Anahtar kelimeler: Davalıalacaklı Site Apartman Örnek Başvurduğu İlamsız Takipte Malikleri Kişiliği Ehliyetinin
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile örnek 7 ilamsız icra takibinde; borçlu site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığından takipte taraf ehliyetinin olmadığını, takibe konu alacağın ortak alan giderlerinden kaynaklandığından bahisle kat malikleri hakkında sorumlulukları oranında takip yoluna başvurulması gerektiğini ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesine göre apartman yönetimi hakkında takip yapılabileceği gibi, aynı Kanun'un 20. maddesi uyarınca da ortak giderlerin yasal sorumlusu olan kat malikleri hakkında da takip yapılabileceği, alacaklının bu konuda seçimlik hakkı bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; site yönetimi aleyhine takip başlatılmadığı, aleyhine takip başlatılan ...'nin gerçek ve tüzel kişiliğe haiz bir unvana sahip olmadığı dolayısıyla aktif ve pasif takip ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf talebi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, bu karara karşı alacaklının temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde; "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm, icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup; taraf ehliyeti icra takibinde takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak anlaşılmalıdır. HMK'nın 114 /d. maddesinde ise, taraf ehliyeti dava (takip) şartı olarak düzenleşmiştir. HMK'nın 115/1. maddesine hükmü uyarınca; mahkeme, dava (takip) şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceği gibi, taraflar da dava (takip) şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan ileri sürebilirler. Takip (dava) şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir.
Medeni haklardan istifade ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi icra takibinde taraf olma ehliyetine de sahiptir. Taraf ehliyeti olmayanların, talebi üzerine (veya taraf ehliyeti olmayanlara karşı) başlamış veya devam edilmiş icra takipleri ve takip işlemleri ESAS NO : █████████
geçersizdir. Bu işlemlerin geçersizliği her zaman (süresiz) şikayet yolu ile ileri sürülebilir. İcra müdürü ve icra mahkemesi bu işlemlerin geçersizliğini kendiliğinden (re'sen) gözetmelidir(Prof.Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku cilt 1. sayfa 152-161).
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun “Genel kurul” başlıklı 27’nci maddesinde, “Anagayrimenkul, kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Kanunun 69’uncu maddesine göre toplu yapı kapsamında bulunan parsel ve parsellerdeki birden çok bağımsız bölümü kapsayan ana yapıda ortak yerleri bulunan blok yapıların her biri, kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak yerlere ilişkin olarak, o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan blok kat malikleri kurulunca yönetilir.
Yine aynı Kanunun 34’üncü maddesinin birinci fıkrası, “Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir.” şeklinde düzenleme içermekte, aynı Kanunun "Genel yönetim işlerinin görülmesi" başlıklı 35’inci maddesinde de yönetici veya yönetim kurulunun görevleri sayılmış olup, (i) bendinde "Kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması ve kanuni ipotek hakkının kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi" şeklindeki ifadesi ile dava açma hakkı düzenlenmiştir.
38’inci maddenin ikinci fıkrasında 14.11.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5711 Sayılı Kanununun 19’uncu maddesi ile yapılan değişiklik ile "Kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilmesi suretiyle açılabilir.” şeklindeki düzenleme getirilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.06.2006 gün, ███████-483 E., ████████ K. sayılı kararında da belirtildiği üzere kat malikleri kurulunun tüzel kişiliğinin bulunmadığı tartışmasızdır.
Ancak kanun koyucu tüzel kişiliği bulunmayan bu kurula 634 Sayılı Kanun’un 35’inci maddesi ile; bu kanundan ... yetki ve görevleri kapsamındaki bazı iş ve işlemlerde kat maliklerini temsilen hukuki ilişki kurma ve dava takip yetkisi vermiştir.
Ne var ki ana taşınmazın genel yönetimi dışında kalan işler için yöneticinin dava takip yetkisi bulunmadığının kabulü gerekir(KALE, S.: Medeni Yargılamada Taraf Ehliyeti, İstanbul 2010, s.188).
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; icra takibine dayanak yapılan alacak "ortak alan elektrik giderleri, site yönetimi hizmet bedeli" olup her ne kadar, takipte borçlu olarak ... gösterilmiş ise de; takip talebinde ve ödeme emrinde site yönetimine ait vergi numarasının yazılı olduğu bu haliyle takibin borçlusunun ... Yönetimi olduğu ve takibin kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda alacaklı, 634 Sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre site yönetimi hakkında takip yapabileceği gibi, aynı kanunun 20. maddesi uyarınca da takibe konu borcun yasal sorumlusu olan kat malikleri hakkında da takip yapabilir. Bir diğer ifade ile alacaklının bu konuda seçimlik hakkı bulunmaktadır.
O halde; alacaklının, tüzel kişiliğe haiz, aktif ve pasif takip ehliyetine sahip site yönetimi hakkında takip başlatması 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesi hükmüne uygun olup mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi isabetli görülmekle Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca borçlunun istinaf ESAS NO : █████████
başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, şikayetin kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
:
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 23.05.2025 tarih ve ████████ E. - █████████ K. Sayılı kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliyle iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!