Anahtar kelimeler: Ayvalı Barajı Bam Araçla Esaskarar Yolcu Plaka Sürücü Sevk Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.06.2015 tarihinde davacı müvekkili ...’ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla Ayvalı Barajı istikametinden Artvin İli istikametine seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve sürekli bakım ihtiyacı doğduğunu, trafik kazasının oluşumunda araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yaralanmasına neden olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, işbu davanın ikame edilmesinden önce taraflarınca ilk olarak, ... plakalı aracın 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı' olan ... Sigorta A.Ş.'ye karşı maddi tazminat talebiyle Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, akabinde ... Sigorta A.Ş. ile sulh olunarak ZMSS kapsamında sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazasında ağır şekilde yaralanan ve geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalan müvekkil ...’ın günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez ve öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalan müvekkilinin bununla birlikte sürekli bakım ihtiyacı da doğduğunu, davanın ikame edilmesinden önce davalıya karşı arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, şimdilik 10.000,00-TL yardımcı kişi (bakıcı gideri) tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılamanın devamı sırasında HMK’nın 107/2. maddesi uyarınca, başlangıçta müvekkili ... için 10.000,00TL olarak belirttikleri yardımcı kişi / bakıcı giderine ilişkin taleplerini 500.000,00 TL olarak artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 500.000,00TL yardımcı kişi / bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, tazminat miktarına itiraz edilebilecek sürenin yasada düzenlendiğini, yasada belirtilen 2 yıllık sürenin hak düşürücü süre olması nedeniyle mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiğini, davacıya 23.12.2016 tarihinde ödeme yapıldığını, davacının iki yıllık hak düşürücü süre içinde itiraz etmediğini, bu sebeple müvekkili şirketten herhangi bir hak talep edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 03.06.2015 günü saat 18:00 sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile Devlet Yolunda, Oltu'dan Artvin istikametine seyri sırasında geldiği yol bölümünde seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybederek seyrine göre sol tarafından yol dışı kalıp, taşlara çarparak takla atıp devrilmesiyle, ölümlü, yaralamalı kaza meydana geldiği, davacının, davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığı, tarafların kusur durumlarının belirlendiği, sürekli (maluliyet) durumunun ve bakıcı giderinden kaynaklı tazminatın usulüne uygun █████/2025 tarihli raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalının Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında poliçe limiti dahilinde 500.000,00TL zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigorta teminatı altına alınan aracın ticari nitelikte kamyon olduğu, bu nedenle davacının avans faiz talep edilebileceği, dava tarihinden önce usulüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalının █████/2020 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle; dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile; 500.000,00-TL sürekli bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda 2022 yılının ilk yarısındaki verilerin dikkate alınarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesaplamanın ek rapor tarihindeki güncel veriler olan 2025 yılı brüt asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, bakıcı gideri zararı kapsamında ZMMS poliçesi dahilinde yapılan 130.000 TL’lik ödemenin 290.000,00TL olarak düşülmesinin hatalı olduğunu, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu yönündeki hatalı görüş ile güncel verilere göre hesaplama yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi’nin █████/024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ██████████ başvuru sayılı bireysel başvuru kararında da bu hususun hak ihlali olduğunun vurgulandığını, gerekçeli kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmında da hata yapıldığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporuna ilişkin ücretin yargılama giderlerine eklenmediğini, dava konusu tazminat hesabının yerleşik içtihatlara uygun olmadığını, eksik tazminat hesaplaması yapıldığını, avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bakıcı gideri istemli olarak açılan davada taraflar arasında █████/2016 tarihli sulh protokolü/ibraname başlıklı belge nedeniyle ödeme yapılarak Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından uyuşmazlığın tamamen sona erdirildiğini, söz konusu belgenin imzalandığı tarihte gerek ZMMS poliçe teminat limiti, gerekse de limiti aşan zararlara yönelik hiçbir talep ve dava hakkının saklı tutulmadığını, mahkemece ödemenin yeterliliğinin değerlendirilmediğini, davacının davasının feragat nedeniyle reddi gerektiğini, istinafa konu karara esas alınan aktüer bilirkişi raporunda İMMS kapsamında bakiye poliçe teminat limiti gözetilmeden hesaplama yapıldığını, Erzurum 1. İş Mahkemesi’nin ████████ esas sayılı dosyasında SGK tarafından müvekkiline rücuen tazminat davası açıldığını, bu davanın henüz devam ettiğini ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, yine sigorta tahkim komisyonu tarafından verilen karar ile kasko IMMS kapsamında tazminata hükmedildiğini, söz konusu dosyanın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından █████████ esas sayılı ilam ile bozulduğunu, bozma ilamı sonrası verilen yeni itiraz hakem heyeti kararının dosyaya celp edilmediğini, İMMS teminatına ilişkin bu tutarların mahkemece dikkate alınmadığını, kasko poliçe teminat limitinin 500.000,00TL olduğunu bu teminat limiti kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden 40.538,00TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, yine hasar dosyası nezdinde ...’a 48.000,00TL ödeme yapıldığını, Ankara 31. İş Mahkemesi kararı uyarınca 25.000,00TL manevi tazminat ve ferileri yönünden 44.165,00TL ödeme yapıldığını bu ödemeler tenzil edildiğinde bakiye poliçe teminat limitinin 381.862,00TL kaldığını, hükme esas alınan kusur raporundaki oranları kabul etmelerinin mümkün olmadığını davacının maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, alınan raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını bilirkişi raporunun güncel Yargıtay kararlarına uygun olarak düzenlenmediğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişi zarar gördüğü için teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkilinin sorumlu tutulması gereken faiz cinsinin avans faiz değil yasal faiz olduğunu ve faizin de dava tarihinden başlatılması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme tarafından verilen davanın kabulü yönündeki kararın kaldırılarak, talebin reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakıcı gideri nedeniyle, ZMMS limiti üzerindeki zararın İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan █████/2015 günü saat 18:00 sıralarında dava dışı sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Oltu’dan Artvin istikametine doğru devlet karayolu üzerinde seyir halinde olduğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının dosyada mevcut Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapora göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre %93 oranında maluliyeti oluşacak ve sürekli bakıma muhtaç durumda kalacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının trafik kazasından kaynaklanan bu yaralanması nedeniyle ZMMS limiti üzerinde kalan bakıcı gideri zararının İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen █████/2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilk kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde █████/2024 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilam ile;
“… Davalının hesap raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı dava dilekçesinde davalıdan ZMMS limitleri üzerinde kalan bakıcı giderini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının ZMMS kapsamındaki zararlarından davalıyı ibra ettiği de gözetilmek suretiyle ZMMS limitine kadar olan zararlardan davalı ödeme yapsın ya da yapmasın davalının sorumlu olmayacağı gözetilerek değerlendirme yapılarak davanın esası hakkında karar verilmelidir. Bu çerçevede bakıcı giderine yönelik gerçek zarar hesabında daha önce ZMMS kapmasında ödeme yapılmış ise; ödeme yapılan miktar kadar davadan önce davacının zararı karşılandığından, ödeme tarihi itibariyle bakıcı gideri zararı tamamen karşılanmış ise yahut ZMMS limitini aşan zararı olmadığının tespit edilmesi durumunda İMMS kapsamında davalıdan talep edebileceği tazminat olmayacağı; aksi durumda ise (sulhe dayalı ödeme tarihinde ZMMS'yi aşan zarar olması durumda) İMMS kapsamında davalının sorumlu olacağı gözetilerek rapor tarihindeki bakıcı giderinden daha önce ödenen miktarın güncellenmek suretiyle indirileceği gözetilmelidir. Ancak bu durumda güncellenerek ödemenin tazminattan mahsubu ödemeye dayalı tazminattan indirilmesi hali için geçerli olup, davalının ödeme ve ifada bulunmaksızın borcun bir kısımdan kurtulması durumunda, güncellenecek bir ödeme olmaması nedeniyle ancak borcundan kurtulduğu kadarı tazminat miktarından mahsup edilmedir. Bu çerçevede zarar sorumlusu tarafından bir miktar ödeme yapılmasına rağmen, ödeme yapılan miktarı aşar şekilde ibra edilmiş ise yapılan ödemenin güncellenmiş miktarı ibra edilen miktarı aşmaması durumunda, zarar gören ibra edilen miktar kadar borcundan kurtulur.
Örneklemek gerekirse, İMMS sorumluluğu da olan davalının ZMMS limiti kapsamındaki sorumluluğu 290.000,00 TL olduğu ve bakiye limiti olduğu durumda, davalı tarafından 130.000,00 TL ödeme yapılmasına ve bakiye teminat limiti olmasına rağmen ZMMS limiti kadar sorumluluğu sona erdirilmiş ise, önce ödeme tarihi itibariyle tazminat miktarının ödeme yahut bakiye ZMMS limitini aşıp aşmadığı belirlenmeli, ödeme tarihi itibariyle ZMMS limitini aşan tazminat olması durumda, ödeme yapılan 130.000,00 TL rapor tarihine göre güncellenmeli, güncellenen miktarın bakiye ZMMS limitini aşmaması halinde, bakiye ZMMS limiti kadar da ibra edilmiş olması nedeniyle bakiye ZMMS limitine kadar davalının sorumlu olmayacağı gözetilerek, tazminat miktarından bakiye ZMMS limiti kadar olan miktar mahsup edilerek (limitin tamamı 290.000,00 iken bu limitten ödenen miktar 130.000,00 olduğu durumda, bu ödemenin güncel değeri 200.000,00 olması durumunda, ödenebilecek miktar 290.000,00 ise (290.000-130.000) 160.000,00 TL limite ilişkin ifada bulunmaksızın borcundan kurtulmuş olacağından, rapor tarihindeki miktardan ödemenin güncel miktarı olan 200.000,00 TL değil, 290.000,00 TL teminattan başka giderler için daha önce ödeme yapılmadığı durumda) davanın esası hakkında karar verilmelidir.
Öte yandan, İMMS kapsamında teminat limiti ZMMS limitini aşan tüm zararlar için tek limit olarak belirlenmiş ise, aynı limitten davacı yanı sıra diğer zarar görenlerde istifade edeceğinden, İMMS kapsamında gerek davacıya, gerek davacı dışındaki kişilere gerekse de zarar görenlerin zararı kapsamında ödeme yapan 3.kişiye rücuen ödeme yapılmış ise bu miktarların limitten indirilmesi gerektiği, aynı kazada zarar görenler mevcut ve bu kişilerin de İMMS kapsamında sigorta şirketinden tazminat talepleri olması yahut karşılanması durumunda KTK'nın 96. maddesinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatları çerçevesinde İMMS kapsamında tazminat taleplerinde uygulanacağı göz ardı edilmemelidir.
Somut olayda; mahkemece, davalı tarafından İMMS kapsamında zarar görenlere ödeme yapılıp yapılmadığı, yahut İMMS kapsamında başkaca zarar görenlerin davalıdan talepleri olup olmadığı değerlendirilmeksizin İMMS teminat limitinin tamamı kadar davalının sorumluluğuna karar verilmiştir.
Davalı, İMMS kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonunun ██████████ Esas sayılı dosyasına istinaden █████/2017 tarihinde eldeki davadan önce ödeme yaptığını, ayrıca ZMMS kapsamında Erzurum 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında SGK tarafından rücuen tazminat talep edildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, davalının İMMS kapsamında davalının poliçedeki teminat sorumluluğunun tek limit olduğu gözetilerek, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar çerçevesinde İMMS teminat limiti kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise mahsubu gereken tazminat miktarı olup olmadığı hususu araştırılarak, ayrıca kaza nedeniyle davacı dışında zarar görenler mevcut olup olmadığı ve bu kapsamda İMMS kapsamında zarar görenlere ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmamış olsa dahi İMMS kapsamında zarar görenlerin tazminat talepli davası olup olmadığı davalıdan sorularak, sigorta şirketinin sigorta limitini aşmamak üzere zarardan sorumlu olduğu gözetilerek, KTK'nın 96. maddesi de değerlendirilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının talebi bakıcı giderine ilişkin olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama maluliyet oranı uygulanmak üzere %93 maluliyet oranına göre yapılmış, yapılan hesaplama bu nedenle hatalı ise de, davacı tarafından istinaf edilmemiştir. Ancak, davacı dava dilekçesinde ZMMS kapsamını aşan zararlarını talep etmiş olup, kaza tarihi itibariyle davalının tedavi giderleri kapsamında teminat limiti 290.000,00TL ile sınırlıdır. Davalı Sigorta Şirketi tarafından ise ZMMS poliçesi kapsamında bakıcı gideri olarak toplam 130.000,00 TL ödediği sulh protokolünden anlaşılmaktadır. Davalının tedavi gideri teminatının yapılan ödeme sonrasında tükendiği iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ZMMS kapsamında teminat limitinin tamamı kadar ödeme yapmaksızın (ifaya dayalı olmaksızın) teminat limiti kadar (ZMMS teminat miktarı olmasına rağmen) borcundan kurtulmuş ise, en az teminat limiti kadar (bakıcı gideri kapsamında olan ödeme+bakiye teminat limiti) borcundan kurtulmuş olacağından, öncelikle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödeme miktarının bakıcı giderini karşılayıp karşılamadığı, ödeme tarihi itibariyle ZMMS teminat limitini aşan bakıcı gideri zararı olup olmadığı hususunun değerlendirildiği, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödeme yahut bakiye ZMMS limiti aşan zararı olmaması durumda davalının sorumluluğu olmayacağının gözetildiği, aksi durumda (ödemenin yetersiz olması yahut bakiye teminat limiti olmasına rağmen bakiye limit kadarda ibra edildiğinden bakiye teminat limitini aşan zararın olması durumda) ifaya dayalı ödemenin güncellenmiş miktarı da teminat limiti (bakıcı gideri ödemesi + bakiye teminat limitinin) altında olduğundan, davacının bakıcı gideri zararından teminat limiti kadar (bakıcı gideri ödemesi+ifa olmaksızın sorumluluğun sona erdiği miktar) mahsup edilmesi gerekirken, sadece güncellenmiş bakıcı gideri ödemesi mahsup edilerek, yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması da isabetli olmamıştır….” gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde; “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Somut olayda; davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla dava açılmış olup, davalı sigorta şirketinin olay tarihinde geçerli ZMSS limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.
İlk derece mahkemesi tarafından davacının talep ettiği İMMS kapsamında bakıcı gideri tazminatı tutarının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yöntem itibariyle doğrudur. Şöyle ki; dava konusu kaza nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacı doğacak şekilde yaralanan davacıya, ZMMS poliçesi kapsamında 130.000,00TL ödeme yapıldığı ve davacının bu tutar yönünden ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketini ibra ettiği, yapılan ödemenin yeterli olmamasına rağmen davalı şirketin ZMMS poliçesi kapsamında ibra edildiği ve bu nedenle trafik poliçesi limiti tutarında borçtan kurtulduğu gözetilerek, ödemenin yetersiz olması nedeniyle, ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmediği de dikkate alınmak suretiyle usuli kazanılmış haklar doğrultusunda hesaplama yapılarak davacının bakiye bakıcı gideri zararının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçe teminat limitinin maddi/bedeni 500.000,00TL olduğu sabit olup, davacıya davalı sigorta şirketi tarafından İMMS poliçe limiti kapsamında açılan hasar dosyası ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden ödeme yapıldığı ileri sürülmüş olup, mahkemece davalı tarafça yapılan ödemelere ilişkin olarak hasar dosyası ve davacının Sigorta Tahkim Komisyon’una yaptığı başvuru nedeniyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamından sonra verilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ile İtiraz Hakem Heyeti Kararları getirtilip, İMMS poliçe limiti dahilinde yapılan ödeme var ise tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilmek suretiyle yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair ve davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, █████/2025 tarihli, ████████ Esas – ████████ Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair ve davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş - ████████ Karar sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 3. Genel İcra Dairesinin ███████████ Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.7000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nın 36. maddesi gereğince yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge, 5070 sayılı kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!