Anahtar kelimeler: Gününün Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten Tasarrufun Kesinlik Şartı Eksiklikleri
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHLERİ
: 21.11.2024-22.01.2025 (Ek Karar)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemenin 22.01.2025 tarihli ek kararı davacı ... vekilince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı ...'in vekili Av. ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 22.01.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
1. Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre; davacının icra takibine konu toplam alacağı 239.830,62-TL, tasarruf konusu taşınmazların toplam değeri ise 577.293,42 TL olup, bu durumda dava değerinin 239.830,62-TL olduğu anlaşılmaktadır.
14.11.2024 - 03.06.2025 tarihleri arasında yürürlükte olan HMK'nın Ek 1 maddesinin 3.fıkrası ile İİK'nın Ek 1. Maddesinin 3.fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz. Bu nedenle ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak olup, Mahkemenin ilk karar tarihi olan 18.12.2014 tarihi itibariyle kesinlik sınırı 1.890,00 TL'dir. Buna göre; Mahkeme kararının kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 22.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular ..., ... ve ...'ın bonoyu keşide eden ölü ...'ın mirasçıları olduğunu, haklarında ...İcra Müdürlüğü'nün ████████ sayılı dosyası ile 239.830,62-TL'nin tahsili için takip yapıldığını, Osmaniye İli ...İlçesi ... Köyü 1222 parselin üzerindeki yapılarla birlikte ...'e devredildiğini, ... Köyü 1223 parselin ...'e devredildiğini, ...İlçesi ... Mahallesi 10 24... Parselin ...'e, 3475 yevmiyeyle ...'e devredildiğini, ... Köyü 169 Parel sayılı taşınmazın ...'e 4002 yevmiyeyle ...'a devredildiğini, ... AŞ ...... Bankası şubesinde bulunan 28.000,00-TL bedelli kıymetli evrakın alacaklılar arasında yapılan 19.11.2012 tarihli sözleşme gereği ...'a devredildiğini, muris borçlu ... adına kayıtlı olan aracın satılarak parasının paylaşılmasına sözleşme ile karar verildiğini, İcra Müdürlüğü işlemleri ve yaptıkları araştırmada şirketin aciz durumunda olduğunun açıkça belli olduğunu, bu nedenlerle davalılar arasında yapılan satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline, gayrimenkullerin elden çıkarılması ve ekonomik değerini kaybetmesine sebebiyet veren davalıların devredilen malların değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 06.11.2017 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar ve 12.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı karar düzeltme ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamında yapılan araştırmada ve dinlenen tüm tanık beyanlarından davalıların kötü niyetli şekilde alacaklılara zarar vermek maksadıyla malları elden çıkardığı hususunun, davalıların alacaklıları zarara sokma iradesiyle tasarruf yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 06.11.2017 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamında; "dava konusu 4 adet taşınmazdan 3 tanesinin, vefat eden borçlu ...’ın mirasçısı ve icra takibinde de borçlu durumunda bulunan ... ... tarafından davalı ...’e, onun tarafından da ... Köyü 169 Parsel sayılı taşınmazın davalı ...’a, ... Köyü 1223 parsel sayılı taşınmazın davalı ...’na, ... Mahallesi 219 Parsel sayılı taşınmazın ise davalı ..., daha sonra da davalı ... ...’a devredildiği, Mahkemece her ne kadar borçlunun mallarını satma sebebinin borçlarını ödemeye çalıştığı, böylece borçlu Mirasçı (... mirasçıları) satıcı davalıların kötü niyetli alacaklılara zarar vermek maksadıyla malları elden çıkarıldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle dava reddedilmişse de davalılardan ...'in; davaya cevap dilekçelerinde; borçlu ...’ın mirasçısı ... ...’a taşınmazları devralırken ödeme yapmayacağını, taşınmazları sattıktan sonra aldığı bedellerle ...’ın borçlarını ödeyeceğini, ...’ın borçlarını ödemesi karşılığında taşınmazları satın aldığını beyan ettiği, ayrıca dosya kapsamında bulunan Protokol başlıklı belgede dava dışı, bir kısım alacaklıların kendi aralarında borçlu ...’ın bir kısım taşınmazlarının ve araçlarının devri ile alacaklarının tahsili yönünde bir anlaşma yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi 219 Parsel sayılı taşınmazın beşinci kişi olarak devredildiği davalı ... ...'ın da bu protokolde alacaklı olarak görüldüğü, Mahkemece davalı ...’in beyanları ve diğer davalı ... ...’ın protokoldeki durumunun değerlendirilmediği, dördüncü ve beşinci kişi konumunda olan diğer davalılar yönünden ise tasarrufun iptalinin ancak kötü niyetli olduklarının kanıtlanmasına bağlı olduğu, Mahkemece her ne kadar davalıların alacaklıları zarara sokma iradesiyle tasarruf yaptığının ispatlanamadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi verilen kararın dosya içeriğine de uygun düşmediği,
Mahkemece kayıt malikleri açısından davanın kabulünün mümkün görülmediği takdirde İİK’nın 283/II fıkrası gereği davanın kendiliğinden bedele dönüşeceği, bu durumda mahkemece davalılar ile borçlu vefat eden ...’ın arkadaşlık, akrabalık, ticari ilişki, iş ortaklığı gibi bir yakınlıklarının olup olmadığının araştırılması, bu yönden davalıların nüfus kayıtlarının getirtilip incelenmesi, kayıt maliklerinin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması durumunda diğer davalı ... yönünden davanın tazminat isteğine dönüşeceğinin göz önünde bulundurulması ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilmiş olup, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı karar düzeltme ilamında ise; "Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonunda; bozma ilamında, 1222 parselle ilgili olarak bir değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalı ...’in karar düzeltme isteğinin kabulü gerektiği, dosya içerisindeki bilgilerden, 1222 Parselin 10.08.2012 tarihinde yapılan satışında taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında önemli bir oransızlık olmamakla birlikte, taşınmazın ... beldesinde bulunduğu, davalı üçüncü kişi ...’in de aynı belde doğumlu ve mukim olduğu, borçluların ... köyünde mükim ise de asıl borçlu ...’ın ... Ticaret olarak, börekli beldesinde ticari faaliyette bulunduğunun sabit olduğu, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ile tarafların varsa başka delillerinin de değerlendirilerek, davalı ...’in borçlu ile bir yakınlık, akrabalık veya borçlunun mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmesine karşın mahkemece davalılar ile borçlu vefat eden ...’ın arkadaşlık, akrabalık, ticari ilişki, iş ortaklığı gibi bir yakınlıklarının olup olmadığının araştırılmadan, kayıt maliklerinin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması durumunda diğer davalı ... yönünden davanın tazminat isteğine dönüşeceği göz önünde bulundurulmadan, yine 1222 Parsel yönünden, davalı ...’in borçlu ile bir yakınlık, akrabalık veya borçlunun mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek durumu olup olmadığı tartışılmadan hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yine tarafları ve tasarruf konusu taşınmazları aynı olan bir başka davada Yargıtay Kapatılan 17. Hukuk Dairesinin 10.07.2018 tarih ve █████████ E., █████████ K. Sayılı dosyasında da emsal bozma kararı verilmiş olup, bu bozma ilamında belirtilen hususlar ile yukarıda belirtilen bozma ilamındaki tüm hususlar ayrı ayrı tartışılarak, sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 22.01.2025 tarihli, kararın miktar itibariyle kesin olmasından dolayı davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 22.01.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 40.000 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!