Anahtar kelimeler: Krediyi Görmediği Suçlardan Görüşü Tahsis Etme Sağlamak Suçlar Doğrudan Neticesinde

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.SUÇLAR
: Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan ... A.Ş vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, şikayetçi ... vekilinin ise sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;1)Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;Şikayetçinin atılı suçlardan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2)Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler YönündenTebliğname'de sanık ...'ın savunması alınmadan beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğundan bahisle hükümlerin bozulması talep edilmiş ise de, 05.04.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesinin ikinci fıkrasının "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklinde yeniden düzenlenmesi nedeniyle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Mahkemece hükmün gerekçesinde, sanıkların eylemlerinin hazırlık hareketleri kapsamında kaldığı ve henüz kredi işlemlerine başlanılmadan durumun fark edildiği belirtilmesine rağmen, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmesi yerine, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, inandırıcı, mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmesi,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “suçlarını işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, inandırıcı, mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediğinden sanıkların müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatlerine" ibaresinin çıkartılarak yerine "suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine” ibaresi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3)Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler YönündenSanıklara yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımınının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 19.04.2016 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.