Anahtar kelimeler: Akdetmiş Rakiplerinden Sırlarına Piyasadaki İşlere Ambalaj İhlalin Yasağı Alanda Çevresine

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirket nezdindeki görevi itibariyle müvekkilinin müşteri çevresine, ticari ve üretim sırlarına ve müvekkilin yaptığı işlere vakıf olup tüm bunlar hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkilin piyasadaki rakiplerinden biri olan müvekkil ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... AMBALAJ SANAYİ VE TİC. A.Ş 'DE de benzer pozisyonda çalışmaya başlayarak müvekkili ile akdetmiş olduğu iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ile ilgili maddelerini ihlal ettiğini, ,söz konusu ihlalin tespit edilmesi amacıyla davalıya ait Sgk kayıtları ile .... Ambalaj Sanayi Ve Tic A.Ş ile akdettiği iş sözleşmesinin ve bu şirketteki işyeri özlük dosyasının celbini talep ettiklerini, rekabet etmeme borcunun işçinin işverene karşı olan sadakat borcunun bir türü olduğunu, işçinin iş sözleşmesi devam ederken rekabet etmeme borcu, doğrudan doğruya iş sözleşmesinden kaynaklanmakta ve sadakat borcu bağlamında ortaya çıkmakta olduğunu, doktrinde yaygın görüşe göre, işçinin rekabet etmeme borcunun kanundan doğan bir yapmama borcu olduğunu, bu borçtan söz edilebilmesi için ayrıca bir rekabet yasağı şartı konulmasına ya da rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmadığını, açıklanan nedenlerle ve duruşmalar sırasında re’sen nazara alınacak sair nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve ek dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklı işçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL cezai şart alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça süre içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediği, sürenin dolması akabinde sunulan dilekçede davanın reddini talep edildiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiası ile sözleşme kapsamında cezai şart istemine ilişkindir.-Mahkememizce SGK kayıtları, hizmet döküm cetveli, işyeri kayıtları ve davacı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, tanıklar dinlenmiştir.-Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK' nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir.- İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.-Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).-Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1 inci maddesi gereğince fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.- İşçi ile işveren arasında TBK'nın 444 ve devamındaki maddelerinde işaret edilen koşullar dahilinde tesis edilecek rekabet yasağı sözleşmesi, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konulacak bir hükümle düzenlenebileceği gibi bu hususta ayrı bir metin ile rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesi mümkündür. Her iki durumda da rekabet yasağı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürür. Başka bir anlatımla hizmet sözleşmesi içerisinde ayrı bir hüküm olarak rekabet yasağı kaydının mevcudiyeti hâlinde, taraflar arasındaki sözleşmede hem hizmet ilişkisinin devamı süresince geçerli olan bir hizmet sözleşmesinin, hem de hizmet ilişkisi sona erdikten sonraki döneme dair yükümlülükler içeren bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilerek tarafların her iki sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir.-Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışların sonuçları ise TBK’nın 446 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu sebeple uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Öte yandan rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmış ise işçi, sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, ceza koşulu olarak öngörülen meblağı ödeyerek rekabet yasağına dair borcundan kurtulabilecektir; ancak işverenin ceza koşulu olarak belirlenen miktarı aşan zararları da işçi tarafından tazmin edilmelidir (TBK md. 446/2).-Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacaktır. Buna göre hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulu, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yükümlendiği durumlarda geçerli olacaktır. Burada kanun koyucu, hizmet sözleşmelerinde işveren karşısında dezavantajlı konumda olan işçinin korunması amacıyla, işveren tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında işçiye dayatılması mümkün olan ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.-Öte yandan, TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği anlaşılmakla, anılan ceza koşulunun geçerliliği herhangi bir karşı edim yükümlülüğüne bağlanmamıştır. Başka bir anlatımla; rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülebilecek ceza koşulunun geçerliliği, bu konuda işverenin karşı edim yükümlülüğüne bağlı değildir. Zira anılan hükümde, cezai şarta dair işveren tarafından karşı edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir geçerlilik koşulu aranmaksızın; sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği ve işçinin cezai şartı aşan zararları gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Nitekim rekabet yasağı sözleşmelerinde işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim, ancak aşırı nitelikteki rekabet yasağının sınırlandırılmasında hâkim tarafından nazara alınması gereken unsurlardan biri olarak TBK'nın 445/2 nci maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup bunun dışında rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulunun geçerliliği için herhangi bir karşılıklılık unsuru aranmamıştır.-Nitekim bu hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih ... esas ... karar sayılı ilamında da yer verilmiştir.-Dosyada mevcut taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan "Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhütnamesi" başlıklı belgenin incelenmesinde; ilgili sözleşmenin "Rekabet Etmeme Yükümlülüğü" başlıklı 6. Kısmında; "Tüm mesaimi Şirkete tahsis ettiğimden, Şirketin açıkça yazılı izin verdiği haller hariç olmak üzere, İş Sözleşmesi'nin yürürlüğü süresince başka herhangi bir işte doğrudan ya da dolaylı olarak çalışmamayı, Şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren bir şirkete doğrudan ya da dolaylı bir şekilde ortak olmamayı, herhangi bir şirkette herhangi bir nam altında vazife almamayı, danışmanlık yapmamayı kabul ve taahhüt ederim.... Sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde; sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle , Marmara bölgelerinde geçerli olmak üzere doğrudan veya dolaylı olarak Şirket'in faaliyet konularından herhangi biri ile tamamen veya kısmen ilgili herhangi bir işte ve kademede, resmi ya da özel müessese, şirket, ortaklık, şahıs ve sair işyerlerinde veya kendi şahsıma ait bir iş ve işletmede her 'ne nam altında ve şekilde olursa olsun doğrudan veya dolaylı olarak çalışamayacağımı, böyle bir işletmeye doğrudan ya da dolaylı bir suretle ortak olmayacağımı, aynı iş kolunda işyeri kurmayacağımı, müşteri portföyünü kendim ve yakınım lehine aktarmayacağımı ve kullanmayacağımı söz konusu işleri, faaliyeti kendi namıma ya da başkası hesabına yürütmeyeceğimi, Şirketin yaptığı iş ve müşteri çevresi ile haksız rekabet teşkil edebilecek herhangi bir davranış içerisinde bulunmayacağım, Şirketin ekonomik ve ticari geleceğini hakkaniyete aykırı bir şekilde tehlikeye maruz bırakmayacağımı kabul, beyan ve taahhüt ederim." hususlarına yer verildiği ve işbu belgenin davalı tarafça imzalandığı görülmektedir.-Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davacı şirketin faaliyet konusunun "malzemelerinin her nevi sanayi ürünlerinin ambalajlanmasında kullanılan ambalaj malzemeleri gıda kozmetik ilaç sağlık kimya giyim sanayinde kullanılan kağıt karton mukavva lastik plastik naylon mika kauçuk kumaş sünger ahşap deri cam teneke ve her türlü metalden mamul ambalaj malzemelerinin...vb. aksam ve teferruatın imali, fason imali, ithali,ihracı ve ticareti. Şirketin amacına ulaşabilmesi için lüzumlu makine ve tesisler ile gayrimenkulleri iktisap etmek almak satmak devir ve ferağ etmek kiraya vermek kiraya almak gayrimenkullerin üzerinde irtifak intifi sükna gayrimenkul mükellefiyeti kat mülkiyeti ve kat irtifakı tesis etmek iktisap devir ve ferağ etmek depo satış mağazaları ve idare binaları inşa etmek şirketin sahip olduğu veya olacağı gayrimenkullere lehte ve aleyhte vefa hakkı tesis etmek kira sözleşmelerini tapuya şerh ettirmek satış vaadi sözleşmeleri yapmak bu sözleşmeleri yapmak ve bu sözleşmeleri tapuya şerj ettirmek tapuya tescil ettirmek cins tashihi yapmak yola ve yeşil sahaya terk etmek parka terk etmek taksim takas birleştirme(tevhid)parselasyon yapmak gayrimenkullerin imali ifrazı ihyası tevhidi alt yapı tesislerinin yapımı ve değerlendirilmesi işlerini gerçekleş tirmek. Şirketin amacı ile ilgili olarak şirketin ve üçüncü şahısların borçlarını ve alacaklarını temin için ipotek rehin kefalet ve diğer teminatları vermek ipotek rehin kefalet ve diğer teminatları almak ipotek ve rehinları fek ve tadil etmek ve 5.5.2010 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işler." olduğu ve davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı olarak faaliyetlerine devam ettiği görülmektedir.-Davalının SGK kayıtlarına göre davacı şirketten ayrıldıktan sonra SGK'lı olarak çalışmaya başladığı dava dışı Yılpar Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ilgili şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bağlı olarak kayıtlı olduğu, şirket faaliyetlerinin ve adresinin İzmir ili olarak göründüğü görülmektedir.-Yine dosyada mevcut SGK kayıtlarının incelenmesinde; davalının █████/2025 tarihi itibariyle davacı şirketten çıkışının yapıldığı, akabinde davalının farklı şirketlere sigorta giriş çıkış kaydının bulunduğu, davacının iddialarına dayanak olan "... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"'nde ise █████/2025 tarihi itibariyle sigorta giriş kaydının mevcut olduğu görülmektedir.-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafın davacı şirket uhdesinde iş sözleşmesi ile çalıştığı, akabinde █████/2025 tarihi itibariyle iş akdinin sona erdiği, taraflar arasında rekabet etmeme hususunda bir sözleşme imzalandığının ihtilafsız olduğu ve fakat yukarıda belirtildiği üzere rekabet etmeme yükümlülüğünün "sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde; sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle , Marmara bölgelerinde geçerli" olduğu, davacının rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini belirttiği dava dışı şirketin Marmara bölgesinde faaliyet göstermediği, ticaret sicil kayıtları, adres bilgisi ve SGK kayıtlarının işbu hususu doğruladığı görülmektedir. Davalının işten ayrıldıktan sonra ticari sır niteliğinde olan bir bilgi ya da belgenin davalı tarafça paylaşıldığına ilişkin bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, sözleşmede kararlaştırılanları genişletecek şekilde bir yorumunun davalının çalışma özgürlüğünü elinden alacağı veya kısıtlayacağı, davalının yeniden aynı sektörde istihdam edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu haliyle davacı tarafın cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİ ile;2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdır