Anahtar kelimeler: Erp Isıtmasoğutma Geçtikçe İklimlendirme Büyüyerek Etlerini Atmış Saygın Kısaltması Klima

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.'nin, klima, ısıtma-soğutma ve iklimlendirme sistemleri başta olmak üzere inşaat alanında mekanik işler ve taahhütler üstlenen, bugüne kadar birçok başarılı projeye imza atmış saygın bir şirket olduğunu, gün geçtikçe büyüyerek gelişen müvekkili şirketin, ticari faaliyetlerini daha profesyonel bir şekilde yürütmek, gerek şirket içi işleyiş ve gerekse ti etlerini kolaylaştırmak üzere ERP sistemine ihtiyaç duyduğunu, bilindiği üzere ERP sisteminin, İngilizce "Kurumsal Kaynak Planlama" cümlesinin kısaltması "ERP" ile ifade edilen ve firmaların muhasebe, satın alma, proje yönetimi, risk yönetimi, insan kaynakları ve mevzuat uyumunun yanı sıra tedarik ve pazarlama operasyonları gibi günlük iş ve faaliyetlerini bir bütün olarak yönetmek için kullandığını, işletmenin bütününe hitap eden ve birbiri ile entegreli olarak çalışan bir yazılım türünü ifade ettiğini, müvekkili şirketin bu ihtiyacı için yazılım firmaları ile görüştüğünü, davalı ...'un müvekkili şirket için en gelişmiş ve sorunsuz çalışan ERP sistemini vaad etmesi ve en geç sene içinde ERP teminin tam olarak ve tüm modülleri ile birlikte çalışacak hale getirmek suretiyle sorunsuz kullanılacağını, programın müvekkili şirketin Maliyet alanına ve çalışma şekillerine göre tam olarak uyum sağlayacak hale getirileceğini ( yani "canlı kullanıma " geçileceği ) söz verdiği için, ... ile müvekkili şirketin, █████/2023 tarihinde bir bütün olarak "Yazılım Lisans Sözleşmesi”, aynı tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi” ve yine aynı tarihli “Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesi” olarak 3 adet sözleşme imzaladıklarını, sözleşmelerin imzası üzerine müvekkili şirketin yazılım (lisans) ücretini davalı şirkete ödediğini, yapılan bu yazılımın, davalı şirketin genel ve standart yazılımı olup, faaliyet alanına uyumlu olmayan, uyarlaması yapılmaksızın müvekkilince hiçbir modülünden yararlanılması mümkün olmayan ham haldeki temel yazılım olduğunu, bu yazılımın ödemesi yapıldıktan sonra müvekkili şirketin taslak haldeki bu ham yazılıma ulaşımının davalı şirketçe (online erişime) açıldığını, devamında ise sözde müvekkili şirketin çalışabilmesi için gerekli uyarlama işlemlerine başlanmış ise de, davalı şirketin bu faaliyetlerinin başlangıçtan öteye bir ilerleme sağlamadığını, henüz programın giriş modülü olan “TEKLİF” modülünün dahi işlerlik kazanmadığını, öyle ki aradan geçen fevkalade uzun sürede, davalı şirketçe, bırakın "Canlı Kullanım”a geçmeyi başlangıç modüllerinin dahi çalışır ve kullanılabilir hale getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin şifahi olarak, .... mesajları ile ve e-maillerle davalı şirkete yapılan tüm ikaz ve uyarılara rağmen, sözleşmenin imzasından itibaren aradan geçen 15 aylık süreçte projenin tamamlanmadığını, yazılım veya alt modüllerinhiçbir şekilde çalışır hale getirilmediğini, canlı kullanıma geçilemediğini, sözleşmelerin akdi ile ulaşılması istenen amaç ve hedefe ulaşılamadığı gibi bu hedefe yaklaşılmasının dahi mümkün olmadığını,...tüm yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,taraf şirketler arasında akdedilmiş 02.05.2023 tarihli "Yazılım Lisans Sözleşmesi”, "Danışmanlık Sözleşmesi” ve "Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesi” müvekkili davacı şirket tarafından noter kanalı ile keşide edilmiş ihtarname ile haklı sebeplefeshedilmiş ve sözleşmeden dönülmüş olmakla; akdedilmişbu sözleşmelerden dolayı (sözleşmelerle kararlaştırılmış Lisans, Danışmanlık ve Bakım Ücretleri'ne istinaden) davalı şirketçe davacı müvekkili şirkete keşide edilmiş faturalar toplamı olan 992.781.20 TL ve sözleşmelerde belirlenen bedel ve ücretleri nedeniyle, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit), davacı müvekkili şirket tarafından sözleşme ilişkisi kapsamında davalı şirkete ödenmiş toplam 867.437 TL'nin istirdatı ile sözleşmenin fesih tarihi olan 04.09.2024 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacının yasal sürede yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını.zira ayıp ihbarı için sürenin başlamadığını,bir an için davacının satın aldığı program-yazılım lisansı ile ilgili iddialarının ayıplı ifa kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olsa dahi, davacının 6102 sayılı yasanın 23/1-c bendi kapsamında 8 gün içinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını,herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmuş olduğu kabul edilse dahi, daha önceden 6098 sayılı yasanın 475. maddesindeki "c-... yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme" tercihini kullanmış olması sebebiyle de sözleşmeden dönme hakkının bulunmadığını, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yazılım sektöründe tam garantinin mümkün olmadığını,bilindiği üzere bilgisayar programlarının, ürün sahibi veya satıcısı tarafından belirtilen süreli veya süresiz özel destek ve servis garantisi verilmemişse, herhangi bir ürün garantisi içermediğini,yazılım ürününün satıcısı tarafından verilen herhangi bir şartlı garanti içermesinin, yazılım ürününün hiç hatasız ve sorunsuz olarak kullanıcıya teslim edildiği gibi anlama gelmediğini, davacının taleplerinin taraflar arasındaki Sözleşme eki Teklifin 2.6.maddesine aykırı olduğunu, davalı Müvekkilinin söz konusu programın kurulum ve kullanımının sağlanması için üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin sözleşme ile yüklendiği ödeme yapma borcunu yerine getirmediği için Sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Teklif Metninin 2.6.maddesindeki "Satın alma ile ilgili ödeme vadesinde yapılmadığı taktirde, ... yukarıda garanti ettiği hizmeti durdurabilir. Bu sebeple Müşteri ....'a karşı zarar, ziyan ve tazminat talebinde bulunamaz, akti feshedemez. Bu durum Borçlar Kanunu anlamında ...'un temerrüdünü oluşturmaz." hükmünün yürürlüğe girdiğini, davacının bir yandan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bir yandan da sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeden dönme teşebbüsünde bulunduğunu, bu eylemleri sözleşmeye aykırı olduğu için de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Delil tespit raporunun Müvekkili aleyhine hükme esas alınabilme niteliğinin bulunmadığını, dava dosyasında yer alan bilirkişi tespit raporunun müvekkilişirket aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, raporun yokluklarında düzenlenmiş olduğunu, taraflarına tebliğ edildikten sonra da süresinde itiraz edildiğini,delil tespit dosyasında itirazları üzerine ek rapor ile değerlendirme yapılmadan davacının tek yanlı etki ve yönlendirmesi ile ortaya çıkan raporun hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu ERP sistemlerinin paket programlar olmadığını,proje kapsamında ele alınarak hem ERP hem müşteri proje ekibinin yoğun çalışmaları ile hazır hale getirilmesi hedeflenen uygulamalar olduğunu, proje uyarlamalarında aynı sektördeki firmalarda bile kurgusal farklılıkların olabileceğini, ... ERP ürününün modüler yapıya sahip olduğunu, ayrıca projelendirilmesi halinde ayrı uzmanlaşma gerektiren Üretim Kapasite Planlama, MES, IOT gibi konularda müşterilerin yatırım yapacakları 3.parti programlarla entegre olabildiğini, sözleşmelerin hiçbirisinde projenin bir yıl içinde tamamlanacağına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, Danışmanlık Sözleşmesinde yer alan adam/gün hesabının, sözleşmenin tamamlanma süresi de; projenin danışmanlık kısmının tamamlanabilmesi için sarfedilmesi gereken eforu ve tahakkuk edecek ücreti tanımlamak için belirlenmiş bir ölçü olduğunulancak davacının ve yönlendirmiş olduğu bilirkişinin bu olguyu yanlış yorumladığını ve "makul süre" gibi soyut kriterlerin ileri sürüldüğünü, fazlaya ilişkin ve diğer tüm haklarınınsaklı kalması kaydı ile, öncelikle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, nihai yargılama sonunda davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası, tarafların İTO kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İş bu dava, taraflar arasındaki 02.05.2023 tarihli "Yazılım Lisans Sözleşmesi”, “Danışmanlık Sözleşmesi” ve “Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesinden” dolayı düzenlenen faturalara ilişkin borçlu olmadığının tespiti ve fazladan ödenen bedelin istirdatı talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, davalının Danışmanlık Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan süre zarfında yerine getirmediğinden bahisle aralarındaki üç sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini, bu nedenle davalı tarafından tanzim edilen faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve bu kapsamada ödenen bedellerin istirdadı talebinde bulunmaktadır. Buna karşın davalı taraf, üstlendiği edimi gereği gibi ifa edebilmek için alacaklı (davacı) tarafın da gerekli ifa hazırlığında bulunması ve ifayı kabule hazır olması gerektiğini belirtmekte, ancak davacı tarafın süreç boyunca bu külfeti yerine getirmemesi nedeniyle kendi borcunu da ifa edemediğini, ayrıca karşı edim olan bedel ödeme borcunun ifa edilmemesi üzerine danışmanlık hizmeti vermeyi de durdurduğunu belirtmekte, netice itibarıyla davacının fesih hakkının söz konusu olmadığından bahisle davanın reddini talep ettiği, ayrıca uyuşmazlığın çözümünde Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görev itirazında bulunmuştur.
Bu kapsamda ERP (Enterprise Resource Planning – Kurumsal Kaynak Planlama) olarak nitelendirilen bir yazılım sisteminin lisansının davalı şirket tarafından davacıya devredilmesini konu edinen bir “Yazılım Lisans Sözleşmesi”, söz konusu sistemin davalı tarafça davacının gereksinimleri çerçevesinde geliştirilmesi sürecini konu edinen “Danışmanlık Sözleşmesi” ve yine mezkur sistemin davacı tarafından kullanılması sırasında doğabilecek problemlere ilişkin olarak davalı tarafça verilecek olan yazılım destek ve bakım hizmetlerini konu edinen “Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesinin” akdedildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu sözleşmelerin niteliği, bu sözleşmelerin davacı tarafça feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı, bu kapsamda davalı tarafça düzenlenen faturalardan dolayı davacının borçlu olup olmadığı, ödenen bedellerin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı ve mahkememizin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı tarafın görev itirazının değerlendirilebilmesi için öncelikle uyuşmazlığa konu sözleşmelerin hukuki niteliğini tespit etmek gerekir. Sözleşme kapsamında davalı taraf, lisansını devretmiş olduğu ERP sistemini davacı tarafın ihtiyaçlarına uygun olarak sözleşme m. 5.6’da kapsam ve detayları belirlenen bir proje ile uyarlayıp kurma; davacı taraf ise bunun karşılığında Sözleşme m. 7 uyarınca bedel ödeme borcu altına girmiştir. O halde bu sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu belirtmek gerekir. Her ne kadar sözleşme metninde “danışmanlık” ifadesine yer verilse de gerek yapılması planlanan işin mahiyeti gerekse taraflar ile bilirkişilerin açıklamaları göstermektedir ki davalı tarafın üstlendiği edim salt neyin hangi şekilde yapılacağına ilişkin sözlü bir danışmanlık vermeyi değil, onu bizzat yapmayı da içermektedir. Uyuşmazlık konusu sözleşmede taraflardan birinin bedel ödeme borcu altına girdiği, diğer tarafın ise bir eser (ERP sisteminin davacının ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda uyarlanıp kurulması) meydana getirmeyi üstlendiği göz önünde bulundurulduğunda, bu sözleşmenin TBK m. 470 ve devamı anlamında bir eser sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda davalının görev itirazına ilişkin yapılan değerlendirmede; davalı her ne kadar uyuşmazlığın lisans haklarından kaynaklandığı ve çözümünde Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüş ise de, yukarıda bahsedildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmeler eser sözleşmesi niteliğinde olup, taraflar arasında fikri mülkiyet konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Eser sözleşmelerinde genel mahkemeler görevli olup, TTK 4 uyarınca her iki taraf da tacir olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevlidir, bu nedenle davalı tarafın görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu sözleşmelerin davacı tarafça feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığına ilişkin yapılan incelemede; somut olayda davacı tarafından, dava ve sözleşmelere konu ERP sisteminin canlı kullanıma geçirilmediği iddiasıyla davalı tarafa Üsküdar .... Noterliğinin 20.07.2024 tarihve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bir ihtarname gönderildiği ve ihtarnamede özetle, bir yıl içinde canlı kullanıma geçilmesi kararlaştırıldığı halde on beş ay geçtiği ve yine de canlı kullanıma geçilmekten son derece uzak olunduğu gerekçe gösterilmiş ve bir ay içinde bu sağlanamaz ise sözleşmeden dönülmüş / feshedilmiş olacağı belirtilmiştir. Akabinde davalı tarafın ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshederek iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sözleşmeden kaynaklı işlerin tamamlanmadığına ilişkin olarak tespit talebinde bulunmuş ve Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İşdosyası kapsamında hazırlanan 01.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 02.05.2023 sözleşme tarihli ERP projesinin tamamlanma süresinin makul sayılabilecek 12 aylık sürenin çok üzerinde geçmesine karşın işbu inceleme tarihinde henüz tümüyle tamamlanmamış olduğu, mevcut sistemin yukarıda ayrıntılarına yer verildiği birçok modül ve özelliklerde çokça eksiklerin olduğu, birçok modülde uyarlamaların yetersiz ve/veya lalettayin şekilde yapılmış olduğu, Satış Sonrası Hizmetler, Mobil Arayüz, Sabit Kıymetler gibi modüllerin sistemde mevcut olmadığı, tespit isteyenin iş akış gereksinimleriyle örtüşmeyen modüllerin bulunduğu, teklif hazırlama işlemlerinin beklenenden çok uzun sürdüğü ve dolanık yapıda olduğu, kullanıcı taraflı pratiklik sağlayacak detay özelliklerin uyarlanmamış olduğu, bu hali ile mevcut sistemin verimli ve pratik olarak kullanabileceğinin ve beklenen faydayı verebileceğinin söylenemeyeceği işbu nedenle mevcut sistemin son kullanıcı(tespit isteyen) canlı kullanımına ve proje teslimatına hazır olmadığı, toplantı tutanaklarında hataların mevcut olduğu ve tutanaklarda tamamlandığı belirtilen maddelerin yeniden tek tek gözden geçirilmesi gerektiği ve ücretlendirilen danışmanlık hizmetlerine göre projenin şimdiye dek tamamlanmış olması gerektiği halde, makul süre aşılmak suretiyle projenin tamamlanmamış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davacı tarafça bu hususta uzman görüşüne de başvurulmuş ve davacı tarafça mahkemeye sunulan 27.08.2024 tarihli uzman görüşünde de benzer nitelikte tespitler yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce de teknik bilirkişiler eliyle tarafların kayıt ve belgeleri ile eser üzerinde incelemeler yaptırılmış ve hazırlanan raporun tespit raporu ve uzman görüşü ile uyumlu olduğu, davalının üstlendiği edimleri tam olarak yerine getirmediği anlaşılmıştır.
İş bu deliller ve tespitler ışığında; davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında üstlendiği edimleri yerine getirmediği, davacı iş sahibi tarafından yapılan ihtara ve verilen bir aylık süreye rağmen davalının edimlerini yerine getirmediği, dolayısıyla davacının birbiriyle bağlantılı olan üç adet sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayalı olduğu kabul ediliştir. Eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından sözleşmenin feshi kural olarak geriye etkili sonuç doğurur. Geriye etkili fesih hâlinde de sözleşmeden baştan itibaren dönüldüğünden taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerinden talep edebilir ve sözleşme ile karşılıklı olarak üstlendikleri edimlerini ifadan kurtulurlar. Netice itibariyle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi haklı nedenle fesih olunduğundan, taraflar arasında akdedilmiş 02.05.2023 tarihli " Yazılım Lisans Sözleşmesi", "Danışmanlık Sözleşmesi " ve " Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesinden" dolayı keşide edilen toplam 992.781,20 TL'lik faturalar nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığı ve davacı tarafın halihazırda yapmış olduğu anlaşılan 867.437,00 TL ödemenin 04.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Dava konusu olan taraf şirketler arasında akdedilmiş 02.05.2023 tarihli " Yazılım Lisans Sözleşmesi", "Danışmanlık Sözleşmesi " ve " Yazılım Bakım Hizmetleri Sözleşmesinden" dolayı keşide edilen toplam 992.781,20 TL'lik faturalar nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2- Davacı tarafından davalı tarafa ödenmiş olan toplam 867.437 TL'nin 04.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 127.071,50 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 31.767,88-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 95.303,62-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 31.767,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Dosyada yapılan 30.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 425,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 30.425,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 278.430,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!