Anahtar kelimeler: Ettikten Uyaptan Güncel Görüşleri Sistemlerinin Hükümsüz Müdafilerinin İstemlerinin Kendilerine Nüfus

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ
: Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanın hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği; sanıklar müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemedeKatılanın UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 18.09.2019 tarihinde ölmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, Dairemizin 01.07.2025 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede;Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 06.01.2026 tarihinde öldüğü, bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede;Sanığın savunmasında, suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğini, başka birine borcunun olduğunu, parası olmadığı için arkadaşı olan Sanık ...'ın çek verebileceğini söylediğini ve suça konu çeki sanık ...'tan aldığını, sanık ...'a bu çek karşılığı başlangıçta 1000 TL para verdiğini sonra geri kalan borcunu araya bir takım sıkıntılar girmesi sebebiyle ödeyemediğini, sanık ...'tan aldığı suça konu çeki katılan ...'a faizle borç para alması karşılığında verdiğini belirtmesi, sanık ...'ın bozma sonrasındaki beyanında suça konu çeki, arkadaşı olan sanığa verdiğini ancak sanığın taahhütlerini yerine getirmediğini söylemesi, katılan ...'ın da, sanığa verdiği borca karşılık olarak suça konu çeki aldığını, sanığın çekin günü geldiğinde bankaya gidip, birlikte parayı çekip, sen alacağını alırsın ben de geri kalanı alırım dediğini beyan etmesi karşısında, sanığın borç ödemek için arkadaşı olan sanık ...'tan aldığı çekin sahte olduğunu bildiğine dair, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,18.02.2026 tarihinde karar verildi.