Anahtar kelimeler: Şimdi Sürücülüğünü Duyduğunu Yaya Malul Başkalarının Çarpması Harcama Euro Konumunda
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dava dosyasında davacılar vekili; müvekkili ...'ın yaya konumunda iken, davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı, davalı ... Şirketinin işleteni ve davalı ... şirketine sigortalı aracın 15.09.2005 tarihinde çarpması neticesinde %70 oranında malul kaldığını, uzun süre tedavi gördüğü ancak şimdi başkalarının yardımına ihtiyaç duyduğunu, tedavi sırasında Türkiye de 13.078,32 TL, yurt dışında ise 1.738,26 Euro harcama yaptığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.808,74 TL ve 1.303,69 Euro maddi tazminatın, 37.500,00 Euro manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili; 15.09.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile sigortalısı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, davalıların kazada 6/8 oranında kusuru bulunduğunu, sigortalıya yapılan masrafın 6/8 kusur oranı dikkate alınarak 27.327,69 Euro olduğu ve davalılar aleyhine Üsküdar 4 icra müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiğini beyanla söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak şartı ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, söz konusu aracın 31.12.2004-31.12.2005 tarihleri arasında Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası, 03.12.2004-03.12.2005 tarihleri arasında da İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi bulunduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı için sarf olunan tedavi gideri toplamı olan 21.500,00 TL miktarın davalı ... Şirketi tarafından karşılandığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Teksil Şirketi vekili; davacının yola aniden çıkması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, davalı sürücü ...'ın olay yerini terk etmeyerek davcıya yardım ettiğini, tedavisini üstlendiğini, kazada davalının kusuru olmadığını, iddia edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyaya cevap veren davalı ... vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kaza nedeni ile sigortalı ...'ın tedavisi için 21.500,00 TL ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün kusuru oranında 16.125,00 TL ödeme yapıldığı bu ödemelerin tazminat hesabından tenzili gerektiğini, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, icra inkar tazminatı talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyaya cevap veren davalılar ... ve ... Teksil Şirketi vekili; derdestlik itirazında bulunduklarını, kusur oranını kabul etmediklerini, diğer dosyada talep edilen kalemler ile somut dosyadaki taleplerin mükerrer olabileceğini, icra inkar tazminatını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yurt dışında yapılan tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; asıl dava dosyasında davacının 15.09.2005 tarihli trafik kazası nedeni ile yaralandığından bahisle tedavi gideri ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, birleşen dosyada ise ... için tedavi gideri harcamalarına ilişkin yapılan icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptalinin talep edildiği, olay nedeni ile davalıların kazada 6/8, davacının ise 2/8 oranında kusuru bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporu ile davacının kaza nedeni ile %26,2 oranında malul kaldığı, asıl dava dosyası bakımından bilirkişi raporu alındığı, davacının yurt içinde 9.417,95 TL tedavi gideri harcaması yaptığı, birleşen dosya yönünden ise bakım sigortası kapsamında 16.044,83 Euro, tedavi giderinin ise 3.622,97 Euro olduğu toplam 14.750,84 Euro bakımından icra takibine devam edileceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 9.417,95 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 15.09.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin ZMSS poliçe limitinden bakiye 23.875,00 TL ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen 2010/4 51... /246 K sayılı dava dosyası yönünden davalıların İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün (Kapatılan Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü) █████████ sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 14.750,84 Euro üzerinden devamına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.11.2019 tarih,█████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; " 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesiyle, davacının, davaya konu kaza sonucu uğradığı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş; yargılamanın devamı sırasında (06.08.2012 tarihinde) davacı vefat etmiştir. Davacı için talep edilen maddi ve manevi tazminat yönünden, mirasçıları tarafından davaya devam edilmesi konusunda gerekli usuli işlemler yapıldığı halde, davacı ... için tazminata hükmedilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; davanın devamı sırasında ölen davacının davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmesine ilişkin usul işlemlerinin tamamlanması suretiyle, davacının maddi ve manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde, ölü kişi lehine hüküm tesis edilerek karar başlığında mirasçıların gösterilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı taraf, trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile tedavisi için Türkiye'de ve yurt dışında harcama yapıldığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece hükme esas alınan 13.02.2012 tarihli hesap bilirkişi raporunda "davacının yurt dışında yaptığını bildirdiği ve herhangi bir kurumca karşılanmadığını iddia ettiği harcamalar kapsamında sunduğu belgelerin yabancı dilde olduğu, içeriklerinin ve olayla bağlantısının taraflarınca tespitinin mümkün bulunmadığı"; 26.09.2012 tarihli ek raporda "davacının yurtdışında yapılan tedavileri kapsamında sunulu 1.667,12 Euro tutarındaki belgelerin yabancı dilde olması sebebiyle sağlıklı denetlenemediği"; 09.06.2014 tarihli ikinci ek raporda "tercümelerinin hazırlandığının bildirildiği, ancak taraflarına bu kapsamda herhangi bir tercüme belgesi teslim edilmediğinin" bildirildiği görülmüş; mahkemece alınan bu raporlar sonrasında davacının yurt dışında yaptığı harcamalara ilişkin sunulan belge içeriklerinin olay ile bağlantısının tespit edilemediği gerekçesiyle bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece; davacının kazayla ilgili olduğu ileri sürülerek yurt dışında yaptığını bildirdiği ve herhangi bir kurumca karşılanmadığını iddia ettiği harcamalar kapsamında sunduğu tedavi evraklarının tercümeler yaptırıldıktan sonra kazayla illiyet bağının irdelendiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-BK'nın 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, ██████-370)
Yukarıda belirtilen hususlar ve olay tarihi, desteği, yaşı, kusur durumu gibi hususlar da dikkate alındığında, davacı için takdir edilen manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin 15.09.2005 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile tedavi gideri ve manevi tazminat talep ettiği, kusur raporu alındığı ve davalının 6/8 oranında kazada kusuru bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile %26,2 oranında maluliyet belirlendiği, bozma kararı sonrasında tedavi giderleri bakımından bilirkişi raporları alındığı, esas dosya yönünden maddi tazminata dair mahkemenin kararının bozmaya konu olmadığı bu nedenle bu hususta karar verilmesine yer olmadığı, birleşen dosyada ise dosyaya alınan raporlara göre davacının 1.303,69 Euro üzerinden takibin devam etmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davada talep edilen maddi tazminat talebi hakkında mahkemece ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve 12.11.2014 tarihli verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek bozma kapsamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden bu konuda dahili davalı SGK yönünden de dahil olmak üzere yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada talep edilen manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin ZMSS poliçe limitinden bakiye 23.875,00 TL ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dosya yönünden; davalıların İstanbul Anadolu 15. İcra müdürlüğünün (Kapatılan Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü) █████████ sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 1.303,69 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ..., ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ..., ..., ..., ... ... vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarını döviz cinsinden talep ettiklerini, hükmedilenin düşük belirlendiğini, kabul edilen manevi tazminat miktarı bakımından hükmedilen yargılama giderinin de fazla belirlendiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun tedavi giderlerinden sorumlu olduğu ve bu davalı bakımından verilen ret kararı nedeni ile vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 15.09.2005 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle tedavi gideri ve manevi tazminat ile birleşen davada, davacı şirket tarafından tedavi giderlerine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davacılar ..., ..., ..., ... ... vekili vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davacılar ..., ..., ..., ... ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili asıl dava dosyası ile, müvekkili ...'ın 15.09.2005 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile yurt içinde ve yurt dışında yaptığı tedavi giderleri ile manevi tazminat talebinde bulunmuş, birleşen dosyada ise davacı şirket tarafından, ... için yapılan tedavi giderleri için başlatılan icra takibine itirazın iptali istenmiştir.
Mahkemenin 12.11.2014 tarihli kararında asıl dava dosyası bakımından davanın kısmen kabulü ile 9.417,95 TL tedavi gideri, 3.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, yurt dışında yapılan tedavi giderlerine ilişkin ise olay sebebi ile yapılan tedavi giderleri olup olmadığının kanıtlanamaması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile asıl dava dosyası davacısının yargılama sırasında vefat ettiği ve mirasçıların davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi, manevi tazminatın düşük belirlendiği ve ayrıca asıl dava dosyası bakımından davacının yurt dışında yaptığı harcamalar kapsamında sunduğu tedavi evraklarının tercüme ettirilerek kazayla illiyetinin irdelenmesi için rapor alınması yönünde bozma kararı verilmiştir.
Bozma kararı sonrasında mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiş ise de mahkeme tarafından asıl dava dosyası bakımından kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma ilamında davacının yurt dışında yapmış olduğu tedavi giderlerine ilişkin ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece hükme esas alındığı belirtilen 28.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.303,69 Euro yurt dışı tedavi gideri bulunduğu belirtilmesine ve mahkemece rapora itibar edilmesine ve davacı bakımından usuli müktesep hak oluşmasına rağmen asıl dava dosyasında kararın kesinleşmiş olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma kararının gereği yerine getirilmemiş olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacılar ..., ..., ..., ... ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacılar ..., ..., ..., ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!