Anahtar kelimeler: Çağırmak Israrla Yirmi Pazarlıklar Operatörü Diliminde Söyleyip Planlamasını Davalıborçluya Ayı

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: 2026/9
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 06.01.2026
KARAR TARİHİ
: 12.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile davalı müşteri arasında abonelik sözleşmesi imzalandığını, imzalanan abonelik sözleşmesine istinaden davalı/borçluya hizmet tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, müşterinin yirmi dört ay boyunca gerekli indirimlerini aldığını, yirmi beşinci ayı için yirmi üçüncü ayı içerisinden başlayacak şekilde gerekli görüşmeler ve pazarlıklar yapıldığını, müşterinin ısrarla ihale yapmak istediğini ve yapacağı ihaleye üç operatörü de çağırmak istediğini söyleyip planlamasını buna göre yaptığını, müvekkilini de davet ettikleri zaman diliminde müşterinin icra kuruluna gerekli sunumları ve pazarlıkları yaptıklarını, yirmi beşinci ay itibariyle hatlarını farklı operatöre taşımalarına rağmen sözleşmesiz şekilde indirim almak istediklerini ve bunun mümkün olmayacağını taraflarına ilettiklerini, müşterinin 2023 yılında ve genel olarak ----- Mobil Sözleşmelerini de incelediğinde mevcut hatlarının %10’nunu rakip operatöre taşıdıkları taktirde sözleşmelerin bozulacağını, tüm sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü, müşterinin yirmi beşinci ay faturasını kendi kafalarına göre %65 indirim alacaklarına inanarak hesaplamalar yaparak banka hesaplarına gönderdiğini ve geri kalan tutarlar için hak iddia ettiklerini, davalınin, icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını iddia ettiklerini, davalının bu iddiasının yanlış olduğunu, bilindiği üzere, Merkezi Takip Sistemi, Türkiye geneli olup herhangi bir icra dairesine fiziken bağlı olmadığını, Türkiye'de başka ------ MTS sayılı dosya olmadığını, MTS dosyasına yapılan yetki itirazının bu yönüyle somut hiçbir değerinin olmadığını, davalı/borçlu ile müvekkili kurum arasında imzalanan abonelik sözleşmesine istinaden davalının sunulan hizmetlerden faydalanmış olup davalı/borçlunun, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödenmemiş fatura/faturalar bulunduğunu, faturalarda, yurt dışı özel servis kullanımları bulunduğunu, borçlu/davalının, abonelik sözleşmesine ilişkin faturalara itiraz etmediğini, ödenmemiş faturalarla birlikte borcun muaccel duruma geldiğini, müvekkili kurum açısından ödenmeyen faturalara ilişkin olarak icra takibi yapmaktan başka bir ihtimalin kalmadığını, bu sebeple abonelik sözleşmesinin borçlusu aleyhine ---- MTS sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurumun alacağının tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili kurum kayıtları incelendiğinde davalının, müvekkili kuruma borçlu olduğunun görüleceğini, davalı/borçlunun; icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde; borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine itiraz edildiğinin belirtildiğini, ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, tüm bu nedenler ve resen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalının icra takibine karşı yapmış oldukları haksız itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 2. Maddesinde; "Bu Kanun, 7/███████ tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan ve avukatla takip edilen para alacaklarına ilişkin icra takiplerini kapsar." hükmünün yer aldığını, Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi tüketici abonelik sözleşmeleri bakımından görevli olup davalı müvekkili şirket 6502 Sayılı Yasa kapsamında tüketici olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki hukuki ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğunu, davacı şirketin, ticaret mahkemelerinin görev alanına giren bir hukuki iş/işlem için tüketici işlemlerinin görev alanına giren Merkezi Takip Sistemi üzerinden icra takibi başlattığını, açıklanan sebeplerle ve davanın kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla; anılan icra takibi bakımından Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesinin görevli olmaması nedeniyle, Mahkemece itirazın iptali ve icra takibinin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bir işlem olacağını, davanın görevli icra dairesinde başlatılmamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketin, (dava dilekçesi ekinde sunduğu belgelerin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla); dilekçe ekinde sunulan sözleşmenin 7. maddesinde kurumsal aboneler için ----- Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, bu sebeple icra takibi ve Mahkeme yönünden yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında yirmi dört ay geçerli olacak şekilde 17.02.2023 imza tarihli "Form 1 (Bağlayıcılık Çerçeve Formu)" imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmesinin süresinin bitmesinden önce (2024 Aralık ayında) davalı müvekkili şirket tarafından yeni dönem kurumsal abonelik işlemleri için ihale sürecine girildiğini ve sözleşmenin bitiminden sonra hangi şirketle çalışılacağının tespiti için fiyat teklifleri alınmaya başlandığını, fiyat tekliflerinin alınma süreci kapsamında 10.12.2024 tarihinde davacı şirkete fiyat teklifi sunması için e-posta gönderildiğini ancak davacı şirketin fiyat teklifini 07.01.2025 tarihinde (bir ay sonra) ilettiğini, sözleşme gereği fatura düzenlenecek son ayın 2025 Ocak ayı olması, davacı şirketin teklifini geç iletmesi, tüm fiyat tekliflerinin değerlendirilecek olması ve sözleşme imza süreçlerinin sözleşme süresi içerisinde yetiştirilemeyecek olması sebebiyle; müvekkili şirket tarafından davacı şirketten yirmi dört ay süreli sözleşmenin aynı şartlarla (aynı indirim oranı ile) bir ay daha uzatılması/geçerli olmasının talep edildiğini, davalı müvekkili şirketin bu talebinin davacı şirket tarafından kabul edildiğini ve indirim oranın sözleşme süresinin bitiminden sonra bir ay uzatılarak uygulanacağı gönderilen 11.01.2025 tarihli e-posta ile beyan edildiğini, dava konusu uyuşmazlık konusunun her ne kadar 17.02.2023 tarihinde imzalanan sözleşmeden kaynaklanmış ise de davacı şirket ile davalı müvekkili şirket 2017 yılından 2025 yılı şubat ayına kadar kurumsal abonelik işlemleri için birlikte çalıştıklarını, bu süre zarfında dönemsel sözleşmeler yapılarak ilerlendiğini ve indirimlerle ilgili anlaşmaların e-posta üzerinden gerçekleştirildiğini, 07.12.2022 tarihinde de davacı şirketin yetkilisi tarafından gönderilen e-posta ile müvekkili şirkete sözleşme süresine ek olarak bir aylık indirim tanımlandığını ve faturanın davacı şirket tarafından indirimli şekilde düzenlenerek ödeme indirimli tutarla gerçekleştirildiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden usulden reddini, tahkikat aşamasına geçilmesi halinde davanın esastan reddini, alacağın takip çıkış miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere davalı müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Merkezi Takip Sistemi'ni---- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacının abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiası ile Merkezi Takip Sistemi'nin ---- esas sayılı dosyası ile takibe geçtiği, davalının yetki itirazında bulunarak ------ İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu, görev itirazında bulunarak Merkezi Takip Sistemi aracılığı ile takip yapılamayacağını, ayrıca borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirttiği, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesi ile davalının tüketici olmadığını, merkezi takip sisteminde tüketicilerin abonelik sözleşmesi kapsamında borçlu olduğu iddiasıyla takip yapılabileceğini, görevli icra dairesinde takip yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede ------ İcra Daireleri ve Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı, yetki itirazında bulunduklarını beyan ettiği, ayrıca davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı taraf gerek icra dairesinin yetkisine ve görevine gerekse mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. İcra Dairesinin yetkili olup olmadığı hususunun yetkili ve görevli mahkemece mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden mahkememizce öncelikle mahkeme yetkisi değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki belgelerde, sözleşmenin 7'inci maddesinde yer alan "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı bölümde, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkta ----- Mahkemeleri'nin ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
Sözleşmenin tarafların tacir olması, yetkili mahkemenin açıkça belirtilmesi ve yetki kuralının uygulanacağı uyuşmazlık konusunun (abonelik sözleşmesi) belirli olması sebebiyle geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunduğu, yetkili mahkemeyi açıkça belirttiği, yetki sözleşmesi karşısında yetki itirazının haklı olduğu, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ------ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Yargılama giderleri ile harçların yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!