Anahtar kelimeler: İstemdavacı Temininin Kaynak Firmadan Tedariki Tedarik Sayıldığını Perakende Firmanın Enerjisi

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ███████ E. ████████ K.DAVA KONUSU
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İSTEM
:Davacı vekili, davalı firmanın, müvekkili firmadan ilk kez 11.10.2012 tarihinde elektrik aboneliği aldığını, son olarak 01.12.2022 tarihinde son kaynak tedariki kapsamında elektrik enerjisi temin ettiğini, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 21/7. maddesi uyarınca serbest tüketici ile görevli tedarik şirketi arasındaki perakende satış sözleşmesinin son kaynak tedariki kapsamında elektrik enerjisi temininin başladığı tarihte kurulmuş ve yürürlüğe girmiş sayıldığını, bu kapsamda davalının fiilen elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini, ancak 01.07.2023–28.09.2023 tarihli okuma aralığını kapsayan ve 30.09.2023 tarihli kapanış faturasıyla tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedellerini ödemediğini, bu nedenle müvekkil firma tarafından alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, alacağın varlığına ve miktarına ilişkin itirazın gerçeği yansıtmadığını, davalının elektrik enerjisinden faydalandığını inkâr etmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın dava şartı olan arabuluculuk kapsamında çözülmesi amacıyla 22.01.2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, buna rağmen yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamadığını, davalının bu süreçte de borcunu ödemekten imtina ettiğini, müvekkil firmanın alacağına kavuşmasının davalının itirazı nedeniyle engellendiğini, bu nedenle davalının icra takibine yönelik itirazının iptalinin zorunlu hale geldiğini, davalının açıkça borçlu olmasına rağmen itiraz ederek icra takibini sürüncemede bıraktığını ve müvekkil firmayı zarara uğrattığını, bu itirazın kötüniyetli olduğunu, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca davalının en az %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini öne sürerek, davanın kabulüne, davalı tarafça yapılan haksız itirazın iptaline, 20% den aşağı olmamak üzere davalı tarafın kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili, İzmir Merkezi Takip Sistemi ███████████ E. sayılı dosyaları kapsamında, davalı şirket aleyhine, ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, yasal süresi içerisinde borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, buna mukabil olarak davacı yanın, haksız ve dayanaksız bir şekilde eldeki davayı ikame etmiş olup iş bu davaya karşı cevap verme zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen ve faturaya yansıtılan elektrik tüketim bedelinin maddi gerçeği yansıtmadığını, ... Caddesi No...adresinde faaliyet gösteren 24722899 tesisat numaralı, ... vergi kimlik numaralı davalı firma hakkında 30.09.2023 tarihli e-fatura düzenlendiğini, davalı şirkete ait elektrik faturasında bulunan 341.655,42-TL tüketim ve 83.988,09-TL vergi ve fon bedeli olarak gösterilen toplam 425.643,42-TL tutarın kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket hakkında düzenlenen ve yukarıda bilgileri verilen faturada içeriğinde ilk okuma tarihi olarak 30.06.2023 ve son okuma tarihi olarak 28.09.2023 tarihlerinin gösterildiğini, davalıya sağlanan elektrik hizmetinin, 2023/7 dönemi itibariyle kapatılmış olduğundan bu dönemden sonra davalının faturaya konu aylık elektrik tüketiminin olması hususunda hata olduğunun düşünüldüğünü, bu bağlamda değerlendirildiğinde davalı aleyhine başlatılan takibin iptalinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu ve dosyaya sunulunan delillerin yetersiz olduğunu, davalı şirketin usulüne uygun olarak temerrüte düşürülmemiş olmasının yanı sıra asıl alacağa işletilmek üzere esas alınan faiz oranının hatalı olduğunu, davacının ibraz ettiği faturanın açık fatura olup davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belge olduğundan tek başına satım ilişkisini ispata yeterli olmadığını, faturaya konu edilen alacağın kendiliğinden muaccel hale gelmeyeceği olgusunun dikkate alındığında, usulüne uygun olarak temerrüt ihtarının söz konusu olmadığından alacağın muaccel hale gelmediğini, davalı tarafından yapılan ödemelerin ticari defter ve kayıtlar incelenerek hesaplanması gerektiğini, alacak likit olmadığından kötü niyet tazminatının söz konusu olmadığını öne sürerek huzurdaki davanın esastan reddine ve yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.MAHKEME
:"....Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; Davacı tarafından davalıya, sözleşme kapsamında elektrik hizmeti verildiği, verilen elektrik hizmetinin ilk okuma tarihinin 30.06.2023, son okuma tarihinin 28.09.2023 olan dönemi kapsadığı, davalı nezdinde tutulan 01.01.2023-31.12.2023 tarihleri arası davacı cari hesabına, davaya konu 30.09.2023 tarihli YEG2023000088340 sıra nolu 425.643,52-TL bedelli e-faturanın defter kayıtlarına işlenmiş olduğu, faturanın kayıtlara alındığı tarihte davalının geçmişten gelen 5.440.680,20-TL davacıya borcunun olduğu anlaşıldığı, teknik bilirkişi tarafından fatura bedeli bilirkişi raporu ile yeniden hesaplanarak 325.190,99-TL + % 20 KDV = 390.229,18-TL faturanın bedeli 390.229, 18 TL olarak tespit edildiğinden bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile;"Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-İzmir Merkezi Takip Sistemi ███████████ Esas takip sayılı dosyasında davalının 390.225,18 TL asıl alacak, 4.330,46 TL işlemiş faiz, 866,09 TL KDV olmak üzere toplam 395.421,73 TL borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA,2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE," karar vermiştir.BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ
:Davalı vekili, fatura okuma dönemi olan 07.07.2023–28.09.2023 tarihleri arasında müvekkili hastanenin İl Sağlık Müdürlüğü kararıyla tamamen kapatıldığını, bu süreçte hastanede hiçbir faaliyetin bulunmadığını ve dolayısıyla elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, buna rağmen kapalı olunan döneme ilişkin yüksek tutarlı elektrik faturası düzenlendiğini ve bu hususun hiç dikkate alınmadığını, 2023/7 dönemi itibariyle elektrik hizmetinin kesildiğini, bu tarihten sonra müvekkilin faturaya konu edilecek düzeyde elektrik tüketmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, elektrik kesintisi nedeniyle faaliyetin durdurulduğuna dair kararın dosyaya sunulduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla fatura bedelinin de hatalı hesaplandığını, davacı .... tarafından önceki dönem faturalarına ilişkin başlatılan bir başka icra takibine yönelik açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda faturaların hatalı düzenlendiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin abone grubunun ticarethane olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken indirim modelinin %50 olarak belirlendiğini, buna rağmen faturaların %50 indirim uygulanmaksızın hesaplandığını, ayrıca talep edilebilecek en yüksek faiz oranının yasal faiz olabileceğinin de aynı raporda ortaya konulduğunu, davacı ile müvekkil arasında sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren düzenlenen tüm faturaların sözleşmeye aykırı şekilde ve indirim uygulanmadan hesaplandığını, bu nedenle müvekkilin davacıya borçlu olmak bir yana, doğru hesaplama yapıldığında davacıdan alacaklı konuma geçebileceğini, geriye dönük tüm faturaların %50 indirim uygulanarak yeniden hesaplanması ve yapılan tahsilatların mahsup edilmesi halinde işbu davaya konu fatura yönünden müvekkilin borcunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, faiz hesabının da hatalı olduğunu, fatura bedelinin belirlenebilir ve likit olmamasına rağmen müvekkil aleyhine %20 oranında inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aksine şartları oluştuğundan müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, Elektrik kullanımından kaynaklanan faturanın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle davalının dayandığı taraflar arasında akdedilen Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma'nın 01.03.2022-31.08.2022 tarihleri arasında geçerli olduğunun kararlaştırılmış olmasına, dava konusu edilen faturanın ise daha sonraki bir döneme ilişkin olmasına, işin ticari iş olması nedeniyle ticari faiz talebinin haklı olmasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;1)Davalının, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ███████ E. ████████ K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2)Alınması gereken 27.011,26-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.752,81-TL'nin mahsubu ile bakiye 20.258,45-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 05.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.