Anahtar kelimeler: Gizleme Süreç Defter Edenin Görüşü Hukukî Sahte Fatura Cezalandırılmasına Neticesinde

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Sahte fatura düzenlemeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 5271 sayılı Kanunun 231/7 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sahte belge düzenleme suçu yönünden 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiş, kararın itiraz edilmemesi üzerine 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın yasal süresi geçirildikten sonra 06.05.2019 tarihinde istinaf talebinde bulunması üzerine İlk derece Mahkemesince 10.05.20 19... /256 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanığın süresinde olmayan istinaf talebinin 5271 sayılı Kanunun 296. maddesi gereğince reddine, karar verildiği, sanığın istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin ek karara karşı istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede başvurunun süresinden sonra yapıldığı belirlenerek verilen ek karar isabetli olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, sanığın kanun yararına bozma talebi üzerine; Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 21.09.20 20... /1892 Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine kayıtlı iş yerine ilişkin 2016 takvim yılında 213 sayılı Kanun'a aykırı olarak sahte fatura düzenlediğinden ve anılan takvim yılına ilişkin defter ve belgeleri süresinde ibraz etmediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;1- Sanığın, "2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararında, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen fiilleri, bunların nitelendirilmesi ve maddi olayın oluş şekli ile elde edilen kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçlar ortaya konulmadan gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa'nın 1 41... sayılı Kanun'un 230. maddelerine muhalefet edilmek suretiyle hüküm kurulmasında,2- İncelenen dosya kapsamında yer alan █████/2016 tarihli ve 2016-A-███████ sayılı vergi suçu raporunda; sanığın üzerine kayıtlı iş yerine ilişkin, 2016 yılına ilişkin defter ve belgeleri kendisine yapılan tebliğe rağmen süresinde ibraz etmediği ve █████/2016 tarihinden itibaren düzenlediği tüm belgelerin komisyon karşılığında düzenlenmiş sahte belgeler olduğunun tespit edildiği ve sahteliği belirtilen faturalara el konulduğunun belirtildiği, yine söz konusu iş yerine dair █████/2016 tarihli ve 2016-A-███████ sayılı Vergi Tekniği Raporunda ise, sanığın üzerine kayıtlı iş yerinin █████/2015 tarihinde faaliyetini bitirdiği ve matrah artırımı nedeniyle 2015 yılına ilişkin yapılacak bir işlem bulunmadığının belirtildiği, yargılama sırasında savunması alınan sanığın üzerine atılı suçlamaları reddettiği ve anılan raporda bahsedilen belgelerin tarafınca düzenlenmediğini, 2016 yılında üzerine kayıtlı böyle bir iş yerinin olmadığını beyan ettiği, mahkemesince sahteliği iddia olunan ve dosya arasında asılları bulunan 2016 takvim yılına ait faturalara dair yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda, anılan faturalar üzerindeki imzaların sanığa ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, söz konusu faturaların sanık tarafından düzenlenmediğinin belirlendiği gibi, 2016 yılında sahte faturaların verildiği ... Metal San. Tic. Ltd. Şti'nin sahibi olan ve tanık olarak dinlenen ...'nun, sanığı hiç görmediğini ve ... ile iş ve işlemleri yürüttüğünü beyan etmesi karşısında, sanığın üzerine kayıtlı iş yerine ilişkin 2016 yılında iş ve işlemlerde bulunmadığı, bu halde 2016 yılına ait defter ve belgelerin sanıkta bulunmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,Dosya incelendi, gereği görüşüldü
:1- Sanığın, “2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümde, suç oluşturduğu kabul edilen fiiller, bunların nitelendirilmesi ve maddi olayın oluş şekli ile elde edilen kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçlar ortaya konulmadan, gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa‘nın 1 41... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddelerine muhalefet edildiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki (1) numaralı istem yerinde görüldüğünden, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin █████/2019 tarihli ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının CMK'nin 309. maddesi uyarınca bu suç yönünden bozulmasına, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine,2- Sanığın “defter ve belge gizleme“ suçundan 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik yapılan incelemede; sanığın savunmasında, vergi incelemesine konu ... Hırdavat isimli işyerinin resmi olarak kendi üzerine kayıtlı olduğunu, kendisine tebligatın yapıldığını, defterlerin muhasebeci ... isminde birinde bulunduğunu söylemesi ile vergi incelemesi için istenen defter ve belgeleri saklama yükümlülüğünün sanığa ait olması karşında, “defter ve belge gizleme“ suçu yönünden ihbarnamedeki (2) numaralı istem yerinde görülmediğinden reddine, “2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçu yönünden ise bozma nedenine göre (2) numaralı istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine," gerekçeleri ile kanun yararına bozma kararı verildiği, kanun yararına bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelemeye konu karara yönelik kanun yolunun temyiz ve inceleme yetkisinin Yargıtay'a ait olduğu anlaşılmakla, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiş, daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2022 tarihli yazısı ile "█████/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip █████/2022 tarih ve 31810 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 59... . maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olduğu," gerekçesi ile dosyanın ilk derece mahkemesine iade edildiği, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; tarafına verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, cezaya itiraz ederek dosyanın Yargıtay mahkemesine gönderilmesi istemine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı reddetmiş ise de; sanığın vergi incelemesi yapılan şirketi kendisinin kurduğuna dair beyanı, sanığın Yargıtay bozma kararı öncesi alınan savunmasında dükkanı kendisinin işlettiğine dair beyanı bir arada değerlendirildiğinde sanığın şirkette yapılan iş ve işlemlerden haberi olmadığına dair savunmasına itibar edilemeyeceği, bu kabul ile birlikte bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere sanığa ait ve yeni kurulan işletmenin kısa sürede yüksek cirolara ulaşmış olması, sanığın alış gösterdiği şirketlerin kendi BS formlarında sanığa satış yapmadıklarının tespit edilmiş olması ve bu hususta beyanda bulunmuş olmaları, herhangi bir mal alışı olmaması sebebiyle herhangi bir mal satışının da olamayacağı, vergi dairesince yapılan yoklamalarda yüksek gelirler beyan etmesine rağmen işyerinde sadece bir masa ve iki sandalyenin bulunmuş olması ve herhangi bir ticari malın bulunmamış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek 2016 yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenlemesi eyleminin sabit olduğu sonucuna gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARGerekçeli kararda "18.04.2017" şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin "15.08.2016" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2026 tarihinde karar verildi.