Anahtar kelimeler: Susuz Talepli Diyarbakır Alanında İli İlçesi Asli Müdahil Mahallesi Yüzölçümündeki
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 95... parsel sayılı 17.564,99 m², 2 07... parsel sayılı 8.410,81 m², 1 57... parsel sayılı 8.869,18 m², 1 94... parsel sayılı 4.350,69 m² ve 1 60... parsel sayılı 16.221,89 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, susuz tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 95... , 1 94... , 1 57... , 1 60... ve 2 07... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, taşınmazların orman olma ihtimalinin de bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazlar hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1/3'ünün kendisine ait olduğunu ileri sürerek, belirtilen hissenin ifrazı ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazları dedesinin tasarruf ettiğini, dedesi vefat ettikten sonra babasının kullandığını, babasının 1992 yılında vefat ettiğini, babasının vefatından sonra kardeşiyle beraber arazileri aralarında taksim ettiklerini, dava konusu yerlerin kendisine isabet ettiğini, 1992 yılından beri nizasız ve fasılasız taşınmazları malik sıfatıyla kullandığını, araziler üzerinde buğday, arpa ekip biçtiğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalleye ilişkin 5304 sayılı Kadastro Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la eklenen Ek-5. madde ile geçici 8. madde hükümleri uyarınca yapılan 2018 tarihli orman sınırlandırması ve tespit çalışmaları neticesinde belirlenen 1 01... sayılı orman parselinin tahdit alanı dışında kaldığı, daha sonra yapılan tesis kadastrosu çalışmalarıyla taşınmazların senetsizden davalı adına tespit gördüğü, dava konusu taşınmazların en eski tarihli memleket haritası uyarınca yapraklı çalı formunda göründüğü, keşif günü itibariyle bu taşınmazların üzerinde ve çevresinde bulunan meşe ağaçları düşünüldüğünde dava konusu bu taşınmazların bitki örtüsünü çalı formunda meşe ağaçlarının oluşturduğunun kabulünün gerekeceği, zira yabani bir ağaç olan meşelerin bölgenin ekolojik özelliklerine göre çalı formunda görülebileceği, kaldı ki 1 01... sayılı orman parselinin de memleket haritasında çalı formunda göründüğü, en eski tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazların üzerinin orman bitki örtüsüyle kaplı olduğunun orman mühendisi bilirkişisinin ek raporunda belirtildiği, dava konusu parsellerin tamamının çevreleri itibarıyla ayrı ayrı meşe ağaçlarının oluşturduğu bütünlük içinde kaldığının hava fotoğraflarından göründüğü, 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesinde kesinleşmiş haritalara ilişkin Hazineye süresiz dava açma hakkı verildiğinden kesinleşmiş haritalara ilişkin orman incelemesi yapılamayacağına dair asli müdahil vekili tarafından sunulan uzman raporunun hükme esas alınamayacağı, nitekim uzman raporunda bahsi geçen Yargıtay kararlarının hiçbirinde kesinleşmiş harita dışında kalan yerlere ilişkin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına başvurulmayacağına dair bir ibare bulunmadığı, tüm bu sebeplerle orman mühendisi bilirkişisinin ek raporu hükme esas alınıp taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığı, öncesi orman olan bir yerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, her ne kadar 1 60... ve 2 07... parseller yönünden ziraat mühendisi bilirkişisi raporu ve orman mühendisi bilirkişisi ek raporu çelişkili gibi görünse de ziraat mühendisi bilirkişisi raporunun taşınmazların keşif günündeki durumu ve özellikle 2002 tarihli hava fotoğrafı baz alınarak hazırlandığı, orman mühendisi bilirkişisi ek raporunun ise en eski tarihli hava ve memleket haritası baz alınarak oluşturulduğu, eğer bir taşınmaz öncesinde ormansa daha sonradan üzerinde yapılan zirai faaliyetlerin onun orman vasfını kaldıramayacağı, taşınmazların meşelerinin arasının veya üzerinde bulunan açıklık alanlarının zirai olarak kullanılmasının taşınmazlara tarım arazisi vasfını kazandırmakta yeterli olmadığı, kaldı ki 1 95... ve 1 94... sayılı parsellerin tespit tarihinden geriye dönük mevcut hava fotoğrafında zirai faaliyete konu edilmeyip ham ve bakir vaziyette olduğunun, 1 57... parsel sayılı taşınmaz yönünden de 19 84... tarihli hava fotoğraflarına göre zilyetliği terk iradesinin gerçekleştiğinin ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde sayılı şartların yerine gelmediğinin de net olduğu anlaşılmakla ziraat mühendisi bilirkişisi raporu hükme esas alınmayıp orman mühendisi bilirkişisinin ek raporunun hükme esas alındığı ..." gerekçesiyle, asıl dosya yönünden davanın kabulüne, asli müdahil yönünden davanın reddine, dava konusu1 95... , 1 94... , 1 57... , 1 60... ve 2 07... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve eski tarihli 1952 yılına ilişkin hava fotoğrafına dayalı orman mühendisi bilirkişisi raporuna göre orman niteliğinde olduğu, öncesi itibariyle orman niteliğinde olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceği, özel mülkiyete konu olamayacağı, bilirkişi raporunun yeterli ve kanaat verici nitelikte olduğu, ayrıca Dairece (█████████ E., ████████ K. sayılı dosyası ile) aynı mahallede kain 1 67... parsel sayılı taşınmaz hakkında İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin davasının kabulüne, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karara yönelik yapılan istinaf incelemesinde benzer mahiyetteki bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi de nazara alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu .." gerekçesiyle, asli müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; orman tahdidi dışında kalan parsel hakkında 3402 sayılı Kanun'da öngörülen biçimde ziraat, jeodezi ve fen bilirkişisi raporu ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına bakılarak hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, kanuna aykırı ve zorlama şekilde orman idaresinin idari ve kadastral taleplerinin/kararlarının da dışına çıkılarak rapor aldırılmak suretiyle hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 1 57... parsel sayılı taşınmaz üzerinde asli müdahil lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların "kadastro tespitinin iptali" yerine, "kadastro tespit tutanağının iptaline" karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte sebebiyet vereceğinden usul ve kanuna uygun bulunmamakta ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "... tespit tutanağının" ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine "... tespitinin" kelimesinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahile iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!