Anahtar kelimeler: İptalihükümsüzlük Yidk Bam Sektöründe İlaç Esaskarar Sinai Sınai Fikri Beri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka 2022-M-1144 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 1953 yılından beri ilaç sektöründe faaliyet gösteren ve "..." markasının sahibi olan müvekkilinin davalının ███████████ sayılı "..." ibareli başvurunun 5. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ibareli davaya konu marka ile müvekkilinin "..." ibareli markası arasında ortak harfler ve bu harflerin dizilimi itibariyle görsel ve işitsel olarak aynıyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davaya konu marka kapsamına alınmak istenen malların müvekkili markasında tescilli olduğunu, dolayısı ile markaların karıştırılma ihtimalinin kabulü için gerekli olan işaret ve emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, oluşan bu benzerlik nedeniyle dava konusu markanın müvekkilinin markası ile karıştırılması ve müvekkilinin seri markası olarak algılanması ihtimalinin bulunduğunu, taraf markalarını üzerinde bulunduran ilaçların aynı tedaviye yönelik olmasının bu ihtimali artırdığını, taraf markaları arasındaki benzerliğin dikkat ve bilinç düzeyi yüksek doktor, eczacı gibi uzman tüketici kitlesi tarafından dahi markaların karıştırılmasına yol açacağını ileri sürerek, 2022-M-1144 sayılı YIDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili 1992 yılından beri faaliyet gösteren müvekkilinin, üretimini yaptığı "..." markalı ilacın tescili için başvurduğunu, davacı tarafından "..." markasına dayalı olarak itiraz edilmişse de, davacının bu markasının kullanım ispatına tabi olup markanın kullanılmadığını, markaların potansiyel tüketicilerinin eczacı ve doktor gibi profesyonel kişilerden oluştuğunu ve bu kişilerin markaları karıştırmasının söz konusu olmadığını, kaldı ki "..." şeklinde okunan müvekkilinin markasında vurgunun ilk iki hecede ve özellikle ilk hecede yoğunlaştığını, buna karşılık "..." şeklinde okunan davacının dayanak markasında vurgunun yalnızca ilk hece de kaldığını, bu itibarla vurguyu taşıyan "..." ve "..." arasındaki ses ve harf farklılığı nazara alındığında taraf markalarının görsel ve işitsel olarak ayrıştıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ,
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davaya konu "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 6769 sayılı SMK.'nın nispi ret nedenlerini içeren 6/1 maddesi uyarınca markalar arasında iltibasın varlığının kabulü için benzerliğin yeterli olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince bu hususta bir değerlendirme yapılması yerine markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olması koşullarının arandığını, bu itibarla varılan sonucun doğru olmadığını, zira taraf markalarında "..." harflerinin ortak olup dizilimlerinin dahi aynı olduğunu, harflerin ortaklığı ve dizilimden kaynaklanan bu benzerliğin, görsel ve işitsel olarak markalar arasında bir bağ bulunduğu algısı oluşturduğunu ve tüketicilerin iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 8 harf 4 heceden oluşan davaya konu marka ile 7 harf 3 heceden oluşan itiraza dayanak markaların son dört harfi benzer ise de, markaların başlangıç harflerinin farklı olduğu, bu farklılığın markaları görsel ve işitsel olarak uzaklaştırdığı, ilgili sektördeki tüketicilerin doktor, eczacı, ilaç mümessili gibi dikkat seviyesinin de yüksek olduğu kişilerden oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!