Anahtar kelimeler: Duraklama Şeridinde Eylemden Hasarlı Çarpması İlamsız Araca Niyetli Aracının Sürücü

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından davalı borçlular aleyhine ----.İcra dairesi ---- esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz edildiğini, müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalısı ----- plakalı aracının sigortalandığını, █████/2024 tarihinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, emniyet şeridinde duraklama yapan sürücü --- sevk ve idaresindeki --- plakalı araca davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, davalı ----- plakalı araç, sağ ön lastiğinin patlaması nedeniyle sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiğini, emniyet şeridinde park halinde bulunan müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesiyle sigortalı ----- plakalı araca çarptığını ve araçta ağır hasar meydana geldiğini, davalı sürücünün kaza tespit tutanağı ve TRAMER kayıtlarında da %50 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen tazminat bedelinin davalının kusur %50 kusur oranına tekabül eden kısmının rücuen talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan -----plakalı araç için yapılan ekspertiz raporu sonucunda aracın pert olduğunun tespit edildiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin 1.550.000,00 TL, Sovtaj (hurda) bedelinin 560.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bu değerler taraflarca karşılıklı olarak kabul edildiğini, sovtaj bedelinin aracı satın alan kişi tarafından doğrudan araç malikinin hesabına ödendiğini, söz konusu araç çekme belgeli olarak işlem gördüğünü, müvekkili tarafından sigortalısı ----- adına kayıtlı hesaba 990.000,00 TL tazminat ödemesinin gerçekleştirildiğini, taraflar arasında mutabakata varıldığını, bu konuda arabuluculuk anlaşma tutanağı ile kayıt altına alındığını, davalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun sabit olduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından ödenen tazminatın davalının kusuru oranına isabet eden kısmı bakımından rücu hakkının doğduğunu, zararın meydana gelmesine sebebiyet veren davalılarca herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalıların borcun olmadığına dair herhangi bir delil ibraz etmediğini, davalıların borçlarını ödemediği gibi ödeme emrine haksız ve hukuka aykırı kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, müvekkilinin söz konusu hasara ilişkin ödemeyi yaptığını, sigortalıya ödemede bulunan sigortacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebine de hak kazanacağını, zarar sorumlusunun faiz ödeme yükümlülüğünün rücu davası bakımından olay tarihinden değil, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren başlayacağını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü,---İcra Dairesi ---- esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı---- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, davaya konu kazada müvekkillerinin bir kusurunun söz konusu olmadığını, müvekkili --- sevk ve idaresinde bulunan müvekkili şirkete ait--- plakalı aracın sağ ön lastiğinin patlaması nedeniyle müvekkiller aleyhine bir kusurun kesinlikle söz konusu olmadığını, mevcut olay hakkında ceza davasının başladığını, ceza dosyasında kusur durumunun belirlenmesi amacıyla ATK raporunun alındığını, alınan raporda " Sanık sürücü ----- kusursuz olduğu, .." yönünde tespit yapıldığını, müvekkilinin %50 oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı taşımacılık faaliyetini gösterdiğini, taşıma işini yaptığı araçların bakım ve onarımını titizlikle sağladığını, araçları kullanan şoförleri de uzun yol ve büyük araç kullanma konusunda tecrübeli ehliyete sahip yeterli kişiler arasından seçtiğini, müvekkili şirkete ait aracın yola çıkmadan önce tüm bakımların ve kontrollerinin yapıldığını, müvekkilinin tüm önlemlerini aldığını, dava konusu kazanın lastik patlamasından doğduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.DELİLLER
:-----. Asliye Ceza Mahkemesi----müzekkereler yazıldığı görüldü.-----. Asliye Ceza Mahkemesinin ----Esas sayılı ceza kovuşturmasında alınan ATK raporunda aşağıdaki tespitin yapıldığı görülmüştür:A) Sanık sürücü --- sevk ve idaresindeki çekici ile yüksek hız limitine sahip otoyol üzerinde seyir halinde iken aracının lastiğinin patlaması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sağında emniyet şeridi üzerinde duraklamakta olan müşteki sürücü idaresindeki otomobile çarptığı kazada, olayın oluş şekli de dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.B) Müşteki sürücü ----sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde emniyet şeridi üzerinde duraklamaktayken meydana gelen kazada, atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.C) ----- plaka sayılı çekicinin sağ ön lastiğinin patlamasının, sanık sürücünün idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olduğu anlaşılmakla meydana gelen olayda, lastik patlaması kazanın oluşumu üzerine asli derecede etkendir.SONUÇ
: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;A) Sanık sürücü ---- kusursuz olduğuB) Müşteki sürücü ’----kusursuz olduğu,C)---- plaka sayılı çekicinin sağ ön lastiğinin patlamasının asli derecede etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.A-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekici ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 6/8 ORANINDA % 75 KUSURLU OLDUĞU,B-) Sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkenlik arz ettiği için: 2/8 ORANINDA % 25 KUSURLU OLDUĞU,C-) 22.01.2024 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ----- Ekspertiz tarafından belirlenmiş hasar bilgilerinin,----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır.D-) --- plakalı, --- marka, -----model aracın 22.01.2024 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı oluşan hasarın boyutu (hasar kalemleri dosya içeriğinde tek tek belirtilmiştir.) kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin %50’sini aştığı ---- plakalı aracın rayiç değerinin 1.270.000,00TL, hasar tutarının 1.202.581,18 TL olması kriterleri değerlendirilerek) ve tamirinin ekonomik olamayacağı değerlendirmesi yapılarak aracın perte ayrılacağı değerlendirmesi yapılmıştır.E-) Bu bilgiler dâhilinde--- marka,----- model araçta oluşan Hasar bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, “Sigortalının sigortacıya sigortalı araç için trafikten çekme belgesi ibraz etmesi” kaydıyla, sigortacı tarafından “riziko tarihinde aynı model emsal aracın piyasa rayiç bedeli üzerinden tazmin edilmesi”; tam hasarlı hale gelen ve sigortacıya bırakılan araç için sigortalının zararının bu şekilde “telafi edilmesi” gerekir. Bu halin Yüce Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde------model aracın mevcut teknik donanım özellikleri ile kazasız-darbesiz muadillerine göre Serbest Piyasa Koşullarında Piyasa Rayiç Değerinin 1.270.000,00 TL olarak hesap edilmiştir.F-) SİGORTACILIK Yönünden; Davacı Kasko sigortacısının kasko Sigortası Genel Şartlarının B.4.3. maddesi doğrultusunda; “Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir….” Maddesi doğrultusunda davacı kasko sigortacısının öncelikle ZMMS poliçesinden Kasko Sigortası Genel Şartları dahilinde ödenen tazminatın rücuen talep edilmesi gerektiği, Ödemeye konu Eksper Raporunda; Davacı kasko sigortacısı tarafından açılan ---- numaralı hasar dosyası için görevlendirilen bağımsız eksper - firması tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli Kesin Kasko eksper raporunda; ----- model vasıtanın piyasa rayiç bedelinin 1.530.000 TL sovtaj bedeli de 560.000 TL olarak tespit edilmiş bu bedel üzerinden sigortalı ile mutabakat sağlanarak ekspertizi ikmal edilmiştir.” Denildiği, “Çekme Belgeli” olarak raporun sonuçlandırıldığı dikkate alındığında; 1.270.000 TL piyasa rayiç değeri – 560.000 TL sovtaj değeri = 710.000,00 TL davacı sigorta şirketinin ödemesi gereken tutar olduğu, (ara. Piyasa rayiç değeri 1.530.000 TL olarak fazla değerlendirildiği) 710.000 TL x % 75 = 532.500,00 TL davalılardan talep edilebilecek tutar olarak hesaplanabileceği,Davaya İhbar Olunan Sıfatı ile dahil ----. tarafından verilen müzekkere cevabında; “Dava konusu ---- plakalı araç için şirketimiz nezdinde yapılan incelemeler neticesinde rücu dosyasına ulaşım sağlanmış olup hasar dosyasına ulaşım sağlanamadığını bilgilerinize sunarız” denildiği,Davaya ihbar olunan sıfatı ile dahil---- 200.000 TL azami limit ile bulunduğu, Karayollarına ödemiş olduğu tutar kaza başı 400.000 TL limit dahilinde değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda, ödenen tutarın araç başı sorumluluk azami limiti 200.000 TL den tenzil edilmeyeceği, öncelikle davacı kasko sigortacısının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı sigorta teminatı veren ZMMS sigortacısından talep etmesi gerektiği, limitin aşılması durumunda ancak davalı araç işleteni ve sürücüsünden talepte bulunulabileceği, Heyetimizce davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 Kusurlu olduğunun kabulü durumunda; (1.270.000 TL piyasa rayiç değeri – 560.000 TL sovtaj değeri = 710.000,00 TL davacı sigorta şirketinin ödemesi gereken tutar olduğu, (ara. Piyasa rayiç değeri 1.530.000 TL olarak fazla değerlendirildiği) 710.000 TL x % 75 = 532.500,00 TL davalılardan talep edilebilecek tutar için) kusur oranı dahilinde 532.500,00 TL ‘sinin rücuen kasko sigortacısı tarafından talep edilebileceği, işbu tutarın öncelikle 200.000 TL ‘ lik kısmının davaya ihbar olunan ----- Kasko Sigortası genel şartları dahilinde talep edilmesi gerektiği, kalan 332.500.000 TL lik kısmın ise davalıların sorumluluğunda olduğu, işbu tutarında █████/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile talep edilebileceği, █████/2024 tarihinde davaya konu---- İcra Dairesinin -----. dosyası ile takip başlatıldığı dikkate alındığında; Talep edebileceği (ZMMS limiti 200.000 TL tenzili sonrası kalan tutar) 332.500,00 TL için █████/2024 ödeme tarihi ile █████/2024 icra takip tarihi arasında işlemiş ticari avans faizi hesaplandığında; 332.500,00 TL asıl alacak + 135.552,96 TL işlemiş değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte toplam 468.052,96 TL olabileceği, ANCAK; talebe bağlı kalınarak 295.000 TL asıl alacak ve 118.741,54 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 413.741,54 TL talebin yerinde olduğu,HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının kasko sigortacısı olduğu---plakalı araç ile davalı ---- sevk ve idaresindeki ve davalı ---- mülkiyetindeki ----- plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına █████/2024 tarihinde 970.000,00 TL ve █████/2024 tarihinde 20.000,00 TL toplam 990.000,00 TL sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli (kusura denk gelen kısmını) davalılardan rücuen talebine dair başlattığı --- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibine vaki davalılar itirazının iptali davasıdır.---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalılar aleyhine █████/2024 tarihinde "Maliki ve/veya sürücüsü olduğunuz █████/2024 tarihinde ------ plakalı araç ile müvekkil sigorta nezdinde kasko sigortası temin olunan ----- plakalı araç ile çarpışması sonucu müvekkil sigorta şirketi sigortalısına tazminat ödenmek zorunda kalınmıştır. T.T.K. 1472 maddesi uyarınca, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminattın kusurunuza tekabül eden meblağın rücu edilmesidir" alacak sebebine dayalı olarak 295.000,00 TL asıl alacak ve 118.741,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 413.741,54 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalıların █████/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinde ---- icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmüştür.Davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, trafik kazasının ---- gerçekleştiği, zarar gören sıfatıyla davacının adresinin de ---- olduğu, mahkememiz ve---- İcra Daireleri yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalıların icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.Dava konusu alacağın █████/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının sigortalısına ödemeyi █████/2024 tarihinde 970.000,00 TL ve █████/2024 tarihinde 20.000,00 TL olarak yaptığı ve zamanaşımının bu tarihlerde işlemeye başladığı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca █████/2024 tarihinde ---İcra Dairesi'nin Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının █████/2025 ilâ █████/2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, █████/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalıların zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi trafik kazasından kaynaklanan rücu alacağına dair itirazın iptali davası olduğu, davalıların haksız fiil ve KTK 85 maddeleri uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, davacının davalı sürücünün hukuka aykırı ve kusurlu fiilini ve zararı ve zarar ile fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla yükümlü olduğu, bu kapsamda yapılan incelemede mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalıya zararın gerçekleşmesinde %75, davacının sigortalısına ise %25 kusur atfedildiği, raporun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, hükme esas alınabileceği, zira her ne kadar --- Asliye Ceza Mahkemesinin -- Esas sayılı ceza kovuşturmasında alınan ATK raporunda davalının kusursuz olduğu tespit edilmiş ise ceza sorumluluğuna dair kusur kavramı ile hukuki sorumluluğa dair kusur kavramının birbirinden farklı olduğu, mahkememizin bu hususta ceza hükmünde tespit edilen kusur durumu ile bağlı olmadığı, özel hukuk anlamında değerlendirilme yapıldığında, olayın lastik patlaması nedeniyle aracın kontrolünün kaybedilmesinden kaynaklandığı sabit olsa da, davalının karayolu taşımacılığı işi yaptığı da dikkate alındığında basiretli tacir gibi hareket etmesi gereken ve bu kapsamda araçlarının trafiğe elverişli olmasını ve bu şekilde kalmasını sağlaması gereken davalının araç lastiğinin yola elverişli olduğunu denetlemesi gerektiği, bu sebeple olayın ve zararın gerçekleşmesinde (bilirkişi raporunda tespit edilen oranda) kusurlu olduğu, bu sebeple mahkememizce ceza kovuşturmasında alınan ATK raporu yerine mahkememizce alınan bilirkişi raporuna itibar edildiği, kusurun hukuki bir kavram olması olayın gerçekleşme biçiminin sabit olması nedeniyle kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden rapor tesisine yer olmadığı, bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere asıl alacak ve faiz olmak üzere talep edilen zarar miktarının kadri maruf olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatının reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçluların ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibine yaptıkları itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (413.741,54 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 28.262,68 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 4.996,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.265,71 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan 5.699,87 TL dava açma masrafı ve 11.092,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 16.792,37 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (413.741,54 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 66.198,65 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalılar --- vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.