Anahtar kelimeler: Davatalep İmalatları Yapım Yürüttüğü Tarafsız İşini Yazildiği Eser Anadolu İmza

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
BİRLEŞEN ----- SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan asıl ve birleşen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarında yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dosya birlikte incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
ASIL DAVADA DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yol yapım çalışmalarını yürüttüğü, -----imalatları yapım işini, davalı şirkete, ---- tarihli imza altına alınan sözleşme ile verdiği, taraflar arasında imzalanan -----tarihli sözleşme gereği, davalının sözleşme konusu edimlerini güvence altına almak için, sözleşmenin 11. maddesi gereği 500.000,00 TL tutarında teminat senedinin davalı tarafından tanzim edildiği, ilgili sözleşme maddesinde “Proje güzergahı tamamlanmadan taşeronun işi bırakması veya istenilen günlük imalat miktarlarının sağlanamaması durumunda, teminatın nakde çevrilerek gelir kaydedilecektir.” hükmünün taraflar arasında akit altına alındığı, yine sözleşmenin 13. maddesinin $ numaralı fıkrasında --------- bu sözleşmeye aykırı davranışa ve işi saptanan günlük miktarlarda ve personel sayısında devam ettirmediği takdirde müteahhit herhangi bir ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi fesih ederek taşeronun hakediş ve teminatlarını el koyarak gelir kaydeder, geriye kalan işleri taşeron adına veya hesabına yapabilir veya yaptırabilir, yapılan işlerin sonunda Müteahhit aleyhine bir fark doğarsa bu farkı taşerona ödemekle yükümlü olduğunu, gelir olarak kaydedilen teminatlar taşeronun borcuna mahsup edilemez.” iradesine yer verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesi gereği ise davalının iş tanımına da yer verilmiş olmakla, davalı şirket------ imalatlarını yapılması için gerekli organizasyonları yapıp günlük tek makine ile --------- gerçekleştirebilecek ekibi oluşturmayı taahhüt ettiği, bununla birlikte, davalı firmaya söz konusu taahhütlerini yerine getirmesi için davacı şirket ---------bedelli ------ (makinaların sahaya inişi) ödemesi gerçekleştirdiği, sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalının sözleşme hükümlerine uygun olarak çift makine taahhüdünü sözleşme tarihi sonrası 2 aylık sürede çeşitli bahaneler ile yerine getirmediği gibi personel sayısını da sağlamayarak şantiye sahasında makine ve faaliyetlerini kısıtlı yür --------- tarihinde ise tek set makinanın aktifliğini durdurduğunu beyan ettiği, tek set makinanın aktifliğinin durdurulduğu --- tarihinde ise davalı firma adına --------- yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, iş bu ihtarnamenin tebliğ alındığı tarihten itibaren 3 iş günü içerisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusuna uygun olarak, iş ekipman, personel ve iş edimini uygun bir şekilde yerine getirmek için iş başı yapmamanız, aksi taktirde aykırı eylemlerinizden dolayı sözleşme hükümlerine uygun olarak sözleşmenin fesih edileceğinin vurgulanarak işbaşı yapılması gerektiğinin belirtildiği, davalı tarafça ihtarnameye ------- yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiği, söz konusu ihtarname içeriğinin tutarsız olması ve açıkça sözleşme hükümleriyle aykırı olması sebebiyle, müvekkil şirket tarafından ikinci ihtarname keşide edilerek, sözleşmenin fesih edildiği ve müvekkil şirketin zararları sebebiyle ayrıca yargı yolu cihetine gidileceği --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriği incelendiğinde, davalının taahhüt ettiği hükümler ve edimlerin yerine getirilmemesi halinde, davalı tarafından tanzim edilen teminat senedinin nakde çevrileceği belirtilmekle birlikte (madde 11), sözleşmenin 6. Maddesi gereği imalatın gerçekleştirilmediği her gün için ----- hakedişten kesinti yapılacağı, 16. maddesinde ise taşeronun sahada yarım imalat bırakması durumunda taşeronun yarım kalan imalatlar için bedel ödenmeyeceği, yarım kalan imalatların müteahhit tarafından tamamlanarak hakedişinden kesileceği taraflar arasında imza altına alındığı, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmesi fesih edilerek, --- tutarlı teminat senedinin ----- sayılı dosyasında takibe konu edildiği, ancak borçlu davalının --------tarihli dilekçesi ile borca itiraz ederek, takibin durmasına sebebiyet verdiği, davalı borç sözleşme hükümlerine ihlal ederek müvekkil şirkete zarara sebebiyet vermekle birlikte, takip konusu yapılan mala ilişkin teminat senedi borcuna da kötü niyetle itiraz ederek, müvekkil şirket alacağını geciktirmeyi amaçladığını, haksız ve kötü niyetli itiraz sonrası ---- başvurulmuş ise de, anlaşma sağlanamadığı, yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve mahkeme tarafından re 'sen dikkate alınacak hususlar ile; davalı borçlu ----------Sayılı dosyasına yönelen itirazının iptalini takibin devamını, takibin durması ve alacağın likit olması sebebiyle, kötü niyetli davalının aleyhine 9020'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davacı şirketin alacağını karşılar miktarda, davalının menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı (İİK 259/1), ihtiyaten haczine, (İİK 257/1), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının ----- takip dosyası ile davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği, eldeki davanın davalı müvekkil şirket tarafından teminat amaçlı verilen senedin konu olduğu icra takibinde ileri sürülen itirazın iptali istemine dayandığı, icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde öncelikle -----İcra Dairesinin yetkisine de itiraz edildiği, icra takip dosyasında bulunan tüm belgeler incelendiğinde; borç sebebinin ---- tarihli, ----- bedelli teminat senedi olduğu, takibin yegane dayanağı olan işbu teminat senedi incelendiğinde ise; ödeme yerinin ---- olduğunun görüldüğü, davacı yan ile davalı şirket arasında akdedilen ---- tarihli sözleşme uyarınca davalı müvekkil şirket; sınırları belirli otoyol alanı üzerinde-------- imalatı yapma işini üstlendiği, müvekkili ------ tarihinde şantiye sahasında bulunan makine de meydana gelen arıza sebebiyle makinenin tamiratı için nakliyesini gerçekleştirilmiş ancak arıza göre parçaların yurt dışından temin edilmesi gerektiği, tamir ve tesliminin ise 100 iş günü içerisinde tamamlanabileceği ilgili tamir servisi tarafından bildirildiğinden işin devamının gelmesinin mümkün olmadığı, davacı yanca keşide edilen aynı tarihli ihtarname de durumun açıklanmış olduğu, davacı yan keşide ettiği ---- tarihli ihtarname ile----tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini bildirdiği, ------ tarihli proforma fatura ile makinenin arızalı parçalarının tespit edilerek tamir için öngörülen süre de yine ilgili servis tarafından davalıya bildirildiği, taraflara ait ticari defterleri incelenmesi halinde davalı müvekkilin davacı yandan --- alacaklı konumunda olduğunun anlaşılacağı, davacı yan,----tarihli ihtarname ile; "sözleşmede tek makine ile günlük ---, çift makine ile günlük -------imalatı gerçekleştirildiğinin öngörüldüğünü ve fakat müvekkili şirketin sözleşme tarihinden ihtarname tarihine dek sözleşme aksine sahaya yalnızca tek set makine getirdiğini ve günlük bazda taahhüt edilen iş miktarının da yerine getirilmediğini,------- ihtarname tarihinde ise sahada bulunan tek set makinenin de aktif olmadığını ve iş sahasını terk için sökülmeye başlandığının gözlemlendiğini" ileri sürerek ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde sözleşmeye uygun olarak iş başı yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ve uğranılan kazanç kaybı ve bilcümle zararların davalı müvekkil şirketten tahsil edilme yoluna girileceğini ihtar ettiği, davacı yanın fesih sebebi olarak ileri sürdüğü "günlük bazda hedeflenen işlerin yerine getirilmemesi" durumunun tek sorumlusu olduğu, müvekkili şirketten haksız kazanç sağlamak amacıyla dava konusu takibi başlattığı, ------- tarihli sözleşmenin (5) numaralı maddesinde işin süresinin ve işin bitiş tarihinin müteahhit (davacı şirket) firma tarafından belirleneceği, taşeronun (davalı müvekkil şirket) bu hususta hiçbir itiraz hakkının bulunmadığının öngörüldüğü, mevcut olayda davacı yanın zararının ne kadar olduğunu beyan ve ispat etmekten bir hayli uzak olduğu bu nedenle zararın teminatın nakde çevrilmesi yoluna gidilebilecek boyutta olup olmadığı hususunda şu aşamada taraflarınca herhangi bir beyanda bulunulmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte sırasıyla ifade etmek gerekir ki“ ---tarihinde davacının müvekkil şirket ile sözleşme akdettiği, ----- tarihinde fesih iradesini ortaya koyduğu,--- tarihinde takip başlattığı, ----- tarihinde keşide ettiği ikinci ihtarname ile; uğradığını iddia ettiği zararlardan ötürü davalı müvekkil şirketin ---- tarihleri arasındaki hak edişlerinden --- kesinti yaptığını belirttiği, uğradığını iddia ettiği------- tarihleri arasında 5 gidişten --- kestiğini ifade eden davacı yanın; ------ arasındaki 2 günde, teminat senedi bedelinden de fazla olacak derecede hangi zarara nasıl uğradığının taraflarınca anlaşılamadığı, müvekkilinin cari hesap bakiyesinde davacı yandan -------- alacaklı konumunda olduğu, müvekkilinin haklı alacağının engellenmesinin amaçlandığı, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile Sayın Mahkemece resen gözetilecek nedenlerden dolayı; öncelikle Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı yan aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
BİRLEŞEN -----SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; BİRLEŞEN DAVADA DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf davacı şirkete karşı olan edimlerini yerine getirmemesine rağmen taraflar arasında ki sözleşmeye aykırı olarak tanzim ettiği faturaları icra takibine konu ederek,işbu uyuşmazlığın doğmasına sebebiyet verdiğini, müvekkil şirket-------- tarihli eser sözleşmesi tanzim edildiğini, davacının sözleşmeye rağmen edimini yerine getirmeyip,imalatını yarım bırakarak müvekkil şirketin zararına sebebiyet verdiğini, sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, sözleşmenin fesh edilmesini davacı tarafa bildirildiğini, tarafları ve dava konusu aynı ------ sayılı dosya açıldığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, mahkememiz dosyası ile---- sayılı dosyasının birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları, ----- esas sayılı dosyası, Taşeron Sözleşmesi Faturalar, Tarafların Ticari Defter ve Belgeler, Tanık, Bilirkişi Raporu, ---- Yevmiye Sayılı İhtarnamesi, ---- Yevmiye Sayılı İhtarnamesi, --- Kayıtları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -------Ben Davacı ak yapı firmasında inşaat mühendisi olarak görev yapmaktayım, davacı şirketin yapımını üstlenmiş olduğu, ---- otoyolunun 115. KM'deki bağlantı yollarının yapımında çalışmaktayız. Davalı ---- şirketi yapımı devam eden bağlantı yollarının zemin iyileştirmesi aşamasında taşeron olarak çalışmaktaydı. Ben her iki şirket arasındaki sözleşmenin detaylarını bilmiyorum ancak bildiğime göre ------ adet makine ile çift vardiye şeklinde çalışmalarını gerçekleştirecekti. Ancak sahada tek makine ve tek vardiye şeklinde çalışmalar yapıldı. Akabinde kısa bir süre içerisinde de üstlenmiş oldukları işi de yarım bıraktılar benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Asıl dava 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen bonodan dolayı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)Birleşen dava 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.Birleşen dava/dosya -------Karar sayılı ilamı ile mahkememizin işbu dosyasıyla ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra birleştirilmiş, bu aşamadan sonra tahkikat birlikte yürütülüp sonuçlandırılmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davalarda dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşmaları icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sebep ve sonuçları açıklanarak takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin usul ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaların dayanağı---- esas sayılı dosyası ve ----- sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği dosya arasına alınarak içeriği incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itirazlar üzerine takiplerin durdurulduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; -----Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.------Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -------- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.-----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.-------- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6098 Sayılı TBK'nin 470. maddesinde"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.' şeklinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi ise iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nin 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda öncelikle asıl davada somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından ---------- esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen bono nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde eser sözleşmesi ve bu kapsamda düzenlenen bonoya göre çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış, gösterilen tanıklar da istinabe yoluyla dinlenmiştir. Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede somut olayda öncelikle taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinin mübrez yazılı sözleşme, ihtarnameler ve dinlenen tanık beyanı ile sabit olduğu gibi davalının üstlendiği işi tamamlamadan iş sahasından ayrıldığı açıkça anlaşılmıştır. Buna göre dosya bulunan bilirkişi raporu da gözetildiğinde taraflar arasında düzenlenen taşeron sözleşmesinin 6 ve 11.maddeleri gereğince davacının teminat senedine konu alacağı hak ettiği anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190, maddeleri gereğince mevcut sözleşme, anılan diğer durum ve deliller karşısında ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davacının davasının talep gibi harçlandırılmış toplam miktar üzerinden kabulü ile davalı-borçlunun ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmesi gerekmiştir. --------------Davacı tarafın icra inkar tazminatı isteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise;------kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Bu açıklamalar çerçevesinde tazminatın yaptırım amacı da gözetildiğinde somut olayda asıl alacağın gerçek miktarının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi gereği davalının borcunun varlığını ve miktarını açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumda olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davalının itirazının haksızlığına karar verilmesine göre davalı-borçlu yönünden icra takip dosyası, sözleşme ve buna bağlı olarak düzenlenen bonoya göre mevcut asıl alacak/borç likit/muayyen olmakla İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın ------%20'si olan ----- icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (İİK,67/2)
Birleşen davaya gelince; davacı vekili tarafından----------------esas sayılı dosyası, üzerinden davalı şirket hakkında eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara bağlı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlu tarafından yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde faturalara göre çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş; öncelikle uyuşmazlığın çözümü için özel ve teknik bilgi gerektiğinden 6102 Sayılı TTK'nin 16/1, 83-85 ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında tacir olan taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak rapor düzenlenmesine karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. -------Kurulu listesinden resen seçilen SMMM bilirkişi ------- tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda özetle, Tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği, taraflar arasında --- tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen -----bedelli teminat senedi, davacı----tarihinde ------ sayılı dosyası ile takibe konu edilmiştir. Davacının ticari defter kayıtları incelendiğinde; asıl dava konusu takip tarihi itibarıyla davalıya ----borçlu, takip tarihinden sonra davalı adına yapılan ------ prim ödemeleri sonrası ise dava tarihi ------ borç bakiyesinin bulunduğu, davacı tarafından bu borç bakiyesinin taraflar arasında imzalı sözleşmenin 13/5 maddesinde düzenlenen haklara dayanılarak ----- tarihinde irat kaydedildiği, yapılan muhasebe işlemleri sonucunda davacı kayıtlarında davalı lehine herhangi bir borç bakiyesi kalmadığı tespit edilmiştir. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ---- asıl dava davacısı ----- yılında düzenlenen 4 adet faturadan kalan ---- alacak için önce ------sayılı dosyada takip başlatmış, yapılan yetki itirazı üzerine takip ------sayılı dosya üzerinden devam etmiştir. Davalının incelenen ticari defter kayıtlarına birleşen davaya konu takip tarihi itibariyle asıl dava davacısı -------- alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Asıl dava, teminat senedine dayalı olarak başlatılan takibe ilişkin olup; birleşen dava ise davalı tarafından ticari defter ve faturalara dayanılarak başlatılan alacak takibine ilişkindir. Ticari defter incelemesi birleşen dava yönünden yapıldığında; takip tarihi itibarıyla---- kendi kayıtlarına göre ----- borçlu,---- ise kendi kayıtlarına göre ----- alacaklı olduğu görülmüş olup, taraf kayıtları arasında ------ tutarında mutabakat farkı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu farkın, davalı ----- kayıtlarında yer alan ancak davacı ---- kayıtlarında bulunmayan ----tutarındaki hak ediş faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ihtilaflı hale gelen fatura ile ilgili davacı ----tarafından,------- tutarlı faturanın sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle -------- yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya itiraz edildiği, faturanın iade edildiği ve sözleşmeye aykırı şekilde yeniden fatura düzenlenmesi hâlinde bunların kabul edilmeyeceğinin bildirildiği tespit edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunun dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu sonucuna ulaşıldığından vaki itirazlar yerinde görülmemiştir. Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede somut olayda öncelikle taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinin mübrez yazılı deliller ile sabit olduğu, faturaların bu kapsamda düzenlendiği, ticari defter ve belgelerin delil niteliği taşıdığı, davalının ticari defterleri esas alındığında ve borcu sona erdiren bir durum olaması nedeniyle resen gözetilen ------ ödemelerinin de mahsup edilmesi sonucunda davacıya 87.062,51 TL borçlu olacağı , fazlaya ilişkin talebin ise yersiz olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190, maddeleri gereğince mevcut sözleşme, faturalar, ticari defter ve belgeler ile onlardan neşet eden bilirkişi raporu ve diğer durum ve deliller karşısında kısmen ispatladığı sonuç ve kanaatiyle tarafların tacir sıfatına göre avans faizi ve oranı da denetlemesi ve gözetilmesi suretiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile , davalı-borçlunun -----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının ----- asıl alacak yönünden iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ---- talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.------2004 sayılı İİK'nın 67/II. maddesinde itirazın iptâli istemiyle açılan bir davada itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun, takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise alacaklının red veya hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir.----------kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davacının kısmen haklı kısmen haksız çıkması, sonuca yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre hukuki yorum ve muhakeme ile ulaşılması karşısında alacağın davalı borçlu yönünden likid olduğu söylenemeyeceğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Öte yandan yukarıda anılan yasal düzenlemeye göre alacaklının kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için ise; takibinde hem haksız, hem kötüniyetli olması gerekir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında davacının kısmen haklı çıkmasının yanında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine göre düzenlenen takibe dayanak faturalar karşısında davacının takiplerde kötü niyetli olarak hareket ettiğine müteallik davalı vekilinin genel ve soyut talebi dışında hiçbir delil bulunmadığı ve böylece haksız takip ve kötü niyet hususu sübut bulmadığından davalının da şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, asıl ve birleşen dosyada ayrı ayrı ret ve kabul oranı esas alınarak belirlenmiştir. Ayrıca bu kapsamda asıl ve birleşen dosyada Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de asıl ve birleşen davalarda ret ve kabul oranları üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle taraflardan karşılıklı olarak alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle her bir dosya yönünden ayrı ayrı olmak üzere 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
MAHKEMEMİZİN -----ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın (500.000,00 TL) % 20'si olan 100,000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.150,00 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 6.038,75 TL harcın ve icra dosyasından alınan 2.500,00 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 25.611,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca-------bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.038,75 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 1.226,00 TL posta masrafı olmak üzere olmak üzere toplam 7.753,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca toplam 80.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
BİRLEŞEN --------- SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-)Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 87.062,51 TL asıl alacak yönünden iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (160.466,86 TL) talebin reddine,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-)Davalının,2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince davacı/ alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna yönelik tazminat talebinin reddine,
5-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.947,24 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 2.989,54 TL harcın mahsubuyla bakiye 13.919,87‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%35) üzerinden hesaplanan toplam 1.260,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%65) üzerinden arabuluculuk dosyası için hesaplanan toplam 2.340,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.989,54 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.477,94‬ TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücretinin kabul edilen miktar (%35) üzerinden hesaplanan 1.400,00 TL kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davalı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücretinin reddedilen miktar (%65) üzerinden hesaplanan toplam 2.600,00 TL kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-)Davacı şirket kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı-birleşen dosya davalı vekilinin ve davalı-birleşen dosya davacı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle--------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!