Anahtar kelimeler: Hamaliye Yedieminlik Yediemin Boşaltılması Yıkım Kentsel Yasası Dönüşüm Anlaştıklarını Akabinde

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 11.09.2018KARAR TARİHİ
: 10.03.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- Belediye Başkanlığının, davalıyla 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çerçevesinde----adresinin tahliyesi, yıkım işleri için anlaştıklarını akabinde belirtilen yerin boşaltılması ve eşyaların muhafaza altına alınması konusunda, davalı ile yediemin olan davacının karşılıklı olarak anlaşma sağladığını, anlaşma sonucunda, davalı ile davacı arasında 13.02.2018 tarihli Yedieminlik Sözleşmesinin imzalandığını ve tarafların yükümlülükleri işbu sözleşme ile belirlendiğini, 13.02.2018 tarihli yedieminlik sözleşmesine göre; beş araç ve on beş hamaliye işçi temini ile resmi kayıt ve tutanaklarla belirlenen eşyaların yediemin deposuna nakli ve sevkiyatının yapılması, her türlü tutanak ile kayıt altına alınmış malzemenin korunması, muhafazası ve hukuki sorumluluğu yediemin olan davacıya ait olup ayrıca davalının tüm bu işlemler için yediemin olan davacıya hak etmiş olduğu ücreti ödemekle yükümlü olduğunun belirlendiğini, boşaltma işlemlerinin gerçekleşmesi halinde yediemin masraflarının şirket tarafından karşılanması, yediemin tarafından edimlerin yerine getirilmesi ile birlikte şirketin ödeme yapacağı hususları da sözleşmeye eklenerek karşılıklı mutabakata varıldığını, bu yazılı anlaşma sonrası 26.02.2018 tarihli tutanak ile; ---- Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün 15.11.2017 tarih ve ---- sayılı yazısına istinaden ----- kapı numaralı adresin beşinci katındaki merdiven çıkışının sağında kalan üç odalı meskenin içerisindeki eşyalar yediemin davacının elemanları tarafından zabıta ekiplerinin kontrolünde tahliye edildiğini ve bu tutanağın bizzat ----- Belediye Başkanlığı zabıta çalışanları ve --- Sorumlusu davacı ... tarafından imza altına alındığını, tüm edimleri yerine getiren davacının alacak hakkı muaccel hale gelmesine rağmen davalının, davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını ve alacağın temerrüde düştüğü gibi ayrıca davacının alacağına kavuşmak amacıyla açmış olduğu takibe de itiraz edildiğini, davalı tarafından icra takibine karşı yapılan itirazda; faturaya konu işin,------yıkım işleri ile ilgili olduğu ve ilgili yerin yıkımının kendileri tarafından gerçekleşmediğinin iddia edildiğini, davalı şirket ile ---- Belediye Başkanlığı arasında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çerçevesinde-----adresinin tahliyesi, yıkım işleri anlaşma sağlandığını, davacının anlaşma gereği işin sadece tahliye kısmında görev aldığını, tahliyenin akabinde iddia edildiği gibi davalı ile ---- Belediye Başkanlığı arasında çıkan herhangi bir uyuşmazlık nedeniyle yıkım işleminin başka bir firmaya devredilmiş ise; bu durum ancak ve ancak sadece davalı ile ----- Belediye Başkanlığını ilgilendirmekte olup davacının bu uyuşmazlıkta herhangi bir tarafı veya sorumluluğu bulunmadığı gibi kendisini ilgilendiren bir durum da olmadığını, davacının, bizzat davalı şirketin imzaladığı, sözleşmedeki işi yerine getirdiğini ve malların halihazırda halen davacının deposunda muhafaza edilmekte olduğunu, davacının aylardır bedelini almadığı mallan muhafaza ettiğinden deposunu boşaltamadığını ve söz konusu mallar çok fazla yer kapladığından yeni mallan da deposunu alamadığını, bu durumda davacının iki kat zarara uğrattığını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalması kaydıyla; davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ilgili belediyeden ruhsat alamaması, dava konusu yerin yıkım, tahliye ve muhafaza altına alma faaliyetlerini gerçekleştirmek için yetkisiz olması sebebiyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl (geçersiz) olduğunu, 6306 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinin "riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki; yıkım ruhsatı; yapı maliklerinden biri veya birkaçının veya bunların vekillerinin müracaatı üzerine, yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmış belgelerin sunulmasına ve yıkım sorumlusu olarak statik fenni mesulün belirlenmesine istinaden, maliklerin muvafakati aranmaksızın altı iş günü içerisinde düzenlenir/' hüküm gereğince, ilgili şartlar yerine getirilmeden yıkım ruhsatı düzenlenemeyeceği ve yıkım gerçekleştirilemeyeceğini, Yargıtay ----- karar sayılı ve 18.03.2015 tarihli kararında: "Emredici hukuk kuralına aykırı olarak sözleşme yapılamaz ve hukuksal bir tasarruf da bulunulamaz. Aksi halde, aykırı yapılan sözleşme veya tasarruf “batıl” olur. Borçlar Kanunu'nun 20/1. maddesi gereğince de; bir sözleşmenin konusu olanaksız ise, o sözleşme batıldır.Bir sözleşme ile yüklenilen edim, eylemli olarak veya hukuksal nedenlerle yerine getirilemiyorsa, o sözleşme olanaksızdır.", olarak belirtildiğini, yapı yıkım faaliyeti için, Yönetmelikte öngörülen ilgili mercisi tarafından düzenlenen ve yıkım faaliyeti için gerekli izinin verildiğini gösteren resmi belge olmadan imzalanan taraflar arasındaki sözleşmenin de batıl olduğunu ve uygulanamayacağını, davacının, yapıldığı iddia ettiği tahliye ve muhafaza altına alma işinin, davalının talimatı doğrultusunda gerçekleşmediğini, davacının, yaptığı söz konusu işi belgelemek adına, 26.02.2018 tarihli tutanağı delil olarak sunmuşsa da ilgili tutanakta:----- kapı sayılı adresin 5. Katındaki merdiven çıkışının sağında kalan 3 odalı meskenin (apart) içerisindeki eşyaların, ----- ve zabıta ekiplerince tahliyesinin yapıldığını, davacı tarafından, tahliye işini gerçekleştirmek için davalıdan talimat aldığını gösteren herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacının, iş için davalı şirketten herhangi bir bedel talep edemeyeceğini, taraflar arasındaki Sözleşme'de açıkça, 16430 Ada, 29 Parselin boşaltılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildiğini, sözleşmede en az beş araç ve on beş hamaliye işçinin temininin gerektiği belirtildiğini, Sözleşmede yine, "---- ile ilgili boşaltma gerçekleştiği takdirde, yediemin masraflarının şirket tarafından karşılanması; olası işlemlerin uygulanmaması halinde, şirketin ödeme yapmakla yükümlü olmayacağını ancak yediemin tarafından edimlerin yerine getirilmesi ile birlikte, şirketin ödeme yapacağı hususlarında karşılıklı mutabakata varıldığının belirtildiğini, davacı tarafından (iddiasına göre] yalnızca 3 odalı, tek bir bağımsız bölümün tahliyesi gerçekleştirildiğini, bu nedenle (hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla) bir an için, davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün bulunduğu farz edilse dahi, işbu yükümlülüğün, sözleşme şartlarına göre ancak davacı tarafından tüm parselin tahliye işlerinin yapılmasının ardından doğacağını, Sözleşmede, davalı şirketin, davacının yapacağı her işin ardından parça parça ödeme yapacağına ilişkin bir hükmünde bulunmadığını, 19.06.2018 tarihine ilişkin fotoğraftan da görüleceği üzere, ilgili yerdeki bağımsız bölüm davacı tarafından halen boşaltılmadığını, yalnızca tek bir bağımsız bölümün boşaltıldığını, davacı tarafından bir adet bağımsız bölümün tahliye işinin yapıldığı düşünülse dahi, davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün yine de bulunmayacağını, takibe konu fatura içeriğinde bedelin karşılığı, toplam otuz bir hamal, altı kamyon, iki çilingir, iki ev eşyasının üç aylık yediemin ücreti olarak belirtildiğini, halbuki üç odalı bir dairenin boşaltılması için otuz bir hamal, altı kamyon vb. ve iki adet çilingire ihtiyaç duyulmayacağını, davacı tarafça şirket kaşesi altında imzalanan "Teslim Alınan Mallar" isimli belgede teslim alınan mallar, "iki adet elektrikli ısıtıcı, bir adet ---- marka ısıtıcı, bir adet ----- TV, bir adet orta sehpa, iki adet üçlü koltuk (yırtık ve sigara yanıkları var, bir adet 55 ekran tüplü TV, 1 adet vantilatör, bir adet ----- Marka tek kapılı eski buzdolabı" olarak belirtildiğini, söz konusu malların tamamı, bir kamyonu bile doldurmayacağını ve en fazla iki hamal ile taşınabileceğini, davacının, vermediği bir hizmetin karşılığını talep ettiğini, davacının, tahliyenin yapıldığı gün kesilen faturada, üç aylık yediemin ücreti peşin olarak alındığını ancak taraflar arasındaki sözleşmede, üç aylık ücretin peşin olarak alınacağına ilişkin bir hükümün bulunmadığını, davalı şirket tarafından ücretin peşin olarak alınmasına hiçbir zaman muvafakat veya icazet de verilmediğini, 29 Aralık 2017 tarihli ----- Gazete'de yayımlanan, 30285 sayılı Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nin 4. Maddesinde: "Muhafaza müddeti hitamında 3. madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemeyeceğini, Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez." denildiğini, dava konusu faturada ise üç aylık yediemin ücretinin 8.000,00-TL olarak alındığı belirtildiğini ancak 26.02.2018 tarihli Teslim Tutanağı ile muhafaza altına alman malların tamamı eski ve satış değeri bulunmamakta olup muhammen bedellerinin %30'u değil, tamamı dahi 8.000,00-TL etmediğini, Yönetmelik ekinde bulunan ücret tablosunda, muhafaza altına alman malların hacmi, 2m3'e kadar ise, muhammen bedelin %1, 2m3'ün üzerinde ise, muhammen bedelin %2’sinin alınacağının belirtildiğini, nakliye ücreti olarak Yönetmelikte, bir kamyonun kalkış + km başına olmak üzere 165,00-TL+km başına 11,00-TL olarak alınacağının belirtildiğini, davacının adresi ---- olup muhafazanın yapıldığı--- davacının adresine yaklaşık 10 km mesafe bulunduğunu, bu durumda davacının alması gereken nakliye ücreti, yaklaşık 165,00-TL + 110,00-TL = 275,00-TL olduğunu, Yönetmelik ekinde, alınması gereken çilingir ücreti, bir evin kapısı için 55,00-TL - 110,00-TL arası bir ücret olarak belirlendiğini, tüm bu nedenlerle; davalı şirket aleyhine açılmış olan davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; taraflar arasında düzenlenen taşıma ve saklama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ilişkindir.Somut davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- esas, -----karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu ---- Bölge Adliye Mahkemesi---Hukuk Dairesi'nin --- esas,------ karar sayılı ilamı ile öncelikle görevli mahkemenin tespit edilmesi gerektiği, tarafların tacir olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve davacı tanıkları dinlenmesi, gerektiğinde yemin delili hatırlatılması gerektiği gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İstinaf ilamı sonrasında dosya ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- esasına kaydedilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir. Görevsizlik kararı sonunda dosya mahkememizin ---- esasına kaydedilmiş, mahkememizce de karşı görevsizlik kararı verilmiş, görevli mahkemenin ---- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Görevli mahkemenin belirlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'ne tevzi edilmiş, 26.05.2025 tarih, --- esas, ---- karar sayılı ilamı ile mahkememizin görevli olduğuna karar verilmiştir. İstinaf ilamı üzerine dosya mahkememizin--- esasına kaydedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.-----. Hukuk Dairesi'nin ------karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından davalı tarafın kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.Davacının ticari defter ve kayıtlarının kanunu uygun tutulduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, davacının kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, davacının kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 22.420,00 TL alacaklı olduğu, tarafların Ba/Bs formlarına göre davalının davacıdan KDV hariç 19.000,00 TL alım bildiriminde bulunduğu, %18 oranında KDV dahil edildiğinde bedelin 22.420,00 TL olduğu, davalının hizmet alımı yapmadığı bir konuda vergi dairesine alım bildirimi yapmasının mümkün olmadığı, tanıkların dava konusu hizmetin yerine getirildiğini beyan ettikleri, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde dava konusu hizmetin davacı tarafından yerine getirildiği, ancak davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediği, davacının alacak talebinde haklı olduğu sonucuna varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştirAçıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne, ---. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 4.484,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.531,51-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 270,78-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 112,10-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.148,63-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 382,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 35,90-TL başvurma harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 7.650,00-TL bilirkişi ücreti, 1.000,00-TL tanık ücreti, 2.685,10-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 11.376,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 22.420,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.