Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai İstemli Fikri Tecavüzün Haklar Layihalar İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - 2024/5 K.
DAVANIN KONUSU
: Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Ref'i,Tecavüzün Giderilmesi İstemli
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - 2024/5 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirket adına, 2022-043014 sicil numarası ile 19, 35, 37 sınıfları için tescilli olan ... markası ile ilgili bire bir benzerlik oluşturan ... markasını, ███████████ marka başvuru numaralı ... ... ile birebir benzerlik oluşturan ... markasının ve ███████████ marka başvuru numaralı ... markası ile birebir aynı olan ... markalarının davalı tarafından aynı sınıflarda kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafa Ankara 53. Noterliği kanalı ile 28 Ekim 2022 tarih ve 29578 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı tarafın ihtara cevap vermediği gibi, kullanımını da sonlandırmadığını, bu kapsamda davalı tarafından kullanılan markanın Sınai Mülkiyet Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrası kapsamında müvekkilinin markası ile iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, davalıya ait https://www.....com.tr/urunler adresli internet sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasını, mütecaviz markaların internet sitesinden çıkartılmasını, mümkün olmadığı takdirde internet sitelerine erişimin engellenmesini, davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın seramik pazarında tanınmış ve önde gelen firmalardan olduğunu, "... - ... - ..." isimli üç ürün adının iltibas yarattığının iddia edildiğini, belirtilen bahse konu iddia edilen marka isimlerinin firmanın genel marka adı olmadığını, üretilen ürünlere koyulan isimler olduğunu, piyasada müvekkili firmanın "..." olarak bilindiğini ve bu isimle tanındığını, dolayısıyla dava konusu isimlerin seramik pazarında davacıya zarar vermesi veya marka hakkını engellemesinin söz konusu olmadığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı web sitesinde bulunan karoların ismi olarak kullanılan ... ibaresi ile davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markalardan 2022 153395 sayılı markasının aynı olduğu, ayrıca davalı web sitesinde bulunan karoların ismi olarak kullanılan ... ibaresi ile davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markalardan 2022 043014 sayılı markası arasında da özellikle işitsel açıdan olmak üzere yüksek oranda benzerlik bulunduğu, diğer taraftan davalının web sitesinde bulunan karoların ismi olarak kullanılan ... ibaresi ile davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markalardan 2022 131261 sayılı markası arasında, markaların asli unsuru/asli unsurlarından biri olan ... ibaresinin aynılığı nedeniyle iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik bulunduğu, diğer taraftan davacı markalarının kapsamında davalının web sitesinde satışa sunulan duvar ve sırlı porselen karo malları ile aynı veya aynı tür mallar da bulunduğu, davalının web sitesinde tespit edilen ..., ... ve ... şeklindeki karo isimleri kullanımları ile davacı adına tescilli ..., ... ... ve ... markaları arasında ayniyet veya iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik ve davacı adına tescilli markalarının kapsamındaki mallarla davalı sitesinde reklam ve tanıtımı yapılan karo malı arasında aynılık bulunmakla birlikte davalı sitesinde yer alan ürün ismi kullanımlarının davacının markalarından doğan hakları ihlal edip etmediğinin tespiti için uyuşmazlıkta tarafların marka ve ürün ismi kullanım sürelerinin de dikkate alınması gerektiği, zira davalının ürün adı kullanımlarının, davacının marka tescil başvurularından önce başlaması durumunda, sonraki tarihli marka tescilinin önceki tarihli kullanımı engellemesi mümkün olmadığından, davalı kullanımının, davacının marka hakkını ihlal etmediğinin kabul edilebileceği, davacının 2022 131261 sayılı “... ...” markasının başvurusunun █████/2022, 2022 043014 sayılı “...” markasının başvurusunun █████/2022 ve 2022 153395 sayılı “...” markasının başvurusunun █████/2022 tarihinde yapılmasına karşın davalının internet sitesindeki ..., ... ve ... şeklindeki karo isimleri kullanımlarının 2020-2021 E-KATALOĞUNA göre en geç █████/2020 tarihinde başladığının kabul edilmesi gerektiği, zira 2020-2021 kataloğunun en geç 2020 yılının son günü kamuya sunulmasının gerektiği, buna karşılık davacı ise bu tarihten yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra ... ibareli marka tescil başvurusunu yaptığı, en erkeni davalı kullanımlarından 1 yıl 3 ay sonra yapılan davacı marka başvuruları ve tescillerinin, karo isimlerini önceki tarihte kullanmaya başlayan davalının kullanımlarını engellememesi ve bunu hukuka aykırı hale getirmemesi gerektiğİ ve bu nedenle davalı tarafın internetteki karo ismi kullanımlarının davacı markalarından doğan hakları ihlal etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafından ..., ... ve ... şeklindeki karo isimleri kullanımları ile müvekkili adına tescilli ..., ... ... ve ... markaları arasında ayniyet veya iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik ve davacı adına tescilli markaların kapsamındaki mallarla davalı sitesinde reklam ve tanıtımı yapılan karo malı arasında aynilik tespit edildiğini, somut olayda davalıya ait tescilsiz markaların piyasada ne kadar kullanıldığı ve toplumda belirli bir bilinirlik seviyesine geldiğinin savulmadığını, davalının internet sitesinde yayımlamış olduğu ve başlığı değiştirilebilir 2020-2021 E-KATALOĞU ile davalının davaya konu markaları piyasada hangi tarih itibariyle kullanmaya başlandığının ve toplumda belirli bir bilinirlik seviyesine gelip gelmediği yönünde bir araştırma yapılmadığını, internet sitesinde başlığı değiştirilebilir bir E-KATALOG mevcut olmasının, tescilsiz markanın kullanıldığı ve belirli bir bilinirlik derecesine geldiğini göstermeye yeterli kabul edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, tecavüzün tespiti, tecavüzün ref'i,tecavüzün giderilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı web sitesinde bulunan karoların ismi olarak kullanılan ..., ... ve ... ibareleri ile davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markaların benzer bulunduğu, ayrıca davacı markalarının kapsamında bulunan mallar ile davalının web sitesinde satışa sunulan duvar ve sırlı porselen karoları mallarının aynı veya aynı tür olduğu, ancak davalının ... - ... – ... ibarelerini ürün ismi olarak kullanımlarının davacının marka tescil başvurularından önceki tarih olduğu, davalı kullanımlarından sonra yapılan davacı marka başvuruları ve tescillerinin, davalının kullanımlarını hukuka aykırı hale getirmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!