Anahtar kelimeler: Özetlemüvekkili Sunmadığı Bankacılık Kefil Borcun Den Anadolu Ödenmemesi Olmamak Devamına

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile dava dışı ---------- Şti arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının işbu sözleşmeye davalının kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından ---------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alındı. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine --------- İcra Dairesinde 121.511,70 TL asıl alacak, 24.452,70 TL işlemiş faiz, 1.222,62 TL faizin %5 gider vergisi ve 5.272,93 TL masraf olmak üzere toplam 152.459,51 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, itiraz üzerine takip dosyasının --------- İcra Dairesine gönderildiği, yetkili icra dairesinin ödeme emri düzenlemediği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dosyamız arasına alınmıştır.Dava kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.Somut olayda davacı alacaklının ---------- İcra Dairesinde takip başlattığı, borçlunun yetkiye itirazı üzerine dosyanın ----------- İcra Dairesine gönderildiği, borçlunun yeniden itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, ancak ancak yetkili icra dairesi tarafından ödeme emri düzenlenmediği, usulüne uygun bir takip bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İtirazın iptali davası için geçerli bir icra takibinin bulunmaması sebebiyle 6100 Sayılı HMK 'nun 114/2 maddesi yollaması ile aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE2-Alınması gerekli 732,00 TL perşin harcın başlangıçta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026