Anahtar kelimeler: Niyetle Satımdan Esaskarar Likit Hisse Yazim Ödenmediğini Kötü Aldığını Borcunun

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLENGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇE YAZIM TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... .... .... Esas sayılı dosyasında borçlu sıfatıyla yer aldığını, davalının davacıya ait ... .... .... Konut Yapı Kooperatifi'nden hisse satın aldığını, ancak bedellerinin ödenmediğini, davalı kooperatifin 189 numaralı hisse karşılığında 300.000,00 TL bakiye borcunun karardan sonra tarafına ödenmediğini, davalının alacak miktarının likit ve belirli olmasına rağmen, kötü niyetle icra takibine itiraz ettiğini, davalı ... .... .... sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaliyle icra takibinin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının hem dava dilekçesinde kooperatif hissesinin devrinin yapıldığını ikrar ettiğini, hem de aynı zamanda ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, bu beyanların birbiri ile çeliştiğini, ödeme yapılmadığı yönündeki iddiayı hiçbir şekilde kabul etmediğini, üyeliğe kabulünün ardından genel kurullara katıldığını, iki genel kurulda divan başkanı olarak görev yaptığını, bu hususun kooperatifin defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davacının 19.04.2023 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile ortaklığa kabul edilmesini onayladığını, devir tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra kooperatif hisse bedellerinin ödenmediği iddiasıyla talepte bulunulmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini beyanla davanın reddine, icra inkar tazminatının reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava kooperatif ortaklığına bağlı hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davanın ticari niteliğine göre TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu anlaşılmıştır.Bilindiği üzere HMK'nın 115/2. Maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü düzenlenmiştir.Konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir.Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD █████████ E., █████████ K., █████/2023; ... BAM 31. HD. ████████ E., ████████ K., Ank. BAM 23 HD. █████████E., █████████ K. Sayılı kararları incelenebilir.)Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte değildir.Somut olayda, dava tarihi █████/2025 olup, davacı tarafından █████/2025 tarihinde, davadan önce arabuluculuğa başvurulduğu görülmüş ise de, arabuluculuk sürecinde ilk oturum/toplantı gününün █████/2025 tarihi olarak belirlenmesine rağmen, davacı tarafından henüz arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davanın açıldığı, nitekim görüşme yapılmadan anlaşamama son tutanak tarihinin █████/2025 tarihi olduğu, buna göre dava açılmadan önce usulüne uygun arabuluculuk sürecinden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesinde öngörülen "Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." hükmünün, dava açıldıktan sonra tanzim edilmiş veya tanzim edilme aşamasındaki son tutanakları da kapsadığı şeklinde yorumlanması mümkün değildir.Burada dahi kastedilen son tutanak; dava açılmadan önce tanzim edilmiş son tutanaktır. Zira anılı yasa maddesinin ilk cümlesi " davacının, son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu" belirtmektedir.Nitekim Yargıtay 11. HD'nin █████/2025 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı; █████/2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı; Yargıtay 6. HD'nin █████/2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı vb. kararlarında da arabuluculuk dava şartının, 6100 sayılı HMK m. 115/3 kapsamında yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte olmadığı kabul edilmiştir.Keza Yargıtay 6. HD'nin █████/2025 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararında "somut olayda dava açılmadan 17 dakika önce arabuluculuğa başvurulduğu ve son tutanağın da davanın açıldığı tarihten sonra █████/2025 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumun yasanın öngördüğü arabuluculuk kurumunun getiriliş amacına uygun düşmediği, sözkonusu dava şartının dava açılmadan önce tamamlanarak, arabuluculuk sonucunda anlaşılamadığına dair son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği dikkate alındığında, mahkeme kararının yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle verildiği kanaatine varılmıştır." denilmiştir.Benzer bir uyuşmazlıkta İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında özetle; "...Neticeten somut olayda; 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesindeki: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır" şeklindeki yasal düzenlemeye karşın davacının son tutanak düzenlenmeden iş bu davayı açtığı, böylece dava açılmadan önce arabuluculuk işlemi tamamlanmadan dava açılmakla başvuru şartının yerine getirmediği görülmektedir. Hâl böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan arabuluculuk dava şartına ilişkin olarak , davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." belirtilmiştir.Sonuç olarak; somut olayda Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulduğu ancak arabuluculuk faaliyeti devam ettiği sırada ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A-(2). Maddesinde belirtilen ''zorunlu unsur olan son tutanak'' düzenlenmeden ve süreç sonuçlanmadan dava açıldığı anlaşılmış, buna göre dava açılmadan önce usulüne uygun arabuluculuk sürecinden söz edilemeyeceği ve "arabuluculuğa ilişkin dava şartı"nın dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte olmadığı hep birlikte gözetilerek dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından daha önce alınan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin Davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,Dair, davalının yüzüne karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/202