Anahtar kelimeler: Eczanede Eczane Satımdan Ayıplar Alındıktan İletişim Alınamadığını Çalışılsa Programı Program

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacılar vekili; müvekkillerine ait eczanede kullanılmak üzere davalıdan 22.500-TL bedelle ..... isimli eczane programı satın alındığını, program alındıktan kısa bir süre sonra programda eksiklikler ve ayıplar olduğunun tespit edildiğini,davalı ile iletişim kurulmaya çalışılsa da sonuç alınamadığını, bunun üzerine █████/2019 tarihli ihtarname ile bedelin iadesi istenilmesine rağmen davalı tarafça bir ödeme yapılmadığını, programın vadedildiği şekilde çalışmaması nedeniyle müvekkillerinin mağdur olduğunu, .....'ya program üzerinden fatura kesildiğinde rakamların otomatik olarak yuvarlanması sonucu faturanın hatalı olduğunu, stok sayımlarının tutulmadığını, fiyat değişimlerinin otomatik olarak yansımadığını, yazar kasanın çekmece açma tuşu arıza vermiş olup aylarca düzeltilemediğini, bu nedenle programın gizli ayıplı olduğunu, kullanımla ortaya çıkan ayıplar öğrenilir öğrenilmez davalılara bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle müvekkillerinin sözleşmeden dönme hakkını seçtiklerini, bu nedenle bedel iadesi ile genel hükümler uyarınca uğranılan zararın tazminini talep ettiklerini belirterek, şimdilik 5.000-TL maddi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili;satış üzerinden iki yıl geçmesi nedeni ile davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların ödediği miktarın belirli olması nedeni ile belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın 2018 yılında satın aldığı bir üründe var olduğunu iddia ettiği ayıplardan dolayı müvekkillerine 1 yıl sonra ihtar çektiğini,TTK nın 23/1-c maddesi uyarınca davacının üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacıların programı satın aldıktan kısa bir süre sonra ayıpları fark ettiklerini iddia etmelerine rağmen, programı 1 yıl kullandıktan sonra ayıp iddiası bulunduğunu, programda varlığı iddia edilen hataların hiç birinin mevcut olmadığını, programın hatasız bir şekilde çalıştığını, davacının .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile aynı alacak için icra takibi başlattığını, takibe itiraz ile durduğunu, davacının itirazın iptali davası açması gerekirken mükerrer bir alacak davası açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davacı ... eczacı olup tacir sıfatı bulunduğu, davacı ...'ın diğer davacının eşi olduğu ve tacir sıfatının bulunmadığı, davalı ...'ün diğer davalı şirketin yetkilisi olduğu, satın almanın davacı ... ile davalı şirket arasında gerçekleştiği, davacı ...'in aktif husumeti bulunmadığı, diğer yandan davalı ...'ün davalı şirket yetkilisi olması nedeni ile şahsi olarak değil, şirketi temsilen hareket ettiğinin anlaşılması nedeniyle pasif husumetinin bulunmadığı, dinlenen tanıkların bilgisayar programında var olduğu ileri sürülen ayıplara ilişkin kesin ve ayrıntılı beyanda bulunmadıkları,ayıp ihbarının maddi vakıa niteliğinde olması nedeni ile her türlü delil ile ispatının mümkün olduğu, ancak davacı tarafça ayıbın davalılara gönderilen ihtarnameden önce davalılara bildirildiği yönünde bir delil sunulmadığı,bilgisayar mühendisi bilirkişiden alınan raporda, davacının davalı şirkete ait yazılım programını kullanmayı bırakması nedeniyle davacının bilgisayarı üzerinde inceleme yapılamadığı, proğramın ayıplı olması nedeniyle kullanılamamasına ilişkin ispat yükü kendisine düşen davacı yerine davalının bilgisayarından inceleme yapılarak ayıp hususunun ortaya çıkarılmasının mümkün olmadığı, karşılıklı yazışmalarla ayıbın varlığının ispatlandığının kabul edilemeyeceği,davacının ayıbı, süresinde ayıp ihbarı yaptığını ve ayıp nedeni ile zararın doğduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacı ...'ın açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacılar vekili;bilirkişi raporunda, müvekkilinin ayıplı programı kullanmayı bırakarak başka bir programı kullanmaya başlaması ve ....programına ait kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin bulunmaması nedeniyle program üzerinde inceleme yapılamadığını, raporda ayrıca davalının kendilerine yapılan sorun bildirimlerini bir sistemde tuttuklarını bildirmeleri halinde ve mahkemece karar verilmesi durumunda, davaya konu sorunların yazılımın ayıplı olduğu şeklinde bir olgu oluşturup oluşturulmayacağının belirlenebileceğinin, taraflar arasındaki yazışmalardan bazı sorunların davalılar tarafından kabul edildiğini,mahkemece ek rapor alınmaksızın, davalının sistemleri üzerinde inceleme yapılmadan, eksik inceleme neticesinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ispat yükü müvekkili üzerinde olmakla birlikte, davalı kayıtları üzerine inceleme yapılmasının ispat yükünü değiştirmeyeceğini, diğer yandan taraflar arasındaki yazışmalara göre bir kısım ayıbın davalının kabulünde olduğunu, bu iddianın tanık anlatımıyla da desteklendiğini, davanın davacı ... yönünden aktif husumet, davalı ... aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, ticari satıma konu bilgisayar programının ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Satım sözleşmesinin tarafları davacı ... ile davalı şirket olup, ayıp iddiasına dayalı açılan işbu davada davacının eşi ...'ın aktif husumeti, satış sözleşmesinin tarafı olmayan davalı şirket yetkilisinin pasif husumeti bulunmamaktadır.Davanın davacı ... yönünden aktif, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda bilgisayar programının davalı şirket tarafından davacıya satışının 2018 yılı Eylül ayı içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dava dilekçesinde, program alındıktan kısa bir süre sonra ayıplı olduğunun tespit edildiği kabul edilmiştir. Davacı tarafça davalıya keşide edilen ayıp ihbarına ilişkin ihtarname, satış tarihinden 1 yıl sonra 04.11.2019 tarihinde düzenlenmiştir.Delil olarak sunulan Whatsapp yazışmalarına göre ise davacının kullanımla birlikte ortaya çıkan sorunlara ilişkin olarak Temmuz 2019 içinde davalıya bildirimde bulunmuştur.Sonradan ortaya çıkan ayıplar süresinde satıcı davalıya bildirilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait eczanede yapılan yerinde incelemede, davacının programı kullanmayı bırakarak başka bir programa geçtiği, programın kullanıcı adı ve şifresi bulunmamasından dolayı program üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı tarafça müşterilerden alınan sorunlara ilişkin sorun bildirimlerine ilişkin kayıt tutulması halinde davalının sistemlerinde inceleme yapılabileceği, açık kaynak incelemesinde yazılıma ilişkin olumlu ya da olumsuz kanaat oluşturacak bir bulguya rastlanmadığı görüşü bildirilmiştir. Satışa konu programın ayıplı olduğunu ispat yükü, bunu ileri süren davacı üzerindedir. Davacının dava konusu programı kullanmayı bırakmış olması ve kullanıcı adı ve parolasının bulunmaması nedeniyle, bilirkişi tarafından program üzerinde inceleme yapılamamış ise de davacı tarafından delil olarak dayanılan Whatsapp yazışmalarında, programın kullanılması sırasında bir takım sorunlar yaşandığı, yaşanan sorunların ortaya çıktıkça davacı tarafından davalıya iletildiği, davalı tarafından da yazılımsal düzenleme yapılacağı, firma ile görüşüleceği gibi yanıtlar verildiği sabittir. Sonuçta davacının ödemesini yaptığı programı kullanmayı bırakarak başka bir program satın alması da, programdan beklenen faydanın elde edilemediğini göstermektedir. Bu halde, satılan programın ayıplı olduğunun kabulü gerekmekte olup, mahkemece yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken,ayıbın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller değerlendirilmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
Yukarıda açıklanan nedenlerle
: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ Tarih 2021/... Esas 2022/.... Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!