Anahtar kelimeler: Uymaması Çağrılara Yakalama Huzurunda Bulunamaması Adreslerinde Olunduğu Sistemlerinin İnfazının Zararı

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın, soruşturma aşamasında adreslerinde bulunamaması ve yapılan çağrılara uymaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarıldığı ve iddianame tarihine kadar kararın infazının yapılamadığı, kovuşturma aşamasında hakkındaki yakalama kararı infaz edilen sanığın savunmasının 23.02.2016 tarihinde Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesince, müdafii huzurunda tespit olunduğu, savunmasında zararı karşılamaya hazır olduğunu beyan eden sanığın ve müdafiinin, 28.04.2016 tarihli duruşmaya mazeretsiz şekilde katılmadıkları gibi 15.04.2016 tarihinde şikâyet ve delilleri tespit olunan katılanın zararının giderilmediğini belirttiği, bu itibarla sanığın yeterli süre olmasına rağmen ve müdafii bulunmasına rağmen katılanla irtibata geçip herhangi bir zarar tazmininde bulunmadığı, dava dosyasına zararın giderildiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilmediği anlaşılmakla, Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.Katılanın sahibinden.com isimli internet sitesinde satılık araç ilanındaki telefonu aradığı, sanıkla görüştüğü, sanığın katılandan 200,00 TL kapora istediği, katılanın bu parayı gönderdiği, sanığın aynı gün katılanı tekrar farklı nedenlerle araç bedeline mahsuben 600,00 TL daha istediği, katılanın bu kez sanığın posta çeki hesabına 600,00 TL gönderdiği, zararın giderilmediği olayda sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçu birden fazla işlediği gözetilerek hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesine göre (e), (f), ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezası alt sınırının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, Mahkemece sanık hakkında hüküm kurulurken gerekçeleri de gösterilerek hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini yoluna gidildiği hâlde somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının "800,00 TL" olduğu anlaşılmakla temel adli para cezasının alt sınırının "80 gün" olduğu dikkate alınarak en az bu miktar üzerinden hüküm tesisi gerekirken gün karşılığı adlî para cezası hesabıyla temel cezanın "40 gün" adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eleştiri dışında cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,23.02.2026 tarihinde karar verildi.