Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Sinai Sınai İbareli Fikri Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 Tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ██████████ sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin ██████████ sayılı "..." ibareli markasına dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, itiraz üzerine davalı tarafın markalarını kullanmadığı gerekçesiyle SMK m. 19/2 uyarınca kullanım ispatı talep ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kullanımın ispatına ilişkin sunulan deliller yeterli bulunmadığından SMK md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmadığını ve itirazın reddine karar verildiğini, bu karara yönelik davalı itirazının ise YİDK tarafından kabul edildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece de takdir edileceği üzere bir-iki defalık kullanımın, markasal ciddi kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini, dosyaya sunulan delillerin ise tarihsiz ve farklı ibareler içerir deliller olduğunu, yalnızca internet üzerinden gerçekleştirilen pazarlama faaliyetlerinin de tek başına yeterli bir delil olmadığını, davalının kullanım ispatı süresinde sunduğu dilekçede yer vermediği delillere yer vermek suretiyle itirazlarını yinelediğini, bir diğer ifadeyle SMK ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak iddiasını genişletme yasağına aykırı olarak önceden sunulmayan belgeleri Üst Kurul’a sunduğunu, davalı tarafça ibraz edilen delillerin birçoğunda "..." ibareli broşürler, fotoğraflar ve faturaların yer aldığını, bunların uyuşmazlık konusu dosyayla ilgisi bulunmadığını, bunun yanı sıra sunulan faturaların birçoğunun kullanım ispatının yapılması gereken beş yıllık sürenin dışında 2010-2012 yıllarına ait olduğunu, yine sunulan delillerin birçoğunda işbu uyuşmazlığa konu ██████████ sayılı "... konutları şekil" ibareli markanın yer almadığını, Kurumun, müvekkilinin sair başvurularına yönelik davalı tarafça ileri sürülen itirazlarda, ██████████ sayılı markanın kullanım ispatına ilişkin delilleri yeterli görmeyerek dikkate almadığı halde işbu başvuru açısından dikkate almasının önceki kararlar ile çelişkili olduğunu, ayrıca yasal süreye aykırı sunulan delillerin de dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olduğu yönündeki tespitlerin de gerekçeli olmadığını, davalının itirazına dayanak ██████████ sayılı markasına yönelik ciddi kullanıma ilişkin yeterli delil sunmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, müvekkilinin söz konusu markayı bilebilecek durumda olmadığını, "..." ibaresi Farsça bir kelime olup Türkçe "ilkbahar" anlamına geldiğini, bu kapsamda kelimenin anlamı ve yaygın kullanımı dikkate alındığında zayıf bir marka olduğunu ve ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin de mevcut olmadığını, bütünsel anlamda markaların birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkili markasında büyük “c” harfine benzer ve kuş figürü içeren bir logonun markanın baş kısmında konumlandırıldığını, ayrıca yine markada özel olarak tasarlanmış "..." sözcüğüne de yer verildiğini, taraf markalarının ilgili tüketici kitlesinin ürünün fiyatının yüksek olması ve tüketicinin ürünü temin etmek için dikkatli ve özenli davranacağı göz önünde bulundurulduğunda, dikkat ve özen düzeyinin yüksek olacağını, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmet sınıflarının da benzer olmadığını, ██████████ sayılı “...” ibareli marka başvurusu tebliğin 16., 19., 35., 36., 37. ve 41. sınıflarında tescili talep edildiğini, davalı şirketin inşaat hizmetleri açısından faaliyet gösterdiği kabul edilse dahi müvekkili şirkete ait markanın tescili talep edilen 19 ve 35. sınıflarında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu kanısının hukuki mesnetten yoksun ve gerçek dışı olduğunu, inşaat malzemeleri ile inşaat hizmetlerinin benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-10074 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı Şirket vekili, dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait ██████████ sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın ayırıcı ve çekirdek unsurunun "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı markasının da esas unsurunu oluşturduğunu, başvuruya "..." ibaresinin eklenmesinin, markaların ayniyetini ortadan kaldırmadığını, söz konusu markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin aynı olmasının da iltibas durumunu açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu markanın tescilinin, müvekkilinin markalarının tanınırlığından ve markanın etkisinden yararlanması sonucunu doğuracağını¸ müvekkili şirketin tescilli markalarının yer aldığı ve ticari olarak faaliyet sürdürdüğü 37. sınıf ile davacı şirketin tescil talep ettiği 19. sınıfın ilişkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, marka işlem dosyasında, başvuru sahibi davacının, davalının itiraz gerekçesi tek markası olan ██████████ sayılı markasına karşı kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davalının kullanım ispatı sunma formu ekinde delillerini sunduğu, sunulan delillerin dava konusu markanın başvuru tarihi olan 29.08.2018 tarihinden geriye dönük son 5 yılı kapsamadığı, bu kapsamda kalan sınırlı delilin mevcut olduğu, bu delilerin de “...” markasının ciddi markasal kullanımlarını ortaya koymaya elverişli olarak değerlendirilemediği, böyle bir durumda ise taraf markaları arasında 6/1 maddesine dayalı itiraz gerekçesi kapsamında iltibas ihtimali değerlendirmesinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2019-M-10074 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili, davalı Şirketin itiraza mesnet ██████████ sayılı markasının inşaat sektöründe ciddi şekilde kullanıldığının ispatlandığını, bu itibarla anılan markaya dayalı SMK m.6/1 hükmü kapsamında inceleme yapılmasına herhangi bir engel bulunmadığını, davacı vekilinin, SMK m.6/9 hükmü bağlamında başvurunun kötü niyetle yapılmadığı yönündeki iddiaların da yerinde olmadığını, redde mesnet markanın kullanıldığı alanda faaliyet gösteren davacının, davalının tescilli markasından ve fiili kullanımından haberdar olmaması ihtimali bulunmadığını, bu nedenlerle davacı adına tescili talep edilen başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı Şirket vekili, mahkemece her ne kadar müvekkilinin, itiraza mesnet markasının kullanımını ispatlayamadığı kabul edilmiş ise de markanın kullanıldığının ispat edilmesi gereken tarih aralığının █████/2013-█████/2018 olduğunu, müvekkili tarafından da ilgili tarih aralığını kapsayan ve markanın kullanımını ispatlar birçok belgenin marka işlem dosyasına sunulduğunu, müvekkili Şirketin tescilli markasının kapsamında yer alan ve ticari olarak faaliyet sürdürdüğü 36. ve 37. sınıf ile davacı şirketin tescil talep ettiği tüm sınıfların ilişkili sınıflar olduğunu, dava konusu başvurunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden mal ve hizmet benzerliği şartının sağlandığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, itiraz konusu marka başvurusunun tesadüfen seçilmediğini, bu nedenle dava konusu marka başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İşlem dosyasının incelenmesinden; davacı Şirketin 29.08.2018 tarihinde ██████████ sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamında 16,19. sınıf mallarla, 35,36,37,41. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirketin ██████████ sayılı "... Konutları" ibareli markasına dayalı olarak SMK'nın 6/1 ve 6/9 maddeleri uyarınca başvuruya itiraz ettiği, başvuru sahibi davacının itiraza karşı görüşünde itiraza mesnet markanın kullanımının ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, davalı Şirketin markanın kullanımı ile ilgili sunduğu delillerin yeterli olmadığı gerekçesiyle davalı Şirketin itirazının reddine karar verildiği, davalı Şirket'in bu karara aynı iddialarla itirazda bulunduğu, YİDK'in 29.11.2019 tarih, 2019-M-10074 sayılı kararıyla, davalı Şirket'e ait itiraza mesnet markanın "inşaat hizmetleri" bakımından kullanımının ispatlandığı, markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 19., 35. ve 37. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı gerekçesiyle itirazın kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiği, kararın başvuru sahibi davacıya █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, davalının itiraz gerekçesi tek markası olan ██████████ sayılı markanın ciddi biçimde markasal olarak kullanıldığının ispat edilemediği, bu durumda taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesine dayalı iltibas ihtimali değerlendirmesinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu YİDK kararında dava konusu başvurunun kötü niyet nedeni ile de reddine karar verilmesine ve davacı tarafça bu yönden de kararın iptali talep edilmesine rağmen, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.SMK'nın 19/2. maddesi "6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun, başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havidir.Dava konusu başvuru "..." ibareli olup, davalının redde mesnet ██████████ sayılı markası ise "... Konutları" ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer verilen "..." ibaresi, İstanbul ilinin bir ilçesinin adı olduğundan ve tek başına yer adlarının ayırt edicili bulunmadığından, başvurunun asli unsuru "..." ibaresidir. Redde mesnet markada yer verilen konutları ibaresinin de ayırt ediciliği olmayıp, buna göre redde mesnet markanın asli unsurunu da "..." ibaresi oluşturmaktadır. Bu durumda taraf markalarının asli unsurları aynı olduğundan, marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu açıktır.Marka kapsamlarının karşılaştırılmasına gelince; öncelikle her ne kadar ilk derece mahkemesince redde mesnet markanın kullanımının ispat edilemediği kabul edilmiş ise de bu değerlendirme Dairemizce yerinde görülmemiştir. Zira, inşaat sektörünün mahiyeti gereği söz konusu yatırımların yıllara yaygın maliyeti yüksek, markasal kullanımın aktif olarak başlayabilmesi için de uzun bir inşaat, taahhüt ve pazarlama süresi gerektiren emtialarla ilgili olduğu, davalı tarafın "..." ibaresini davacı taraftan daha önce ihdas ederek, inşaat hizmetleri bakımından fiili olarak kullandığı, firmanın Ankara’da bu ismi/markayı taşıyan konut projeleri yaptığı ve tamamladığı, her ne kadar sunulan delillerin büyük bir bölümünde tarih bilgisi mevcut olmasa veya bazı reklam/tanıtım materyallerinde "..." isimli proje ile ilgili tarihler, somut olayda kullanımın ispatlanmasının gerektiği zaman diliminin dışında olsa da, sunulan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, itiraz sahibi tarafından yapılan "..." isimli inşaat projesine ilişkin basında çıkan haberlerin bir bölümünün başvurudan önceki beş yıllık zaman dilimi içinde kaldığı, itiraz gerekçesi "..." ibareli markanın tescil kapsamında yer alan hizmetlerden "inşaat hizmetleri" bakımından kullanımının ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Nitekim, benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da, aynı sonuçlara varılmış, davalının itirazına mesnet ██████████ sayılı markasının, tescil kapsamında yer alan 37. sınıf "inşaat hizmetlerinde" kullanıldığı kabul edilmiştir.Davalının redde mesnet ██████████ sayılı markasının "inşaat hizmetlerinde" kullanıldığı tespit edildiğinden, bu hizmetler ile YİDK tarafından başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin karşılaştırılması gerekmektedir. Başvuru kapsamından çıkarılan 37. sınıftaki "İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri." ile "inşaat hizmetlerinin" aynı/aynı tür olduğu açıktır. Yine başvuru kapsamından çıkarılan 19. sınıftaki "Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler." malları da "inşaat hizmetleri" ile birbirini tamamlayan, ham madde mamul ilişkisi bulunan, dolayısıyla ilişkili/benzer mallardır. Son olarak, açıklanan nedenlerle 37. sınıftaki "İnşaat hizmetleri" ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik mevcuttur. Çünkü 35. sınıftaki bu hizmetler, inşaat hizmetlerinde kullanılan 19. sınıf malların satışına ilişkin olup, bu hizmetlerle redde mesnet markanın kullanıldığı ispatlanan "inaşaat hizmetleri" aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri gibi birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı hizmetlerdir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk █████████-█████████ E/K sayılı ilamında da aynı hususlar kabul edilmiştir. O halde, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin şart, somut olayda gerçekleşmiştir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin tamamı yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, buna ilişkin YİDK kararının yerinde bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları haklı bulunmuştur.Dava konusu başvuru, kötü niyet gerekçesi ile de tümden reddedilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince bu yönden olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür.Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve ███████-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve ███████-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötü niyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir.Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu YİDK kararında, "tarafların aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar olması karşısında, başvuru sahibinin aynı sektördeki rakibinin “...” ayırt edici unsurlu markasından ve bu marka altında gerçekleştirilmiş olan inşaat projelerinden haberdar olmamasının beklenemeyeceği, bu durumda başvuru sahibinin, aynı sektördeki rakibine ait markayı kullanmaktan kaçınması gerekirken aksine herhangi bir haklı ve geçerli bir sebep bulunmaksızın bu markanın çok benezrini, aynı sektöre yönelik mal ve hizmetleri içerecek şekilde kendisi adına tescil ettirmek için yapmış olduğu başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşılmış" gerekçesine yer verilmiş, bu gerekçe ile de başvuru tümden reddedilmiştir. Gerçekten de taraf şirketlerin inşaat sektöründe faaliyet göstermeleri ve davalının inşaat projesinin niteliği gözetildiğinde, davacının, davalının inşaat projesinden ve markasından haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. Öte yandan, bu davanın tarafları arasında görülen ve "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu olduğu davalarda verilen kararlara ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.12.2024 tarih, ████████ E., █████████ K. ve 25.06.2025 tarih, ████████ E., █████████ K. sayılı ilamlarında, "Ayrıca davacının markada seçenek özgürlüğünü kullanırken davalının markasına yanaşma eylemine giriştiği anlaşılmaktadır." denilerek, davacının, davalı markalarından haksız yararlanma amacıyla hareket ettiği kabul edilmiştir. Bu durumda, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kanaatine varılmış, davaya konu YİDK kararının bu yönden de yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 gün ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 677,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,6-Davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı olarak yatırılan 1.169,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,7-Davalı Kurum tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı olarak yatırılan 1.169,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),9-Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.