Anahtar kelimeler: Toptancılık Satımdan Sektöründe Firmanın İlişkiden Esaskarar Cari Gıda Yazim Ürün

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLENGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇE YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın gıda sektöründe faaliyet göstererek toptancılık yaptığını, davalı firmanın da yine gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup müvekkilinden ürün satın almakta olduğunu, taraflar arasında alım satımdan kaynaklı cari hesap ilişkisi olduğunu, müvekkili firmanın bu ticari ilişkiden doğan alacağının tahsili amacıyla ...5. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalının itiraz dilekçesinde borcu olmadığını ileri sürmüş ise de ürünlere ilişkin kısmi ödemeler yapıldığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde bu hususun görüleceğini, davacı tarafın takip öncesi dönem için faiz talep edebilmesinin, davacının temerrüt faizi talep edebilmesinin mümkün olmadığını, davacının TTK md. 1530 gereğince ticari temerrüt faizi talebinin de yerinde olmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER-Ticari defter ve kayıtlar-Tarafların ba/bs formları,-Faturalar-Takip Dosyası-Bilirkişi RaporlarıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davaya konu ...5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 565.415,27 TL, asıl alacak ve 98.161,51 TL işlemiş faiz olmak üzere 663.576,78 toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, borcun sebebinin cari hesap bakiye alacağı olarak belirtildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, dosya borçlusunun vekili aracılığıyla █████/2025 tarihli dilekçe ile borca süresinde itiraz edilmekle, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine rastlanılmadığı buna göre eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.Taraf defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim olunan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "1- Davacı ...Gıda, Tarım, Hayvancılık, Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi 31.12.2023 tarihli devir bakiyesi 501.640,69 TL. borç bakiyesine, 2024 yılında 1.243.425,-TL.lık borç kaydına karşılık 1.172.550,-TL.lık tahsilatın alacak kaydedildiği ve 572.515,69 TL.lık borç bakiyesinin devredildiği, 2025 yılında; 1.828.775,- borç kaydına karşılık 1.591.735,15 TL.lık alacak kaydı yapıldığı, inceleme tarihi itibariyle 809.555,54 TL.lık borç bakiyesinin olduğu ve davalıdan 809.555,54 TL.lık alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, Kanuni defterlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 215 ve 219 maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olarak tutulduğu, 2- Davalı ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Turizm İnşaat Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi'nin 31.12.2023 tarihli devir bakiyesi 745.533,36 TL. alacak bakiyesine 2024 yılında 1.502.425,-TL.lık alacak ve 683.000,-TL.lık borç kaydı yapıldığı ve dönemin 1.564.558,36 TL. alacak kalanı ile kapatıldığı, 2025 yılında 650.750,-TL.lık alacak kaydı ile 667.735,15 TL.lık borç kaydı yapıldığı ve inceleme tarihi itibariyle toplam 1.547.573,21 TL.lık alacak kalanı ile davacıya borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, Kanuni defterlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 215 ve 219 maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olarak tutulduğu, İncelemelerde kaydedildiği üzere tarafların kayıtları üzerinde bakiye mutabakatı yapılamadığı, Davalı ve davacı tarafın alış(Ba) ve satış(Bs) bildirimlerinin uyumlu olduğu, alış ve satışlarının Ba/Bs bildirimlerinin kayıtlar ile uyumlu olduğu, Taraf kayıtlarında yapılan incelemelerde taraflar arasında bir sözleşme olmadığı ve alacağın tahsili için bir ihtarname keşidesi olmadığı, Davacı tarafından 14.01.2025 tarihli bakiye 565.415,27 TL. üzerinden 13.05.2025 tarihine kadar 9653.25 oranında temerrüt faizi uygulandığı, temerrüt tarihi tespit edilemediğinden alacağa uygulanacak faizin takip tarihinden mi yoksa davacının uyguladığı gibi düzenlenen en son fatura tarihi olan 14.01.2025 tarihinden itibaren mi uygulanacağının Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,..." hususları belirtilmiştir.Takip hesap ekstresine dayalı başlatılmış olup, ekstre konusu faturalar kapsamında değerlendirme yapmak gereklidir. Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. █████████E., █████████K., Y. 19HD. ██████████E., ██████████K.)Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. █████████ E., ████████ K., 10.02.2016 T.)Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda, taraflar arasında defter kayıtlarına yansıyan ticari ilişki bulunduğu, tarafların açık hesap ilişkisini benimsedikleri, faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ba/bs formlarının(alış/satış bildirimlerinin) birbirleriyle uyumlu olduğu, yine davalı yanın kendi defter kayıtlarında tutar olarak da davacıya daha yüksek tutarda borçlu bulunduğunun kayıtlı olduğu, hususları hep birlikte gözetildiğinde teslim olgusu bakımından davalı tarafından davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve aralarındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı bu doğrultuda davacının alacağının varlığını ispatladığı hususunun kabulü gerektiği kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. █████████E., ████████ K., █████/2020 T; Y. 23 HD. █████████ E., █████████ K., █████/2015 T.)Yapılan açıklamalar kapsamında davacının takibe konu alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilmiş, bununla birlikte davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. Reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ...5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, takibin 565.415,27-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Kabul edilen alacağın (565.415,27-TL'nin), %20'si oranında hesaplanan 113.083,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,4-Alınması gereken 38.623,52 TL karar ve ilam harcından 6.338,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 32.285,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.338,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.953,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 85,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 8.085,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.889,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.196,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 680,47 TL'sinin davacıdan, 3.919,53 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 90.466,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026