Anahtar kelimeler: Taşkömürü Havzasındaki İktisabına Kain Sakarya Maden Hanesine Zonguldak Bundan Alanında
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan kain 2 31... parsel sayılı 387,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 3. maddesi gereğince maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği, bundan doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, yabancı uyruklu gerçek kişiler ve kendi ülkeleri kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerce iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel 1996 yılından beridir davalı ...'nun kullanımında olduğu, 1998 yılında 1 katlı kârgir bina inşa ettirdiği ve halen adı geçenin kullandığı şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ve üzerindeki binanın davacıya ait olduğunu, aynı zamanda yeğeni olan davalının davacının Almanya'da yaşamasından faydalanarak kötü niyetle adına kullanıcı tespiti yaptırdığını, binayı yapanın ve yıllardır ecrimisil ödeyenin ise davacı olduğunu belirterek, davalı adına kullanıcı şerhinin iptali ile davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı dayısına ait iken annesi tarafından babadan gelen taşınmazlardaki miras hakkından davacı lehine vazgeçilmesi karşılığında davalıya verildiğini, 1996 yılından beri davalı tarafça kullandığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Zonguldak ili Merkez ilçesi 10 Temmuz Mahallesi 2 31... parsel sayılı taşınmazın 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında beyanlar hanesine 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... oğlu ... kullanımda olduğuna ve 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir evin ... oğlu, ...'na ait olduğuna dair şerhi verilmek sureti ile davalı Hazine adına arsa vasfıyla tescil edildiği, dava konusu taşınmazdaki kullanıcının tespiti için 3303 sayılı Kanun'un 2015 yılında eklenen Ek-1 maddeye göre 14.11.1999 tarihindeki zilyedi veya fiili kullanıcı olması gerektiği, davacı ile davalı ...'in dayı yeğen oldukları, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarının beyanları ile Zonguldak ili Devrek ilçesi Karacaören köyü 1 01... , 529, 536, 6 25... ada 59 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları ve hibe senetleri birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'in annesi ... nun davacı ile ortak murislerinden gelen bahsi geçen taşınmazlardaki hisselerini davacıya ve dava dışı diğer kardeşlerine dava konusu taşınmazın kullanımı karşılığında devrettiği, davalı ...'in annesi ...'nun 08.05.2019 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde dava konusu yerin davacı ile ortak murisinden gelen taşınmazlardaki hisseleri karşılığında davalı ...'e verildiğine dair beyanda bulunduğu, taşınmazın 14.11.1999 yılından evvel davalı ... tarafından kullanıldığı anlaşıldığı.." gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece usulünce yapılan keşif, kaldırma kararı sonrasında dosya arasına getirtilen tapu kayıtları, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere, davalı tarafın dava konusu taşınmaza ilişkin kullanımının, davalının annesinin diğer hisseleri karşılığında kendilerine verildiği hususunu ispatlamış olması göz önünde bulundurularak yazılı şekilde davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada toplanan deliller incelendiğinde kararın gerçek durumu saptamayan afaki ve müvekkilin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaya yönelik, usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, taşınmazı bakıp gözetmesi için bedelsiz olarak yeğeni davalının kullanmasına davacının izin verdiğini, taşınmazla ilgili ecrimisil bedellerini davacının ödediğini, taşınmazın su ve elektrik aboneliğinin davalı adına olmasının taşınmaza sahip olduğunu göstermediğini, davalının annesi olan davacının kız kardeşi ile davacı arasında dava konusu taşınmaz karşılığı taraflara miras kalan taşınmazlar hakkında devrin söz konusu olmadığını, kararın eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!