Anahtar kelimeler: Aciz Ölümünden Kaçırmak Babası Borçlunun Kazası Takibe Müddeti İşle Ankara
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacılar vekili; █████/1998 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yapılan yargılama sonucu davalı ... hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas ve Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyaları ile takibe geçildiğini, borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşıldığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla borçlunun babası dava dışı ...’nın kendisi adına kayıtlı taşınmazları ölümünden 45 gün önce borçlu dışındaki mirasçılar ile miras payı bulunmayan borçlu ...’ın oğlu davalı ...’na bırakmayı vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek İİK 277 ve devamı ile BK 19 maddeleri gözetilerek tasarrufun iptali ile borçlunun miras payı oranında icra dosyası alacağıyla sınırlı olarak taşınmazlar üzerinde cebri icranın devamına karar verilmesini, bu talep uygun görülmezse; TMK 562 maddesi hükmü de gözetilerek tenkis hükümlerinin kıyasen uygulanarak borçlu davalı ...’nun saklı payının tespiti ile bu miktar üzerinden cebri icranın devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; muris ...'nun hür iradesi ile vasiyetname düzenlediğini, işlemin muvazaalı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı/borçlu ...'nun kendi adına kalacak miras payını danışıklı ve muvazaalı olarak oğlu ... adına devrettirdiği gerekçesiyle İİK 2 78... . maddeleri gereği davanın kabulü ile .... Noterliği’nin 01.02.2011 tarih ve ... yevmiye nolu vasiyetname ile yapılan tasarruf işlemi ile taşınmazlarda yapılan devirlerin davalı borçlu ...'nun kanuni miras payına isabet edecek olan pay ile sınırlı olmak üzere ve Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas ve Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, bu miktar üzerinden davacıya cebri icra hakkı tanınmasına karar verilmiş, karara karşı davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı borçlu ... ile diğer davalılar ... ve ....ün kardeş; ... ile baba–oğul olduğu, yine muris ...
....’nun borçlu oğlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 01.02.2011 tarihli vasiyetnamenin İİK’nun 280/1 maddesi gereğince iptale tabi bulunduğu, dava konusu vasiyetname ile davalı borçlunun diğer tüm davalılar lehine miras hakkından vazgeçmiş bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1- Davacı, HMK’nın 111. maddesinde öngörülen şekilde terditli olarak açtığı davasında vasiyetnamenin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla borçlunun babası tarafından muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek İİK 277 ve devamı ile BK 19 maddeleri gözetilerek tasarrufun iptaline karar verilmesini, bu talep uygun görülmezse; TMK’nın 562. maddesi gereğince vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları borçlunun mallarının haczinden veya iflas etmeden önce, alacaklılarından mal kaçırmak için yapmış olduğu bağışlamalar ve şüpheli (hileli) tasarrufların iptal ettirilebilmesi için, alacaklılara bir dava açma hakkı tanır. Buradaki tasarruftan maksat, borçlunun alacaklılarına zarar vermek için üçüncü kişilerle (veya üçüncü kişiler lehine) yapmış olduğu tasarruf işlemleridir. Her ne kadar bu tasarruf işlemlerini geniş yorumlayarak alacağın temliki, ticari işletmenin devri, borç ikrarında bulunulması gibi tasarrufların iptalinin talep edilebileceği kabul edilebilir ise de, söz konusu tasarrufların borçlu tarafından yapılması gerekir. Zira bu davalarda davalı; borçlu ve lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi ve varsa sonraki kişilerdir.
Yargıtay yerleşik içtihatları ile Türk Borçlar Kanununun 19. maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak tasarrufun iptali davası açılabileceğini kabul edilmiştir.
Somut olayda; iptali istenen vasiyetname borçlu ...’nun babası olan mütevaffa ... tarafından düzenlenmiştir. Borçlu ... tarafından tanzim edilmeyen vasiyetnamenin BK 19 maddesinde düzenlenen muvazaa sebebiyle veya İİK’nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali yolu ile bertaraf edilmesi olanaklı değildir. Ancak davacı taraf terditli olarak açtığı davada MK 562. maddesine de dayanmış olup diğer sebeplerle talebinin kabul edilmemesi halinde anılan yasa hükmü gereğince vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. Bu nedenle Medeni Kanun’un 562. maddesi dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.
2- Dava, davalı borçlu ...’nun alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine kalması gereken miras payının murisi babası tarafından borçlunun kardeşi olan diğer mirasçılar ..., ..., ... ile mirasçı sıfatı bulunmayan ...’na devredilmesini düzenleyen vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Medeni Kanunun 562. maddesi uyarınca miras bırakan tasarruf edebileceği kısmı aştığında payı zedelenen mirasçı veya mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek için mirasçıya tanınan süre içerisinde tenkis davası açabilirler. Başka bir anlatımla aslında kendisine kalması gereken miras payının başka bir mirasçıya devredilmesi nedeniyle borçlunun mal varlığında oluşan eksikliğin mirasçı adına alacaklıları tarafından ve borçlu adına icra müdürlüğünden alınacak yetki belgesi ile dava açmaları mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların davalı borçlu ... aleyhine takip başlattıkları, davacılar ... ve ... alacaklı olduğu Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı takip dosyasından İİK 94. madde uyarınca alınan yetki belgesinin eldeki dosyaya sunulduğu; davacı ...’nın alacaklı olduğu Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasında ise; █████/2010 tarihinde borçlunun
adresinde yapılan haciz işlemi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığına ilişkin tutanak tutulduğu, tutulan bu tutanağın İİK.nın 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, ancak bu dosyadan alınan yetki belgesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davacı ...’ya İİK.nın 94. maddesi uyarınca Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyasından da yetki alması için süre verilmesi, yetki belgesi alındıktan sonra tüm davacılar yönünden davanın TMK’nın 562. maddesi uyarınca değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!