547/2. maddesinin amir hükmü gereğince, eksik kalan bu tasfiye işlemlerini yürütmek (davalarda şirketi temsil etmek) üzere şirketin eski ortağı Burcu Karakaş tasfiye memuru olarak atanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... PLASTİK P.V.C. GRANÜL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy ...İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için şirket ortağı ....'ın (T.C. NO: ...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA,
3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA,
4-Gerekçeli kararın tasfiye memuru olarak atanan BURCU KARAKAŞ'a da TEBLİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı .....'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!