Anahtar kelimeler: İdava Etmediklerinden Açmış Etmeleri Gaziantep Usulden İsimli Şartı Kesinlik Eksiklikleri

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 5. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle 20.07.2018 tarihinde Gaziantep 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı numarası ile açmış oldukları davanın, ...isimli çalışanı davaya dahil etmeleri için verilen kesin süre içerisinde davaya dahil etmediklerinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-(d) ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı eksikliği nedeniyle 22.01.2019 tarihinde usulden reddedildiği, bu nedenle ...isimli eski çalışanı da davalı göstererek tekrardan dava açma zorunluluğunun hasıl olduğu, ... SGK İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan iş yeri tespit tutanağının usul ve kanuna aykırı olup iptalinin gerektiği, davacı şirketin ... SGK İl Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasında kayıtlı, sağlık hizmetleri iş kolunda işveren olarak faaliyet gösterdiği, 07.12.2017 tarihinde ... SGK denetim ekipleri tarafından yapılan denetimde iş yerine ait aylık prim hizmet dökümleri ile iş yerinde mevcut kimselerin kimlikleri toplanarak karşılaştırma yapıldığı ve sigortasız işçi istihdamının sağlanıp sağlanmadığı hususunda denetim yapıldığı, yapılan denetim esnasında ...adlı eski çalışanlarının da kimliğinin alındığı ve iş yerinde tanzim edilen iş yeri tespit tutanağına ███████ ayına ait APHB listesi baz alınarak tutanak tanzim edildiği, tanzim edilmiş olan bu tutanağa istinaden ... SGK İl Müdürlüğü denetmenlerince oluşturulan 22.12.20 17... /GB/191 sayılı rapor sonucunda Kurumun Şirketten talep edilen ek hizmet belgesi düzenlemesi talebinin de usul ve kanuna aykırı olup iptalinin gerektiği, ...'nın istifa talebi neticesinde istifasının kabul edilerek karşılıklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği, 06.12.2017 tarihi itibariyle ertesi gün 07.12.2017 tarihinde ilgili iş yeri personelinin ayrılış işlemleri yapılarak SGK ya gerekli bildirimlerin yapıldığı, yerel denetim sırasında sigortalı ...ile ilgili herhangi bir beyana ya da ifadeye başvurulmasının söz konusu olmadığı, iş yerinin bir tıp merkezi olduğu, sürekli bir hareketlilik söz konusu olduğu, böyle bir yoğunluk içerisinde denetmenler tarafından yapılan denetimde, kişilerin sigortalılık durumlarına ilişkin görüşlerine başvurulması gerekirken buna başvurulmadığı, başvurulduysa dikkate alınmadığının görüldüğü, taraflarınca yaptıkları araştırmada bu şekilde bir başvurunun yapılmadığının görüldüğü, şayet yapılmış olsa...'nın o gün iş yerinde ziyaretçi olarak bulunduğunun tespitinin yapılmış olacağı, ...'nın çalışıyor olduğu husus tutanakta yer alsa, imza aşamasında tutanakta bu duruma itiraz edebileceği, ayrıca SGK web servisinden çıkış tarihi ve saati kontrolü yapıldığı takdirde personelin çıkışının o esnada muhasebe işlemlerini yürüten dış muhasebe tarafından yapıldığının tespit edileceği, bunun da herhangi bir art niyetin olmadığı personel çıkışının usulüne uygun bir şekilde yapıldığı ancak denetimin yapıldığı tarih ve aynı saatlere denk geldiği için bu durumun ortaya çıktığını kanıtlar nitelikte olduğu, yapılan açıklamalar ile anlaşılacağı üzere davalı Kurum tarafından talep edilen Ek Hizmet Prim Belgesi düzenlenmesi sonucunda 4.059,00 TL idari para cezası ve 2017 yılına ait 37.266,17 TL tutarındaki asgari destek indirimi haklarının kaybının söz konusu olacağı, davalı SGK tarafından 07.12.2017 tarihinde saat 14:16 da elektronik ortamda davalı Kuruma işten ayrılış bildirgesi düzenlendiği, buna istinaden davalı ... ...'nın şirket nezdinde 07.12.2017 tarihinde çalışmadığının tespiti ve usul ve kanuna aykırı olarak 07.12.2017 tarihli, görev emir tarih ve sayısı ile tutanak cilt, seri, sıra numarası belirtilmemiş olan iş yeri tespit tutanağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı konuya ilişkin Gaziantep 1. İş Mahkemesinde ███████ Esası ile dava açmış olduğu, davasının reddedildiği, aynı konu ile ilgili halen kesinleşmemiş derdest bir dava mevcutken işbu davanın mükerrer nitelikte olduğu, davanın usulden reddedilmesi gerektiği, ayrıca davanın idari para cezasına ilişkin olduğu, idare mahkemelerinin görev alanına girdiği, görev yönünden de davanın reddini dilediği, öncelikle açılan davanın süresinde açılmadığı, davacı tarafın itirazına ilişkin cevabı yazıyı 15.05.2018 tarihinde tebliğ almış olduğu, 30 günlük dava açma süresini geçirdiği, Kurum cevabına karşı dava açma süresinin 30 gün olduğu, bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, davanın süre yönünden de reddini diledikleri, müdürlükleri ... sicil numarası ile işlem gören .... .... San. .... Şti.unvanlı iş yeri ile ilgili olarak ... SGK Denetim ekipleri tarafından 07.12.2017 tarihinde yapılan denetimde davalı iş yerinde sigortasız işçi çalışıp çalışmadığının tespiti sırasında ...isimli kişinin sigortasız olarak çalıştığının tespit edildiği, Kurum denetmenlerince oluşturulan 22.12.20 17... /GB/191 sayılı raporda, iş yerinde fiilen çalıştığı tespit edilen kişilerin hizmetlerinin tutanak tanzim tarihi olan 07.12.2017 itibari ile Kurum kayıtlarından kontrolünün yapılarak belirtilen prim belgelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi halinde 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi 7. fıkrası gereği re'sen işlem yapılması ve 5510 sayılı Kanun'un 102/c-4 maddesi gereğince idari para cezası tahakkuk ettirilmesi ifadesinin geçtiği, işveren tarafından müdürlüklerince verilen dilekçede iş yerinde çalışan ...isimli kişinin işten ayrıldığı gerekçesi ile itiraz edildiği, davalı Şirketten ek aylık prim hizmet belgesi talebinde bulunulduğu ve ek hizmet belgesi düzenlenmediği takdirde re'sen düzenleneceğinin belirtildiği, fakat davalı Şirketce anılan karara itiraz edildiği ve itirazı ise Kurum tarafından reddedildiği, yasal süresi geçtikten sonra davacı tarafından işbu davanın açıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin c fıkrasının 4. bendi, 6283 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin j bendinin yeni hali 9. maddesinin 1. fıkrasının a bendi hükümlerinin amir olduğu, Kurum tarafından iş yeri sahibine ilgili kişinin işe giriş bildirgesi ile aylık ve hizmet belgelerinin 1 ay içerisinde Kuruma bildirmesi, bildirmemesi halinde ise re'sen işlem yapılacağının ihtar edildiği, fakat bahse konu ihtara davacı tarafından ilgili işlemlerin de yapılmadığı, ihtar sonrası Kurum tarafından işverene 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesine göre idari para cezasının kesildiğini, Kurumun yaptığı işlemin anılan kanuna uygun olduğu, yapılan işlemde de kanuna aykırı bir durum bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Tıp Merkezinde bir süre çalıştıktan sonra evliliği sebebiyle eşinin isteği üzerine ayrılmak zorunda kaldığı, iş yerindeki yetkililere 06.12.2017 tarihinde mesai bitiminde saat 17:00 civarında ayrılacağını bildirdiği, iş yeri yetkililerinin de mesai bitimi olduğundan dolayı ertesi gün çıkış evraklarını imzalaması için gelmesini söyledikleri, ertesi gün öğle saatlerine yakın iş yerine geldiği ve dış muhasebeden evraklarının faks çekilmesini beklediği, bu arada iş arkadaşlarıyla ön bankoda oturduğu, biraz geçtikten sonra SGK denetmenleri olduğunu sonradan anladığı bir kişinin kendisinden kimliğini istediği, ancak o esnada iş çıkışı için gerekli diye aldıklarını zannettiği, daha sonra kimliğini geri verdikleri, kimsenin kendisine birşey danışmadığı ve kendisiyle bu konuda konuşmadığı, iş yeri yetkililerinin de o an oraya geldikleri, daha sonra evraklarını imzaladığı ve vedalaşarak iş yerinden ayrıldığı, 07.12.2017 tarihinde ve sonrasında iş yerinde çalışmadığı, sadece o gün kendisine çıkış evrakları imzalatıldığı, 06.12.2017 tarihinde istifa dilekçesinde belirttiği gibi istifa ettiği, denetimle ilgili hiçbir şekilde kimsenin ifadesine başvurmadığı, kendisiyle ilgili bir işlem yapıldığı halde kendisine o konuda herhangi bir beyanda bulunan da olmadığı, 06.12.2017 tarihinde işten kendi isteği ile ayrılmış bulunduğu, dava konusu ile ilgili kendisinin herhangi bir işlem veya kusurunun bulunmadığı, bütün işlemleri SGK denetmenlerinin gerçekleştirdiği, davacı eski iş yerine düzenlenen cezalardan dolayı vicdanen rahatsızlık duyduğu, izah edilen nedenlerle, davada herhangi bir kusurunun olmadığı ve dava konusu olayla ilgili kendisinin bir eylem veya işleminin olmadığı, bu işlemlerin SGK tarafından gerçekleştiği, 07.12.2017 tarihinde ve sonrasında bu iş yerinde hiçbir çalışmasının bulunmadığı, bu davada kendisinin herhangi bir suçunun ve kusurunun bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulüne, davalı ... 07.12.2017 tarihinde davacıya ait iş yerinde çalışmadığının tespiti ile bu yönde düzenlenen iş yeri tespit tutanağının iptaline, karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek denetime dayalı işlemlerinin aksinin ispat edilemediği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının çalışmadığının tespitine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.