Anahtar kelimeler: Elleme Poposunu Sarkıntılık Küçükçekmece Saldırı Süreç Görüşü Cinsel Beraatine Neticesinde

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.ŞİKAYETÇİ
: Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıSUÇ
: Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.I. HUKUKİ SÜREÇSanık hakkında mağdurun poposunu elleme şeklindeki eyleminden dolayı cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesine, vekalet ücreti verilmesine ve eylemin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın suç işlemediğine, olaya karışmadığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, delillerin yanlış değerlendirildiğine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi YönündenBölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;5237 Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınarak takdiri indirim hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, "sanık hakkında suçu inkara dayalı tutum ve davranışları sebebiyle" şeklindeki soyut ve yetersiz gerekçelerle sanık hakkında takdiri indirim nedeninin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.01.2026 tarihinde karar verildi.