Anahtar kelimeler: İicevap İdava Puanlık Teşvik Genelgenin Olmaları Kesinlik Özetle Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı Kurumun hatalı şekilde düzenlenen raporundan kaynaklanan 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı işleminin iptali ile buna bağlı olarak 5 puanlık işveren teşvik hükmünden yararlanmaya hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.11.20 09... /139 sayılı genelgenin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin 1. fıkrasının ı bendinde öngörülen 5 puanlık indirimden yararlanmış olmaları halinde idarece yapılacak hak ediş ödemeleri sırasında hazinece karşılanan prim tutarının ilgililerin hak edişlerinden kesileceğini öngördüğü, davacı şirketin 5 puanlık İndirimden faydalanmasının mümkün görülmediği, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.MAHKEME İLK KARARIMahkeme tarafından 13.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin 13.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince 25.01.2018 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:"...5510 sayılı Kanun'un 81/1-(ı) bendinde düzenlenen prim teşviği 5510 sayılı Kanun'a 5763 sayılı Kanun'un 24.maddesi ile eklenmiş olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.5510 sayılı Kanun'un 81/1-(ı) bendi ile 'Özel sektör işverenlerinin yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak yurt içinden götürülen sigortalılar için, bu maddenin (f) bendine göre prime esas kazanç üzerinden ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. Bu bent hükümlerinden faydalanabilmek için; çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak işverenler tarafından bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmesi, bu sigortalılara ilişkin olarak yatırılması gereken sigorta primi tutarlarının Hazinece karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde işverenlerce ödenmiş olması ve bu işverenlerin Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren işverenler ile taksitlendirme ve yapılandırma kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu bent hükmünden yararlandırılır. 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri; 2886 sayılı Kanun ve 4734 sayılı Kanun hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri, 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri; ek 2 nci madde kapsamında uygulanan teşvikten yararlanan işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi tutulmak suretiyle çalışanlar hakkında bu bent hükümleri uygulanmaz. Hazineden karşılanan prim tutarları, işverenler bakımından gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.' hükmü düzenlenmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.04.2017 tarih ve ███████-387 Esas - ████████ Karar, 05.04.2017 tarih ve ███████-2693 Esas - ████████ Karar, 05.04.2017 tarih ve ███████-2075 Esas - ████████ Karar, 05.04.2017 tarih ve ███████-972 Esas - ████████ Karar sayılı ''prim borcunun doğumu ve prim teşvikinden kimlerin yararlanacağı konusunda şartları denetleyecek ve denetleme sonucuna göre işverenlerin beş puanlık indirimden yararlanıp yararlanmayacağına karar verecek olan primleri tahsil etmekle yükümlü Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu, davacı şirketin % 5 puanlık teşvik indirimden yararlanıp yararlanmayacağının belirlenmesi ve bu kapsamda ödemiş olduğu primlerin iadesini isterken davalı Kurum’a husumet yöneltilmesi isabetli olduğu gibi söz konusu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanundan kaynaklanması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun % 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanma davasında taraf sıfatı bulunmaktadır' kararları ile uygulama yeniden belirlenmiş olup Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davada taraf sıfatı bulunmaktadır.Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı Kurum işlemi ile adı geçen dava dışı çalışanlar hakkında düzenlenecek olan işe giriş bildirgeleri, ek ... nin ve SPEK farklarının Kurum’a işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde gönderilmesinin gerektiği ile aynı tarihli yazı ile ███████.11.12 ayları için 5 puanlık indirimden faydalanmasının mümkün olmadığından Kurum’a verilen bu aylara ait ... nin iptal edilerek yeniden asıllarının düzenlenmesi, Hazine tarafından karşılanan tutarın ödeme tarihinden itibaren de hesap edilerek gecikme zammı ile birlikte ödenmesinin gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, davacı şirketin söz konusu belgeyi 11.03.2014 tarihinde tebellüğ etmekle Komisyon’a itirazda bulunduğu, 16.06.2016 tarihli Komisyon kararı ile dava konusu Kurum’un 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı yazısı da değerlendirilerek davacının itirazının reddolunduğu, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıklarının dinlenildiği, eldeki davanın 16.07.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yapılacak iş; davada Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf sıfatının bulunduğunun kabulü ile Mahkemece işin esasına girilerek davacının istemi doğrultusunda çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir..."2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 07.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararla açılan davanın kabulü ile davalı Kurumun 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı işleminin iptali ile davacı şirketin 2013/Ekim-Kasım-Aralık aylarında %5 teşvikten yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.3.Mahkemenin 07.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 15.12.2021 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:"...Eldeki dava dosyası kapsamından, 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı Kurum işlemi ile adı geçen dava dışı çalışanlar hakkında düzenlenecek olan işe giriş bildirgeleri, ek ... nin ve SPEK farklarının Kurum’a işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde gönderilmesinin gerektiği ile aynı tarihli yazı ile ███████.11.12 ayları için 5 puanlık indirimden faydalanmasının mümkün olmadığından Kurum’a verilen bu aylara ait ... nin iptal edilerek yeniden asıllarının düzenlenmesi, Hazine tarafından karşılanan tutarın ödeme tarihinden itibaren de hesap edilerek gecikme zammı ile birlikte ödenmesinin gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, davacı şirketin söz konusu belgeyi 11.03.2014 tarihinde tebellüğ etmekle Komisyon’a itirazda bulunduğu, 16.06.2016 tarihli Komisyon kararı ile davacının itirazının reddolunduğu, eldeki davanın 16.07.2014 tarihinde açıldığı, davacı tarafından ayrıca 5510 sayılı Yasanın 102. maddesini ihlal ettiğinden bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin █████/2014 gün ve 3617196 sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin █████/2014 gün ve 30 sayılı komisyon kararının iptali istemiyle idari yargıda dava açıldığı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7.İdare Dava Dairesinin █████/2018 tarihli, E.█████████ ve K.████████ sayılı kararı ile davalı Kurumun vermiş olduğu idari para cezasının iptaline karar verildiği, işbu dava yargılaması esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır....Somut olayda, dava konusu işleme dayanak 19.09.2013 tarih ve 93269/AİR/02 sayılı denetmen raporu ile ortaya konulan tespitlerin gerçek olup olmadığının her türlü şüpheden uzak bir biçimde araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda, denetmen raporunda adı geçen sigortalıların ilgili sağlık kuruluşundan izin alarak göreve başladıkları tarih ile işe giriş bildirgelerinin verildiği tarih arasında fiili çalışmalarının olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, adı geçen sigortalıların tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, bulunması halinde tarafların göstereceği diğer deliller toplanmalıdır. Denetmen raporu ekinde belirtilen kişiler hakkında düzenlenen fark SPEK tutarının davacı şirketten istenmesine yönelik Kurum işlemi yönünden ise, Kurum tarafından işyerinde çalışan uzman doktor ve fizyoterapistlerin ücretlerinin .... Devlet Hastanesi ile Türk Tabipler Birliği'nden aynı pozisyonda çalışan personele verilen ücretlere ilişkin bilgi ve belgelerle karşılaştırılması sonucu gerçek ücretin belirlenmesi işlemi hatalıdır. Mahkemece, ücretlerin yatırıldığı banka kayıtları celp edilmeli, toplanan deliller değerlendirilerek ve ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceği hususları göz önünde bulundurularak Kurum işleminin yerinde olup olmadığı tartışılmalıdır....Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular karşısında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulünce incelenip, 5510 sayılı Yasanın ek 17. maddesinin 4. fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun da dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin tüm yasal dayanaklar ve Kurum işlemlerinin iptali hakkında yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.09.2020 tarihli yazısı ekinde gönderile ... Müzekkeresinin incelenmesinde 3.150,00 TL'lik prim ile 1.300,00 TL'lik idari para cezasının ███████.aya mal edildiğinden ve 28.01.2014 tarihinde eksik işçilik bildirimi yapılarak 30.01.2014 tarihinde tahsil edildiğinden 2013/Aralık ayına ait prim borcunun 31.01.2014 tarihine kadar ödenmesi şartı arandığından ve süre dolmadan uzlaşılan prim ve idari para cezaları 30.01.2014 tarihinde ödendiğinden 2013/Ekim-Kasım-Aralık aylarında yararlanılan %5 teşviki iptal eden davalı kurum işleminin yerinde olmadığı, davacı şirketin 2013/Ekim-Kasım-Aralık aylarında %5 teşvikten yararlanması gerekeceği kanaatine varılmış, dosya kapsamında alınan 22.03.2024 tarihli ek bilirkişi rapor içeriği ve dinlenen tanık beyanları gerekçesiyle açılan davanın kabulü, davalı Kurumun 04.03.2014 tarih ve 1515667 sayılı işleminin iptali ile davacı şirketin 2013/Ekim-Kasım-Aralık aylarında %5 teşvikten yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 81/ı şartlarını taşımadığı, uzlaşılan tutarların dava konusu yapılamayacağı, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.