Anahtar kelimeler: Almasa Mecurun Silindiğini Ştine İhyası Kalkmış Sicili Gazetesiyle Ekim Kaybettiğini

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı dava dilekçesinde özetle; tarafına ait, ...adresinde bulunan taşınmazın █████/2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ... ... ... Tic. Ltd. Şti.'ne kiralandığını, şirketin ... sayılı ve 27 Ekim 2023 tarihli ticaret sicili gazetesiyle tasfiye sürecine girdiğinin görüldüğünü, her ne kadar tasfiye sürecine giren işbu şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığına ilişkin bir ilan yer almasa da, şirketin ... sicilinden silindiğini, tüzel kişiliğini kaybettiğini, taraf yokluğu nedeniyle kira sözleşmesinin hukuken ortadan kalkmış olmasına rağmen kiracı şirket tarafından kira bedelinin ödenmemeye devam edildiğini, kiralanan taşınmazın da haksız olarak tahliye edilmediğini, mecurun tahliye edilmesi için şirketin yetkilisi konumunda olan ...'a ve şirketin tasfiye memuru olarak görünen ...'e ... 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen kişilerin hiçbirine adreste tebligat yapılamadığını belirterek, ilgili şirketin kira alacağı ve tahliye davalarına ve icra takiplerine konu olabilmesi için ihya edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin ticaret sicil dosyası incelendiğinde; ...-5 ticaret sicil numaralı ...'nin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi şirket hakkında TTK'nın 529 ve devamı maddeleri kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğini, yalnızca tasfiyeye girişe ilişkin genel kurul kararının 27.10.2023 tarihinde tescil edilmekle birlikte, şirketin borçlu ve alacaklarına üç ilan yaptığını, tasfiye sonu işlemlerinin yapılması için ilgililerce bir başvuruda bulunulmadığını ve müvekkili müdürlükçe herhangi bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığını, bu itibarla, dava konusu ...nin tüzel kişiliği sona ermediğinden/ticaret sicilinden terkin edilmediğinden yani, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla ticaret sicilinden terkin edildiği iddia olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." şeklinde düzenlenmiştir.Bahsi geçen maddede tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemli dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceği hususu düzenlenmiştir.Somut olayda; ...'nün █████/2026 tarihli cevabi yazısı ile cevap dilekçesi incelendiğinde; ihyası istenilen ...-5 ticaret sicil numaralı ...'nin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı, şirket hakkında Ticaret Sicili Müdürlüğünce TTK'nın 529 ve devamı maddeleri kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğini, yalnızca tasfiyeye girişe ilişkin genel kurul kararının 27.10.2023 tarihinde tescil edildiği, tasfiye sonu işlemlerinin yapılması için ilgililerce bir başvuruda bulunulmadığını ve ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmediği hususu anlaşılmıştır. HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca davacının, dava açmakta hukuki yararının olması dava şartlarından biri olarak sayılmıştır. Davacı tarafça, ihya talepli eldeki dava açılmış ise de; ihyası talep edilen şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve ticaret sicilinden terkin edilmediği anlaşıldığından eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacı tarafça açılan davanın, HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyleUSULDEN REDDİNE,2-Harç peşin ve yeterli alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya resen iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır