Anahtar kelimeler: Bedilinin Mezkur Eylemden Sürücünün Hasarın Plaka Araçta Malikine Malikinin Kazanın

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan davalı tarafa ait --- plaka nolu aracın █████/2025 tarihinde ----- trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde dava dışı --- plakalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini ve 16.000,00 TL hasar bedilinin █████/2025 tarihinde dava dışı karşı araç malikine 11.726,40 TL hasar bedelinin █████/2025 tarihinde ---- ve 20.000,00 TL değer kaybı bedelinin de █████/2025 tarihinde dava dışı karşı araç malikinin vekiline ödendiğini, mezkur kazanın sigortalı aracı kullanan sürücünün asli kusuru ile meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kazadan sonra sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini haklı bir neden olmadan terk ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davalıya rücu şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin sigortalısının zararı sebebiyle meydana gelen zararı ödediğini, söz konusu zararın giderilmesi amacıyla davalı ile iletişime geçildiğini, olumlu sonuç alınamadığından dolayı -----esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, ------ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı tarafından haksız olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili aleyhine açılan davaya karşı derdestlik, husumet, görev, yetki itirazı ve kesin hüküm itirazlarını yinelediklerini, davacının rücu hakkının bulunmadığını, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edilebileceğinin ilgili kanunda belirtildiğini, rücu şartlarının gerçekleşmediğini ve alacağın bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkilinin Büyükşehir toplu ulaşım hizmetine yerine getirmeye yetkili ve görevli özel bütçesi ve bağımsız tüzel kişiliğine sahip kamu kurumu olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili kurum ---- şoförü ----- kusurunun bulunmadığını, davacının iddialarının kabul edilmeyeceğini, gerçekleştiği iddia edilen kaza ile ilgili müvekkilinde tutanak bulunmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, ATK'dan kusur raporu aldırılması gerektiğini, müvekkilinin dava konusu kazadan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının rücu hakkının bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin yasal olmadığını, ticari faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak; davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
:
---- Şirketi Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
Makine Mühendisi Bilirkişi --- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A-) ------ plakalı Araç Sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU,
B-) ----- Plakalı Araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı,
C-) 17.04.2025 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- tarafından sunulmuş hasar bilgilerinin, -----plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu ve kazanın meydana geldiği yerin karayolu niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
D-)Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde --- plakalı, ---- marka, --- tipi, ----- model araçta oluşan Hasar ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 30.926,42 TL, DEĞER KAYBI BEDELİ = 20.000,00 TL
E-) Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle, sigorta şirketinin yaptığı ödemeleri sigorta ettirene rücu etme hakkının bulunduğu,
F-) Yapılan ödemelerin teminat kapsamında ve poliçe limitleri dahilinde olduğu, hususlarında sigorta şirketinin rücu talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, davacının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davalının mülkiyetindeki ------ plakalı aracın karıştığı █████/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene █████/2025 tarihinde 16.000,00 TL hasar bedeli, onarım şirketine █████/2025 tarihinde 11.726,40 TL onarım bedeli ve zarar görene █████/2025 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı tazminat ödemesi yapan davacının bu bedeli sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigorta ettirenden rücuen talebine dair başlattığı --- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.------ İcra Dairesi'nin--- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine █████/2025 tarihinde "Değer Kaybı 20.000,00 TL, Hasar Bedeli 16.000,00 TL, Hasar Bedeli 11.726,40 TL" alacak sebebine dayalı olarak 16.000,00 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı, 867,19 TL işlemiş faiz (05.06.2025 - 05.08.2025 tarihleri arasında 11.726,40 TL hasar bedelinin takip öncesi işlemiş faizi), 892,27 TL işlemiş faiz (20.06.2025-05.08.2025 tarihleri arasında 16.000,00 TL hasar bedelinin takip öncesi işlemiş faizi) ve 533,42 TL işlemiş faiz (14.07.2025 - 05.08.2025 tarihleri arasında değer kaybının işlemiş faizi) olmak üzere toplam 50.019,28 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, borçlunun █████/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davalının cevap dilekçesinde yetki itirazda bulunduğu, ancak yetkili mahkemeyi itirazında göstermediği, bu sebeple yetki itirazının usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, davalının mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava konusu alacağın █████/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının zarar görene █████/2025 tarihinde 16.000,00 TL hasar bedeli, onarım şirketine █████/2025 tarihinde 11.726,40 TL onarım bedeli ve zarar görene █████/2025 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ve zamanaşımının bu tarihlerde işlemeye başladığı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca █████/2025 tarihinde ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının █████/2025 ilâ █████/2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, █████/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın B.4/2 ve 3(f) maddesi uyarınca "(...) (2)Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. (3)Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: (...) f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, (...)"
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da tespit edildiği gibi davacının davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davacının sigortalı ----- plakalı aracın karıştığı █████/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene █████/2025 tarihinde 16.000,00 TL hasar bedeli, onarım şirketine █████/2025 tarihinde 11.726,40 TL onarım bedeli ve zarar görene █████/2025 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı, bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında tespit edildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği hususunun sabit olduğu (kaza tespit tutanağı kolluk görevlileri tarafından kaza yerini gören kamera görüntülerinin tutanağa bağlanması suretiyle tutulmuştur), bu sebeple yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca rücu şartlarının oluştuğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı tarafça dava dışı zarar görene yapılan tazminat ödemelerinin kadri maruf olduğu, bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabının yapılmadığı, hesabın dört işlem içermesi nedeniyle tekrar rapor tesisine gerek bulunmadığı, davalının tacir olması nedeniyle alacağa ödeme tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden faiz hesaplaması yapılması gerektiği, buna göre;
- Dava dışı ----- 05.06.2025 tarihinde yapılan 11.726,40 TL hasar bedeli ödemesine ilişkin işlemiş faiz miktarının 867,19 TL olması gerektiği (05.06.2025 ile 05.08.2025 takip tarihi arasındaki 61 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmıştır)- Dava dışı araç malikine 20.06.2025 tarihinde yapılan 16.000,00 TL hasar bedeli ödemesine ilişkin işlemiş faiz miktarının 892,27 TL olması gerektiği (20.06.2025 ile 05.08.2025 takip tarihi arasındaki 46 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmıştır)
- Dava dışı araç malikine 14.07.2025 tarihinde yapılan 20.000,00 TL değer kaybı ödemesine ilişkin işlemiş faiz miktarının 533,42 TL olması gerektiği (14.07.2025 ile 05.08.2025 takip tarihi arasındaki 22 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmıştır)u sebeple takipte talep edilen alacak miktarının asıl alacak ve faiz miktarı olmak üzere hukuka uygun olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (50.019,28 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 3.416,82 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 854,21 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.562,61 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.557,11 TL dava açma masrafı ve 11.292,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 12.849,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (50.019,28 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!