Anahtar kelimeler: Düzelterek Sistemlerinin Mardin Görüşü Belgede Kısmi Sahtecilik Suçlar Neticesinde Kurumlarının

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
:Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi iade, kısmi düzelterek onamaMardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenSanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve ███████-250 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın ██████ maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve sanık müdafiinin itiraz dilekçesi üzerine itiraz merciince de gereğine tevessül edildiği anlaşılmakla dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNEII. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu YönündenYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesine göre (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezası alt sınırının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, temel cezaların tespitinde doğrudan bu hüküm esas alınarak belirleme yapılması gerektiği, bununla birlikte adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmü gereği, aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi uyarınca hapis cezasının "2 yıl" ve adli para cezası yönünden temel cezanın "5 gün" olarak belirlenmesi ve adli para cezasının bu miktar üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi gereği günlüğü 20,00 TL'den takdir kılınarak paraya çevrilmek suretiyle 100,00 TL olarak belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi gereği hapis cezasının "3 yıl" ve adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olarak doğrudan "25.400,00 TL" olarak belirlenmesi suretiyle uygulama hatasının yanı sıra adli para cezası yönünden fazla ceza tayini,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(f) maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan "158/1-(f)", "2 yıl" ve "5 gün" ibaresi ile "Sanığa verilen tam gün karşılığı adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den hesap edilerek 100 TL adli para cezasına çevrilmesine," ve "5237 Sayılı TCK’nın 158/1-son fıkrası uyarınca hapis cezasının alt sınırı 3 yıldan, adli para cezasının miktarı da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanığın 3 YIL HAPİS VE SUÇTAN ELDE EDİLEN MENFAATİN (12.700 TL) İKİ KATI OLAN 25.400 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklindeki paragraflar ile 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan "21.166 TL" ibaresinin hükümden tamamen çıkarılmaları ve hükmün ilk paragrafına sırasıyla "158/1-(f)-son", "3 yıl" ve "1270 gün" ibarelerinin; 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesinin uygulandığı paragrafa "1058 gün" ibaresinin ve bu paragrafı müteakip 5237 sayılı TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan birim gün adli para cezasının, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilen 20,00 TL ile çarpılması sonucu belirlenen 21.160,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," "Sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 21.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki paragrafların eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereği kazanılmış hak gözetilerek para cezasının ödenmemesi halinde infazın "5 gün adli para cezası" üzerinden yapılmasına,23.02.2026 tarihinde karar verildi.