Anahtar kelimeler: Karadeniz Ereğli Bilahare Sakarya Vasfıyla Tarla Edildikten Hissesinin Zonguldak Alanında

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karadeniz / Ereğli Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1087 parsel sayılı 830,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, ..., ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca, ... hissesinin ... ve ... adına tespitine karar verilmiş ve bilahare 2004 yılında 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 09... parsel numarasıyla 958,52 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... 04.10.1991 havale tarihli dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 1087 parsel sayılı taşınmazda hissesinin daha fazla olduğunu öne sürerek, kadastro komisyon kararının iptali ile bu hissenin adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahil ... mirasçıları, murislerinin de taşınmazda payının bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.3. Davacı Hazine vekili 16.05.2002 havale tarihli dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 1087 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, komisyon kararı ile tutanağın beyanlar hanesindeki tüm ibarelerin de iptaline karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında dava dosyalarının ███████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildikten sonra, 1087 parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefriki ile eldeki dava dosyasının esasına kaydı yapılmıştır.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiş, bir kısım davalılar vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı, evveliyatında kök muris ... tarafından sağlığında dava konusu eski 1087 parsel sayılı taşınmazı kızı ...'e verildiği ve taşınmazın uzun yıllarca ...'in kullanımında olduğu ..." gerekçesiyle davacı Hazine ve davacı ...’un davalarının reddine, asli müdahil ...’nın davasının kabulüne, eski 1087 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 09... parsel numarası altında tamamının Mürüvvet Kaya mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın eksik inceleme ile karar verdiğini belirtilerek, kararın kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde asli müdahil ... mirasçıları lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 19 65... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda kullanımın bulunduğunun anlaşılmasına ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; dava konusu taşınmaz hakkında 1982 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında yer altındaki madenin Hazineye ait olduğu edinme sütununda belirtilmek suretiyle ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra ..., ..., ...'ın itirazı üzerine, kadastro komisyonunca ... hissesinin ... ve ... adına tespitine karar verilmiş olup, davacı Hazine tarafından komisyon kararına karşı dava açılmasının sebebi, 17.01.1326 (1910) tarihli ve 289 sayılı Tezkere-i Samiye ve 05.02.1958 tarihli ve 4/9925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle kömür havzası olarak belirtilen ve sınırları genişletilerek ... Kömürü Havzasının ..., ..., ... ve ... illerinin ileri kısımlarını da kapsamı içine alan bu taşınmazların “kamu malı” sayılması, ayrıca 10.10.1983 tarihli ve 96 sayılı ... Kömürü Kuruluşu Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname ile kömür sahasının kamu malı haline getirilmiş olması olup, her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesinde "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar." şeklinde düzenleme yapılmış ise de, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 2 ve 3. maddeleriyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi hükmü gereğince, taşınmaz maliklerinin iktisap ettikleri taşınmazlarda yerin altına malik olmaları mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı gerçek kişiler adına arzın altında bulunan madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesi suretiyle tescile karar verilmesi gerekmektedir.İlk Derece Mahkemesince, tapu kütüğüne bu yönde şerh verilmeksizin tescil kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine "...tapuya kayıt ve tesciline," ifadesinden sonra gelmek üzere "3303 sayılı Kanun'un 2/4. maddesi uyarınca, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.