Anahtar kelimeler: Zorlar Muğla Tapulama Tespite İlçesinde Tarla Edildikten Tapuya Alanında İli
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesinde 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, Zorlar köyü çalışma alanında bulunan 93 parsel sayılı 10.700,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tarla niteliğiyle tespit edilmiş ve tespite itirazın reddedilmesiyle kesinleşerek tapuya tescil edildikten sonra, 2014 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, 1 49... parsel numarasıyla ve 10.329,38 metrekare yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla bir kısım davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; bölgede 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun ilan edilerek 22.06.1948 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre 2/B maddesi çalışmalarının yapıldığını, davacı Hazinenin paylı maliki olduğu 2 15... parselin bulunduğu 2/B bloğunun 1980 yılında kesinleşen bu çalışma ile orman sınırları dışına çıkarıldığını, 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile Değişik Ek-4. maddesi gereğince 2/B arazileri için kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığını, 2 15... parselin 1.333,12 m² yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile Hazine adına 22.02.2011 tarihinde tespit ve tescil edildiğini, daha sonra bir kısmının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince ... ve ...'a satılarak adlarına tescil edildiğini, davalılara ait 1 49... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan 2 15... parsel sayılı taşınmaz içerisinde olmasına rağmen, tarla vasfıyla davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın 2/B alanında kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "...tapuda paydaş olmadıklarından davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ... ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine; diğer davalılar yönünden ise 6292 sayılı Kanun'un “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir" hükmünün düzenlendiği, taşınmazın tapu kaydındaki 2/B belirtmesi güncelleme çalışmaları sırasında kaldırılmış olup, davacı tarafından tapuda gerçek kişiler adına kayıtlı olan taşınmazın 2/B madde kapsamında kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulduğundan, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesindeki söz konusu taşınmazlar hakkında dava açılmayacağı hükmü resen gözetilerek.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, gerekçe doğru olmakla birlikte mahkemece hükme dayanak yapılan kanuni düzenleme ile bağdaşmayacak şekilde davanın reddine şeklinde karar verilmesinin isabetli olmadığına işaret edilerek, davacı Hazinenin 6292 sayılı Kanun gereğince davadan vazgeçmiş sayılmasına, davalılar, ..., ..., ..., ... ve ... ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.20 21... /5998 Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir. Dava dilekçesi içeriğine ve yargılama sırasındaki anlatımlara göre, davanın, tapuda paylı olarak davacı Hazine adına kayıtlı bulunan 2 15... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün, uygulama kadastrosu sonucunda komşu taşınmaz olan davalılara ait 1 49... parsel sınırları içinde kaldığı iddiasına, diğer ifadeyle mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yanılgılı değerlendirmeyle, davanın 6292 sayılı Kanun'un 7/1 (a) maddesine dayalı istek olarak kabulü dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun bulunmadığından, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında inceleme yapılarak, davanın esasına ilişkin karar verilmesi gerektiği...
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacı Hazinenin müşterek maliklerinden olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sonunda tespit ve tescil edilen 2 15... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 20,78 m²lik kısmının, bölgede 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonunda davalılar adına kayıtlı 1 49... parsel sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 49... parselin uygulama kadastrosu ile 2 15... parselin tapu kaydındaki yüzölçümünün iptali ile teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.12.2016 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 20.78 m²lik kısmın bu parselden ifraz edilerek 2 15... parsele eklenerek tapuya tesciline, 1 49... parselin 10.308,60 m² yüzölçümüyle, 2 15... parselin 1.353,90 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline, teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.12.2016 düzenleme tarihli rapor ve krokinin kararın eki sayılmasına, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları ile Mahkeme kararındaki tespit ve değerlendirmeler arasında çelişkili ve birbirine aykırı tespitler içerdiğini, eksik araştırma ve inceleme ile kısmen ret kararı verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!