Anahtar kelimeler: Pilot Üstlenildiğini İşinin Yapım Ortağı Konumunda Noterliğinin Yevmiye Eser Adalet

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili il davalı ... arasında kurulan iş ortaklığı ile, davalılardan Adalet Bakanlığınca ihale edilen ... Yapım İşinin üstlenildiğini, müvekkil şirketin yüklenilen işin pilot ortağı konumunda olduğunu, ....Noterliğinin 19.11.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ortaklık sözleşmesi ile davalı ...'in ortaklığı temsil yetkisi verildiğini, ....Noterliğinin 20.11.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu İhtarnamesi ile ...'in ortaklığı temsil yetkisinin kaldırıldığını, bu husus aynı gün ... yevmiye no.lu ihtarname ile Adalet Bakanlığı'na da bildirildiğini, 14 no.lu hakediş bedeli 23.11.2015 tarihinde .....A.Ş.-... İş Ortaklığının ...... Bankası .....Şubesindeki ........ no.lu hesaba ödenmesi talimatının verildiğini, sözkonusu EFT havalesinin geçtiği hesap ...'in ayrı bir vergi kaydı ve şahsi hesabı olduğunu, işbu hesabı adi ortalığa ait hesap olmadığını, müvekkil İzmir 3. Noterliği'nin 08.01.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı bankadan ... A.Ş-... İŞ Ort. Hesabına 242.243,13 TL'nın EFT gönderen ... Bankasına iade edilmesi talep edildiğini, davalıların olayda zincirleme kusurlarının bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilin uğradığı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiği belirtilerek, davalılardan ...'in şahsi hesabına geçen 242.243,13 TL meblağın ŞİMDİLİK 10.000,00 TL'lık kısmı ödeme tarihi 23.11.2015'ten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ......A.Ş.-.İş Ort. Hesabına tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Adalet Bakanlığı vekili, ....A.Ş-... İş Ort. İzafeten davacı şirket tarafından dava açıldığını, TTK hükümlerine göre adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığın dan taraf ehliyeti bulunmadığını, TBK'nun 534 ve TMK 630. maddeleri gereğince iştirak halinde mülkiyet kuralları gereği ortakların birlikte dava açmaları gerektiğini, hakediş faturası üzerinde yazılan ... numarasına EFT Havalesi yapıldığını, fatura üzerinde yazılan ...... numarasına paranın havale edildiğini, hak ediş faturası █████/2015 tarihinde teslim edildiğini ve █████/2015 tarihinde EFT havalesi yapıldığını, bahse konu hesapta hata varsa alıcının bankası parayı iade etmesi gerektiğini, havale talimatın ortaklık adı yazılı olmasına ve ... numarasının ...'e ait olması nedeniyle, davalı bankanın parayı iade etmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Bankası vekili, davacının aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, öncelikle davacının diğer davalı ortak ...'e davayı yöneltmesi gerektiğini, müvekkil banka EFT talimatında yazılı olan ... no.suna havale bedelini alacak kaydettiğini, davacının düzenlediği hakediş faturasında yazılı olan ... no.suna havalenin alacak kaydedildiğini, bu nedenle hatalı bir işlemin bulunmadığını, müvekkil banka davacının fatura üzerinde bildirdiği ... no.suna diğer davalı Bakanlıkça verilen talimat doğrultusunda gönderilen EFT havalesini hesaba alacak kaydettiğini, müvekkil banka Adalet Bakanlığı tarafından verilen talimatta bildirilen ... no.suna havale bedelini geçtiği için herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., ... Yapım işine dair ortaklık sözleşmesine göre davacının payı %1,5 olduğunu, kendisine ödenen 242.243,13 TL ort. sözleşmesine göre %1,5'nin davacıya ait olacağını, bu nedenle kısmi dava açılamayacağını, davacının diğer davalıları suçlamasının yanlış beyanlardan ibaret olduğunu, bahse konu EFT Havalesi bedelinin tarafından alındığını, ancak bu paranın tarafınca kullanılmadığını, anılan ihale ile üstlenilen iş taşeron ......ŞTİ. tarafından yapıldığını, anılan bu havale bedeli eklenerek 250.132,00 TL taşeron firmaya havale yoluyla ödendiğini, dolayısıyla davacının bu paradan pay talep etmesinin haksız olduğunu, taşeron firma üstlendiği işi bitiremediği için sözleşme fesih edilip hem davacı ve hem de kendisinin iflasa sürüklendiği belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada, davalılar .... Bankası ile ...... kusurunun olmadığı gerekçesiyle, bu davalılar yönünden davanın esastan reddine, davalı ... yönünden ise, davalının yargılama aşamasında öldüğü ve davanın mirasçılara yöneltilmediği gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ....'un temsil yetkisinin kaldırıldığının bildirilmiş olmasına ve hak edişin ortaklık adına gönderilmesine rağmen, davalı Haluk'un şahsi hesabının bildirilmesi sebebiyle davalı Bakanlığın kusurlu olduğu, bir bankadan diğer bir bankaya yapılan EFT işleminde, alıcı hesap numarası ile adının uyuşmaması halinde, gönderilen paranın, gönderen bankaya iade edildiği, dolayısıyla, davalı Bankanın, kendisine ortaklık adına ve fakat ....'un şahsi hesabına gönderilen parayı, uyuşmazlık sebebiyle gönderen ... Bankasına iade etmesi gerektiğinden kusurlu olduğu, kaldı ki, davalı idarenin yazısında açıkça ...... vergi nolu iş ortaklığı hesabına ödeme yapılması talimatı verilmiş olmasına rağmen davalı banka nezdinde hesaba aktarım gerçekleştirilirken vergi numarası kontrolü dahi yapılmadığı, nitekim gerçek kişilerde bankalar gerçek kişide TC Kimlik numarası esas alarak işlem gerçekleştiriyor ise, tüzel kişi tacirler ve iş ortaklıkları bakımından vergi numarası esas alınarak hesap sahibini tespit etmeleri gerektiği, vergi numaralarının karşılaştırması neticesinde parayı iade etmesi gerektiği, davaya konu hak ediş tutarı, iş ortaklığının parası olup, iş ortaklığı adına tahakkuk ettiği, bu bedel, herhangi bir hakkı olmamasına rağmen davalı Haluk tarafından tasarruf edilip ödenmediği, dolayısıyla davalı Haluk'un, ortaklık adına tahakkuk etmiş ve gönderilmiş bir bedeli kendi hesabına tasarruf etmekte kusurlu olduğu, bu şekilde davalıların tam kusurlu olduğu, müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile davalı asilin yüklenici adi ortaklığın ortakları, davalı Bakanlık iş sahibi, davalı banka ise, sözleşme bedelini transfer eden aracı kişidir. Davacı yüklenici iş ortağı, ortaklığa ait hak ediş bedelinin davalı ortak hesabına havale edilmiş olmasından kaynaklı olarak, tarafların kusurlu olduğu gerekçesiyle, hak ediş bedelinin ortaklığa ödenmesini talep ettiği, davalıların ise, yapılan işlemde kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini talep ettikleri, mahkemece, vefat eden davalı yönünden davanın usulden reddine, diğer davalıların kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır. Adi ortaklığı oluşturan ortakların birlikte dava açmaları, birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakatinin alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılıp iş bu dava ile birleştirilmek suretiyle taraf teşkilinin yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı ortak, davalı ortağın da kusurlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış olup, ortaklık açısından taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekmiştir. Dava ehliyeti davada taraf olma ehliyetidir. HMK'nın 50. maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde ise; gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden sonra ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden mirasçılık belgesi temin edilerek mirasçılarının davada davalı olarak yer almalarının sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davada, davalı Haluk'un yargılama aşamasında ölümü sebebiyle taraf ehliyetini yitirdiği, davacıya verilen süre ve yetkiye rağmen, mirasçıların davaya dahil edilmediği dikkate alınarak, davalı Haluk'a yönelik açılan davanın usulden reddine dair mahkeme kararı doğru olmuştur. Davacı ile davalı asil arasındaki adi ortaklık sözleşmesine göre adi ortaklığı tek başına temsil yetkisinin davalıda olduğu konusunda ihtilaf yoktur. Davalının temsiliyetine ilişkin bu yetkinin sonlandırıldığının 3.kişiler açısından (somut olayda davalı Bakanlık ve Banka) sonuç doğurabilmesi için, adi ortaklığın taraflarınca birlikte alınmış bu kararın usulünce 3.kişilere bildirilmiş olması gerekir. Somut olayda bir ortaklık kararı olmadan davacı tarafından davalı asilin temsiliyetinin sonlandırıldığını davalı Bakanlığa bildirmiş olmasının bir hukuki sonucu bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı Banka ve Bakanlık sorumlu tutulamaz. Davalı Banka ve Bakanlığa yönelik açılan davanın bu nedenlerle reddi gerekirken, mahkemece işbu davalıların kusuru olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının gerekçe yönünden HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davalılar ... Bankası ile Adalet Bakanlığı yönünden davanın esastan reddine, davalı ... yönünden ise davanın usulden reddine, dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih ve 2017..... Esas, 2021/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davalılar ... Bankası ile Adalet Bakanlığı yönünden davanın ESASTAN REDDİNE,
4-Davalı ... yönünden ise davanın USULDEN REDDİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı ...Bankası tarafından yapılan 113,30-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı ... Bankası ile Adalet Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara VERİLMESİNE,
Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 274,70-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!