Anahtar kelimeler: Fırın Ömrü Sakat Ustası Kazadan Cismani Çalışamadığını Çarparak Süredir Bam

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizin ████████ Esas, ███████ Karar, █████/2020 tarihli kararı, İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar, █████/2023 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... yönetimindeki, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın █████/2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklete çarparak davacının ağır yaralanmasına neden olduğunu, davacının fırın ustası olup aylık en az 3.000 TL ücret aldığını, kazadan dolayı 2 yıla yakın bir süredir çalışamadığını, ayrıca ömrü boyunca bu kazadan dolayı sakat kalacağından mesleiğini ifa edemeyeceğini, davalı aleyhine ... 21.Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında taksirli yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporu ile sanığın asli derecede kusurlu olduğu, kazanın meskun mahalde olduğu, kaza yeri yolun ortadan bölünmüş tek yönlü yol olduğu, kaza yerinde görüşü engelleyici bir cisim olmadığı, yol üzerinde trafik işaretlerinin mevcut olduğu ve kazanın olduğu sokağa girilemez trafik levhasının olduğunun tespit edildiğini, bu kaza ile birlikte davacının hayatı ve sağlığının altüst olduğunu, zaten rahatsız olan davacının rahatsızlığının çok daha fazla nüksetmiş olup kaza ile birlikte ortapedik maluliyetin yanısıra birde kalp kapağı protezinin takılması ile başka bir maluliyetede sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın davalıların temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat olarak 50.000 TL'nin davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kaza günü ve öncesinde davacıyı hiçbir şekilde tanımadığını, bu nedenle davacının yaralanmasına kasten sebebiyet vermesine ilişkin iddialarının yersiz ve hukuk dışı olduğunu, kaldı ki davalının kazanın meydana geldiği sokakta dönülmez işaretini gördüğünde sokağa dönmediğini, tam geri gitmeyi düşündüğü sırada, arka tarafından gelmekte olan davacının kullandığı motosikletin sepetinin davalının kullandığı aracın sol farına, akabinde de dönülmez yoldaki park halinde bulunan araca çarptığını ve kazanın bu şekilde olduğunu, olayın meydana geldiği gün davacının ehliyetinin olmadığı ve kasksız bir şekilde trafiğe çıktığı, hatta sırf bu nedenle kendisine trafik idari para cezası verildiğinin tutanaklarla sabit olduğunu, hal böyleyken ehliyetsiz ve kasksız bir şekilde trafiğe çıkan davacının bu kusurlarının görmezden gelinerek tüm kusurun davalıya atfedilmesinin de haksız ve mesnetsiz olup hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacının kazadan sonra kalp kapağı protezinin değişmesi ile kaza arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığını, davalı hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını, bu nedenle söz konusu ceza dosyasının iddianın ispatı için tek başına yeterli olmadığını, ceza mahkemesince yeteri kadar inceleme ve araştırma yapılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin davalının kendisine isnat edilen suçu işlediğini göstermeyeceğini, ceza mahkemesinin vermiş olduğu kararın işbu davaya dayanak dahi yapılamayacağının yerleşik Yargıtay kararları ile ortada olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak oranda fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesindeki değişiklik uyarınca davacı tarafından maluliyet sebebiyle tazminat talebine ilişkin olarak dava öncesinde davalı şirkete başvuru yapılmamış olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti için ATK.Trafik İhtisas Kurulu'ndan ayrıca Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince ödenecek tazminata temel teşkil edecek olan maluliyetin ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve maluliyetin söz konusu kazadan kaynaklı olup olmadığının tespiti için ATK.3.İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının aktüer bilirkişi tarafından yapılmasını, davacı tarafın geçici iş görmezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi bulunması halinde bu talebin davalı şirketin sorumluluğu kapsamında olmadığını, yaralananın olayda hatır yolcusu olarak araçta bulunduğunun tespiti halinde TBK 51-52 maddelerinin uygulanması ve tespit edilecek maddi tazminattan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve %40'dan az olmamak üzere indirim yapılması gerektiğini, ayrıca davacının kaza anında emniyet kemeri veya kask takıp takmadığı vb.güvenlik önlemlerini alıp almadığının araştırılarak davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafik kusuru bulunduğu tespit edilmesi halinde TBK 51-52 maddeleri uygulanarak hesaplanacak maddi tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasını, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenecek rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek davalı şirket tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davadan önce davalı şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını ve davalı şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizin ████████ Esas, ███████ Karar, █████/2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar, █████/2023 tarihli ilamı ile;" Davaya konu kaza tarihi olan 26.07.2014 itibari ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği yürürlüktedir. Ayrıca maluliyetin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluşup oluşmadığının, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur.
Dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.01.2019 tarihli raporda, davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gördüğü tedaviye ilişkin evraklara göre yapılan değerlendirmede Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı yönetmeliği hükümleri gereğince davacının trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiş ise de maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmadığı gibi, raporda davacının sol ayak parmak hareketlerinin sağa göre 1/3 azalmış olduğu, sol ayakta travma sekeli olduğu belirtilmesine rağmen davacının yaralanmasının maluliyetine neden olmadığı yönünde sonuca varılması anlaşılamamıştır. Diğer yandan, iş bu rapora davacı tarafça itiraz edilmiş olup, davacı tarafça davadan sonra Medicalpark Hastanesi'nde kalp rahatsızlığı ile ilgili geçirilen operasyona ilişkin bir takım belgeler sunulmasına ve kalp rahatsızlığının nüks etmesinin dava konusu kazaya bağlı olduğu davacı tarafça ileri sürülmesine rağmen, bu hususun yerel mahkemece irdelenmediği, buna ilişkin mevcut raporda bir değerlendirme yapılmadığı veya ayrıca bu hususta bir rapor da alınmadığı görülmüştür .Bu nedenlerle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp, mahkemece yapılan araştırma ve incelemede yetersizdir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu halde; yerel mahkemece yapılacak iş, davacı için Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Kurulu'ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"'ne uygun şekilde, ortopedi uzmanı ve kalp hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak, davacının kazaya bağlı yaralanması( sol ayak yaralanması, orta kemik kırığı) nedeniyle daimi maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluştu ise oranının ve kalp rahatsızlığı bakımdan da kazayla illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti ile, toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek (kazanılmış haklara bir halel gelmemek kaydıyla), sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı)" denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya meydana gelen kaza nedeniyle kusur oranlarının tespiti için İstanbul ATK.Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen █████/2017 tarih ve ... sayılı rapor ile; davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline geldiğinde, orta refüj aralığından karşı yön platformuna girmeden evvel orta refüj aralığında konumlanıp durması karşı yön platformunu takiben gelen taşıt trafiğini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra harekete geçerek seyrini sürdüreceği yerde, mevcut hızı ile mahale yaklaşarak karşı yön platformunu takiben gelen ve ilk geçiş hakkına sahip davacı sürücü idaresindeki mosiklete rağmen orta refüj aralığından sola yönelip motosikletin seyir istikamet şeridine yakın mesafade girdiği ve bu tavrı ile önünden geçmekte olan motosiklete çarptığı, olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün yönetimindeki motosiklet ile tek yönlü yolda sol şeridi takiben nizami kurallar dahilinde seyrini sürdürüp orta refüj aralığı önünden geçmekte iken karşı yönden gelen ve yakın mesafede doğrultu değiştirip rejüf aralığından seyir şeridine giren davalı sürücü yönetimindeki vasıtanın sadmesine maruz kalarak karıştığı olayda kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosya davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için İstanbul ATK.Başkanlığı'na gönderilmiş, İstanbul ATK.2.İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı raporu ile; davacının davaya konu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kzanama Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosya aktüer bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2019 tarihli raporda; ATK kusur raporu ile davalı sürücünün olayda %100 oranında kusurlu oduğu tespit edildiğinden sigortalı araç sürücüsünün olaydaki %100 kusur oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacı tarafından davacının mesleğini ve gelirini ispatlar bir beyan ve belgenin dosyaya sunulmadığı, herhangi bir meslek odasından emsal ücret yazı cevabının da dosyaya celp olunmadığı tespit edildiğinden davacının kaza tarihinden günümüze kadar olan kazançlarının AGİ'li net asgari ücretler esas alınarak belirlendiği, ATK.2.ihtisas kurulunun raporu uyarınca sadece 2 aylık geçici işgöremezlik dönemi için hesaplama yapıldığı, yapılan işbu hesaplamada davacının maluliyet oranının %100 olarak esas alındığı, davacının geçici iş göremezlik dönemine ait toplam maddi zararının 1.782,06 TL olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araç davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmadığından davalı sigorta şirketi lehine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davalı ...'in sorumluluğunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m.49/1 maddesinden, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun yasal dayanağının ise düzenlemiş olduğu trafik poliçesi genel şartları ile KTK 85 ve 91 maddelerinden kaynaklandığı, davalı ...'ün haksız fiil tarihi, davalı sigorta şirketinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile, davacı vekilinin talebi üzerine davacının maluliyet durumunun tespiti için ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde, ortopedi uzmanı ve kalp hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu aldırılmıştır.
Dosya taraf itirazlarını irdeler şekilde maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen █████/2025 tarih, ... sayılı raporda; kişinin kendisinde mevcut kalp kapak hastalıklarının ve buna bağlı yapılan ameliyatlarının dava konusu trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, ... oğlu 1991 doğumlu ...'ın 26.07.2014 tarihinde trafik kazasına bağlı gelişen ayak 3.parmak kırığı yaralanmasının ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosya bu defa ATK Genişletilmiş Adli Tıp Uzmanlar Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen ... tarih,... sayılı raporda; kişinin kendisinde mevcut kalp kapak hastalıklarının ve buna bağlı yapılan ameliyatlarının dava konusu trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, ... oğlu █████/1991 doğumlu ...’ın █████/2014 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması ...tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, alınan ATK raporları ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Her iki davalının da meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. 2918 Sayılı KTK 91., ve devamı maddeleri uyarınca sorumlulukları esastır. Yargıtay 17. H.D. ... E. ... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere sigorta şirketinin tazmin sorumluluğu geçici dönem iş göremezlik zararını da kapsamaktadır.
ATK kusur raporu ile davalı sigorta şirketine kaza tarihi olan █████/2014 tarihini kapsar nitelikte sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün olay mahallinde orta rüfüj aralığından sola doğrultu değiştirdiği, bu tavrı ile sol ön kesimi ile sağ taraftan gelen ve rüfüj aralığı önünden geçmekte olan motosiklete sol taraftan çarpması ile olayın meydana geldiği, meydana gelen kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğu, yine ATK 2. İhtisas Kurulu'nca tanzim olunan rapor dahilinde davacı asilin kaza nedeniyle sürekli maluliyete düçar olmadığı, iyileşme süresinin ise 2 aya kadar uzayabileceği ifade edilmiştir.
Bozma sonrası aldırılan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin █████/024 tarihli sağlık kurulu raporunda ortopedi ve travmatoloji bölümünde yapılan muayenesi sonucunda" Hastanın ifadesinde 2014 yılında motosiklet kazası sol ayak parmak kırığı olduğunu ifade ediyor, muayenesinde herhangi bir patolojik bulgusu yok, hastanın herhangi bir ortopedik operasyon öyküsü bulunmamaktadır. Özür oranı yoktur." şeklinde ve kardiyoloji muayenesi sonrası genel olarak son değerlendirme de "Hastanın tüm vücut fonksiyon kaybı "%38" olup, hastalıklarının kaza ile illiyeti bulunmamaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ATK 2. Üst Kurulundan aldırılan rapor ile; kişinin kendisinde mevcut kalp kapak hastalıklarının ve buna bağlı yapılan ameliyatlarının dava konusu trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, ... oğlu 1991 doğumlu...'ın 26.07.2014 tarihinde trafik kazasına bağlı gelişen ayak 3.parmak kırığı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği ifade edilmiştir.
İstanbul ATK Genişletilmiş Adli Tıp Uzmanlar Kurulundan aldırılan rapor ile de; kişinin kendisinde mevcut kalp kapak hastalıklarının ve buna bağlı yapılan ameliyatlarının dava konusu trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, ... oğlu █████/1991 doğumlu...’ın █████/2014 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı ifade edilmiştir.
Dosyada mevcut aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki rapora göre davacının geçici iş göremezlik dönemi itibariyle talep edebileceği tazminat tutarının 1.782,06 TL olabileceği anlaşıldığından iş bu bedelin, temerrüt olgusunun dava tarihiyle vuku bulduğunun kabulüyle davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ve usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak 5.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1)Maddi tazminat istemi yönünden, 1.782,06-TL tazminat alacağının, davalı ...A.Ş.'nin dava tarihinden itibaren, davalı ...'ün kaza tarihi █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2)Manevi tazminat yönünden, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3)Maddi tazminat talebi yönünden;
-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 34,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 697,84 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.782,06 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.782,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4)Manevi tazminat talebi yönünden;
-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,23 TL harcın davalı ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı tarafa verilmesine,
-Davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına(14.03.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2024 Tarihli ... E., ... K. Sayılı Karar karara göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” Başlıklı 326. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan; ‘’Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Manevi Tazminat davaları yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak İPTALİNE, Kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından (14.03.2025) başlayarak dokuz (9) ay sonra yürürlüğe girmesine, karar verilmiştir.)
5-Davacı tarafından yapılan 204,93 TL peşin/nisbi harcı, 800,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.726,75 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.731,68 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 308,77-TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine(davalı Sigortanın 81,11-TL'sinden sorumlu tutularak), bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından karşılanan 25.029,00-TL ATK fatura ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.829,13 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı Sigortanın 743,21-TL'sinden sorumlu tutularak), bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!