Anahtar kelimeler: Talepihtiyati Davaticari Geçimsizliklerden Bahsetmiş Çıkma Yaşanan Taktirde Çıkmasına Ortağı Ara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
:█████/2026NUMARASI
:█████████ Esas (Derdest)DAVA
:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; şirketin diğer ortağı ile arasında yaşanan geçimsizliklerden bahsetmiş şirketin feshi ve tasfiyesine, olmadığı taktirde şirketten çıkmasına kararı verilmesini ve davalı şirket nezdinde tüm hak ve alacakları ile borçlarının durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...Davacı dilekçesinde ".. davacının hak ve alacaklarının dondurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne " sözcük dizimi kullanmış olup safahatta mahkememizce ara karar ile "... Davacının tedbir talebinin muğlak olması bir yana haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek hiçbir delil sunmadığı , dava dilekçesi ekinde sadece noter ihtarı olduğu görülmüştür.Tek taraflı bir iddia ile tedbir kararı verilemeyeceği açıktır. Bu nedenle talep red edilmiştir. .." gerekçeleri ile tedbir talebi red edilmiştir. Davacı bu defa şirket yöneticisinin şahsi banka hesaplarını gerekçe göstererek yine aynı cümle dizimi ile tedbir talep etmiştir. Davacının talebinin muğlak olduğu (kayyım tayini mi talep ettiği, şirket mal varlıkları üzerine tedbir konulmasını mı talep ettiği vs) açıktır. Öte yandan celp edilen İstanbul Anadolu 3 ATM'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında davacı yanca davalı şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması istenmiş mahkemece "..Dava dışı şirketin vergi borçları olduğu ve ödenmediğine dair somut bir iddia mevcut değildir. Davacı vergi borçlarını öğrenme imkanına da sahiptir. Şahsi harcamalarını şirket kasasından sağladığına dair iddia dava dilekçesinde bir satırla ileri sürülmüş, bu iddia somutlaştırılmamıştır.Yöneticinin sorumluluğu davasına dair delil toplamak amacıyla dava dilekçesinde belirtilmeyen beş ayrı banka hesabına yazı yazılması, vergi borcu olduğuna dair bir iddia olmadan vergi dairesine yazı yazılması istemleri davayı uzatmaya yönelik görülmüştür.Zira vergi borcu olması veya tahsilatın şahsi hesabına yapılmış olması tek başına müdürün azli sebebi olmayacaktır. Yapılan tahsilat varsa da şirket için harcanıp harcamadığı bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında, yöneticinin sorumluluğu kapsamında tartışılacak bir husustur..." gerekçeleri ile dava red edilmiş, istinaf yoluna başvurulmadan kararın kesinleştiği görülmüştür.Davacının tedbir talebi muğlak olmakla birlikte davalı şirket müdürünün şahsi hesapları incelendiğinde talento açıklaması ile münferit para girişleri görülse de bunların şirket iş ve işlemleri için harcanıp harcanmadığı, şirkete aktarılıp aktarılmadığı şirket kayıt ve defterlerinin incelenmesini gerekli kılmaktadır.şirektin vergi borcu olması da başlı başına tedbir nedeni değildir. Davacının tedbir talebinin reddine " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin HMK maddelerine ve “Yakın İspat” şartına ilişkin değerlendirmelerinin doğru olduğunu, ancak mahkemenin HMK ve Yakın ispat şartına ilişkin değerlendirmesinin yanlış olduğunu, dava dilekçesinde yeterli ve somut delil sunulamadığı için ihtiyati tedbir taleplerinni reddedildiğini ve mahkeme kararı haklı bulunduğu için taraflarınca istinaf yoluna götürülmediğini ancak işbu istinafa konu ihtiyati tedbir talebinde; İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının celbedildiğini ve dosyanın içeriğinde Banka Alacaklıları İcra Dairesi Müdürlüğünün şirkete ve müvekkiline ilişkin haciz dosyası içeriğinin belli olduğunu, şirket müdürü ortağın sadece çek karnelerini zamanında teslim etmediği için yaklaşık 100.000,00TL şirketi zarara uğrattığını, şirketin vergi borcu olduğunu, şirketin batak duruma düşürüldüğünü, şirketin faaliyetinin olmadığını, müvekkiline ödeme yapmadığını, şirket adresinin şirket ortağı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, şirket ortağının kendi adına şirketi bağlayıcı kira sözleşmeleri yaptığı gibi birçok hususun mahkemenin bilgisine sunulduğunu,Yargıtay içtihatlarınde yukarıda sayılan hususların sadece bir tanesi bile ortaklıktan çıkma için haklı sebep olarak gösterildiğini, dolayısıyla mahkemenin kendisi ile çelişkiye düşerek asıl ispat noktasına gelmiş delilleri yakın ispat şartı olarak dahi görmemesinin hukuka aykırı olduğunu, yine İstanbul Anadolu 3. Asliye ticaret Mahkemesinin dosyası haricinde, davacı şirket ortağının hesabında, ciddi boyutta para akışı olduğunu, şirket adına gelen paraların sabit olduğunu ve ancak şirket ortağının harcamalarının keyfi olduğunu, en azından belirsiz ve izaha muhtaç olduğu açık iken mahkemenin bu hususu şirket adına ödeme ihtimali olabilir gerekçesi ile reddetmesinin yukarıdaki kendi asıl ispat-yakın ispat gerekçelerine aykırı olduğunu, kendi ile çeliştiğini, zira mahkeme, ihtiyati tedbir kararı vererek müvekkilinin de haklarını koruması gerekirken, asıl ispat şartlarını somut olayda aramadığını, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi halinde, tarafların hak ve menfaatinin zedelenmeyeceğini, asıl ispat şartı dahi gerçekleşmiş olan somut olayda, tüm yasal unsurları oluşmuş ve hakkaniyet gereği kabul edilmesi gereken ihtiyati tedbirin reddedilmesinin, hukuka, hakkaniyete ve mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürecek bir karar olduğunu beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E.sayılı dosyası üzerinden 05.02.2026 tarihinde verdiği ihtiyati tedbir talebimizin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Talep, davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi , bu mümkün olmazsa şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemleri ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 05.02.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. TTK'nın 638/2. maddesinde ise her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, Mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlenmiş olup, alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. Bir diğer deyişle, TTK'nın 638/2 ve 636/4maddelerindeki tedbirlere hükmedebilmek için ihtiyati tedbirin koşullarının bulunması gerekir. Bu bağlamda davacı, geçici hukuki koruma kararı verilmezse telafisi güç veya imkansız zararların doğacağını ve davadaki haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda davacı tarafından ikame edilen yöneticinin azli istemine ilişkin İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup, davacı tarafça anılan dava dosyasının dikkate alınarak ve davalı şirket müdürünün şahsi hesapları incelenerek, davalı şirket nezdinde tüm hak ve alacakları ile borçlarının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle, davacının iddialarının ve taleplerine ilişkin haklı sebeplerin oluştuğuna ve iddia edilen hususların diğer ortaktan kaynaklandığına ve mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmamıştır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması hâlinde her zaman ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, bu aşamada ihtiyati tedbirin koşulları oluşmadığından ilk derece mahkemesi ara kararında usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026